T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2020/665
KARAR NO: 2020/742
KARAR TR : 14.12.2020
ÖZET: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve AlkolPiyasasının Düzenlenmesine Dair
Kanun’un 8.maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Y.K. Kuruyemiş Gıda Tekel Mad. Şans Oyun. San. ve Tic. Ltd. Şti.Vekili
: Av. Ali Ulvi SeyrekDavalı
: Tarım ve Orman BakanlığıVekili
: Av. Önal Önalan O L A Y
: Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının 07.10.2019 gün ve…-E.3010678 sayılı İdari Yaptırım Kararı ile, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının DüzenlenmesineDair Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi hükmüne aykırı olarak alkollü içki satışı yapıldığından bahisle,davacı adına 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi uyarınca 42.076,00 TL idari para cezasıverilmiş, 08.10.2019 gün ve…-E.3080649 sayılı tebligat ile davacıya bildirilmiştir.Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.ANKARA 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 30.10.2019 gün ve D.İş No:2019/7796 sayı ile, 4733 sayılıKanun’un 8. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca bu Kanuna göre verilen idari para cezalarına karşı açılacak davalaryönünden idare mahkemelerinin görevli kılındığı gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.ANKARA 12. İDARE MAHKEMESİ: 15.10.2020 gün ve E:2019/2129 sayı ile, 4733 sayılı Kanun’un 8.maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendinde ne tutarda idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, dava konusu paracezasının ise 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu uyarınca verildiği,
bu Kanun uyarınca verilen idaripara cezalarına karşı açılacak davalarda da görevli yargı yerinin belirtilmediği açıklanarak, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca davanın çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili bir kararı da emsal gösterilerek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ün başkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 tarihlitoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair
Kanun’un 8. maddesininbeşinci fıkrasının (k) bendi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.4733 sayılı Kanun’un “Amaç” başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde, “ (Değişik: 20/11/2017-KHK-696/77
md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/72 md.) Bu Kanunun amacı; tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasınındüzenlenmesine, tütün, tütün mamulleri ve alkolün Türkiye’de üretimine, iç ve dış alım ile satımına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemektir.” denilmiş; “Cezai hükümler” başlıklı 8. maddesinde ise, “(Değişik: 3/4/2008-5752/3 md.) Ticari amaç olmaksızın, kendiürettiği ürünleri kullanarak şahsi tüketimi için elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde eden veya üç yüze llilitreyi aşmayan fermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurma ve faaliyet izni almadan; tütünişleyenler veya tütün mamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuranve işletenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. BuKanunun 6ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışındafaaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir.(Mülga ikinci fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)(Mülga üçüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)(Mülga dördüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve HayvancılıkBakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alanveya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır:(………..)k) Tütün mamulleri veya alkollü içkilerin, etil alkol, metanol, makaron, sarmalık kıyılmış tütünün ve yaprak sigarakâğıdının tüketicilere satışını; internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile siparişyöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara yirmibin Yeni Türk Lirasından yüzbinYeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (Ek ikinci cümle: 13/2/2011-6111/175 md.) Satışın internet ortamındayapılması halinde, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu YayınlarYoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda öngörülen usullere göre erişimin engellenmesine kararverilir ve bu karar hakkında da anılan Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almış; dokuzuncu fıkrası ve devamında ise;“Beşinci fıkranın (f), (g), (ı), (j) ve (o) bentlerinde yazılı fiiller hakkında idarî yaptırım uygulamaya ve bu fiillerinkonusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararını vermeye mahalli mülkî amirler, diğerbentlerde yazılı fiiller hakkında idarî para cezası vermeye Kurum yetkilidir. Mahalli mülkî amirlerce uygulanan idarîyaptırımlar onbeş gün içinde Kuruma iletilir.Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemintebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerinegetirilmesini durdurmaz.İdarî yaptırımlara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.(……..) “ denilmiştir.30.3.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini,genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idari yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaç ve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmındayer alan 32 ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışında kalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür.
Anılan Kanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasınıöngördüğü haksızlığın anlaşılacağı; 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygula-nacak olan idari yaptırımların “idaripara cezası” ve “idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idari tedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir.Olayda, davanın, 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi uyarınca verilen idari paracezasının iptaline ilişkin olarak açıldığı, 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin onuncu fıkrasında bu Kanun hükümlerinegöre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulacağının, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerininuygulanacağının düzenlendiği, bu durumda davaya konu idari para cezasına dayanak olan 4733 sayılı Kanun’da buKanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin yer aldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin
gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için)davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol PiyasasınınDüzenlenmesine Dair Kanun uyarınca verildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerindenbiri olduğu, 4733 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabileceğinin düzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, 4733 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Ankara 12. İdare Mahkemesince yapılan 15.10.2020 gün ve E:2019/2129 sayılıbaşvurunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Ankara 12. İdareMahkemesince yapılan 15.10.2020 gün ve E:2019/2129 sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 14.12.2020 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN