T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2020/666KARAR NO
: 2020/743KARAR TR
: 14.12.2020 ÖZET: 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21ve 24. maddeleri uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: F.K.Davalı
: Tarım ve Orman BakanlığıVekili
: Av. M.Y.
O L A Y
: Tarım ve Orman İşleri Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü Isparta Şube Müdürlü-ğünün 25.12.2018 gün ve 2018/26 sayılı idari yaptırım kararı ile, davacının, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 14.maddesinin ikinci fıkrası ile 5. maddesinin ikinci fıkrasını ihlal ettiğinin 18.12.2018 tarihinde düzenlenen tutanak ile tespitedildiğinden bahisle, davacı adına sırasıyla 4915 sayılı Kanun’un 24. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 625,00 TL, 21.maddesinin birinci fıkrası uyarınca 415,00 TL olmak üzere toplam olarak 1040,00 TL idari para cezası verilmiştir.Davacı, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.YALVAÇ SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 17.08.2020 gün ve D. İş. No:2019/16 sayı ile, kabahate konuhayvanlarla ilgili ayrıca tazminat raporu düzenlendiği ve ödenmesinin istendiği anlaşıldığından 5326 sayılı Kanun’un 27/8.maddesi uyarınca verilen idari yaptırım kararına karşı idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.Davacı, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.ISPARTA İDARE MAHKEMESİ; 06.10.2020 gün ve E:2020/1091 sayı ile, 5326 sayılı Kanun’un 27/8.maddesi uyarınca verilen idari yaptırım kararına karşı idari yargı yerinin görevli olabilmesi için tazminata karşı da davaaçılmasının gerektiği, ancak davacının bu konuda bir talebinin bulunmadığı belirtilerek, 4915 sayılı Kanun’da, bu Kanunuyarınca verilen idari para cezası ile idari yaptırımlara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme bulunmadığından davanınçözümünün 5326 sayılı Kanun uyarınca adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ün başkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 tarihlitoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21 ve 24. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasının iptaliistemiyle açılmıştır.4915 sayılı Kanun’un, “Amaç ve kapsam” başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde, “ Bu Kanunun amacı;sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını,geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısındanfaydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/505 md.) Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını,bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini,avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların
eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar.” denilmiş;“Av Sezonu, Avlanma Esas ve Usulleri ile Av ve Yaban Hayatı Yönetimi” üst başlığı altında düzenlenen “Avsezonu” başlıklı 5. maddesinde, “Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarının sınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavrubüyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyondurumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etmeye, Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avını vebazı avlaklarda avlanmayı belli bir süre yasaklamaya; il av komisyonlarının görüş ve önerileri doğrultusunda Merkez AvKomisyonu, özel avlaklar ile örnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli tehlike altında olan, nadir, hassas ve benzeristatülerde yer alan türler ile endemik ve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli koruma tedbirlerini almaya, butürler için bu Kanunda adı geçen koruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanları ekolojik ihtiyaçlarına göre yönetmeye,doğal türlerin azalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yeniden yerleştirme çalışmalarının ekolojikprensiplere göre yapılmasını sağlamaya, av yasağına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye, avcılığın denetlenmesi veizlenmesi çalışmalarını yapmaya ve uygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir.Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları ve avlanma süreleri dışında avlanılamaz.Av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetiminde; kamuoyu desteğinin sağlanması içintoplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile avcıların ve toplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırları içinde yayınyapan ulusal, bölgesel, yerel radyo ve televizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş gün önce ve sona ermesindenitibaren de onbeş gün süreyle eğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmak zorundadırlar. Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri herkuruluşun ana haber bültenlerinden sonraki kuşakta ve ücretsiz olarak yayınlanır. Bu programların süresi yılda toplam üçsaatten az olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesinde kurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar.”;“Avlanma izni” başlıklı 14. maddesinde, “Avcılık belgesi sahibi avcılar, avlanmak istedikleri av yılına ait avlanmaizin ücretini Döner Sermaye İşletmesine yatırmak suretiyle avlanma izni almak zorundadırlar. Avlanma izin ücretiBakanlıkça, hayvan gruplarına, avlanmanın il, bölge veya ülke genelinde yapılmasına göre farklı olarak tespit edilebilir.Avlanma izni bir av yılı içindir.Avlaklarda, avcılık belgesi ve avlanma izni olmadan avlanılamaz.Özel avlaklarda üretilip salınan türlerin avlanması için gerekli izin, avlak sahibi veya işletenlerce ücreti karşılığıverilir. Bu ücretin %10'u Döner Sermaye İşletmesine yatırılır, aksi takdirde özel avlak kuruluş izni iptal edilir.Avlanma izin ücretlerinin tahsili ve Döner Sermaye İşletmesine yatırılması ile ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilir.”hükmü yer almış;“Cezalar” üst başlığı altında düzenlenen “Yasaklara uymama” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında,“(Değişik: 23/1/2008 – 5728/507 md.)4 üncü maddenin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket edenlere, 5 inci maddenin birinci ve ikincifıkraları gereğince tespit edilen av miktarı ve avlanma süreleri dışında avlananlara, 12 nci maddenin üçüncü fıkrasıgereğince Bakanlıkça getirilecek yasaklara uymayanlara, her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere ikiyüz Türk Lirasıidarî para cezası verilir.(…….)”;
“Avlanma esaslarına uymama ve belgesiz avlanma” başlıklı 24. maddesinin üçüncü fıkrasında,(…….)“Bu Kanuna göre alınması gereken avcılık belgesini almadan avlananlara üçyüz Türk Lirası; avlanma izni olmadanavlananlara ise yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.(…….)” denilmiştir.Olayda, dava, 4915 sayılı Kanun’un 21 ve 24. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçılmış olup, 4915 sayılı Kanun’da idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.Öte yandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde,b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,uygulanır” denilmiş;Anılan Kanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi veekonomik düzeni korumak amacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idari yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaç ve kapsamı belirlenmiş; ikincikısmında yer alan 32 ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışında kalan çeşitli kabahatler sayılarak, bueylemlere yaptırımlar öngörülmüştür.
Aynı Kanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasınıöngördüğü haksızlığın anlaşılacağı; 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların “idaripara cezası” ve “idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idari tedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiş, “başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasında, “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihindenitibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olmasıhalinde idari yaptırım kararı kesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır.Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için)davaya bakmaya devam etmesi gerekir.İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendiuyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Isparta İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Yalvaç Sulh CezaHâkimliğince verilen 17.08.2020 gün ve D. İş. No:2019/16 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Isparta İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Yalvaç Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 17.08.2020 gün ve D.İş. No:2019/16 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.12.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN