T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2020/676KARAR NO : 2020/751
KARAR TR : 14/12/2020 ÖZET: Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.' denalacaklı olduğunu ileri süren davacının, iflas masasınakayıt talebinin iflas idaresince haksız ve hukuka aykırıolarak reddedildiğinden bahisle ve alacağın iflasmasasına kaydına karar verilmesi istemiyleaçılandavanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekilleri
: Av.R.Ç.Av. B.G.
Davalı
: Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş İflas İdaresi
Vekilleri
: Av. V.A. A. Av.F. B.Ş.
O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Müflis Bankadan 35.125,69 TLalacaklı olduğunu, iflas masasına usule uygun olarak alacak kaydı için müracaat edildiğini, İflas İdaresince talebin haksızolarak reddedildiğini, İflas İdaresi tarafından verilen alacak kayıt talebinin reddine yönelik kararın iptal edilerek, alacakkaydının kabulüne karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 12.12.2018 gün, E:2018/528 K:2018/1260 sayılıdosyasında "TMSF’nin 17.11.2017 tarihli 2017/289 sayılı kararı ile, 5411 sayılı yasanın 106. maddesi ve bankalarınİflas ve tasfiyesine ilişkin yönetmeliğin 20. maddesi gereğince, İflas tasfiyesinin yürütülmesi için İflas İdare memuruadaylarının belirlendiği, İİK 218. maddesi gereğince bankanın İflas tasfiyesinin adi şekilde yapılmasına karar verildiğini,Fon tarafından belirlenen İflas İdare memuru adaylarının İstanbul 1. İflas Müdürlüğüne sunulduğunu, İflas Müdürlüğününise İstanbul 15. İcra Hukuk Hakimliğine sunduğunu, Mahkemece, 2017/7-6 D.İş sayılı 24.11.2017 tarihli kararı ile iflasidaresi tarafından bildirilen adayların İflas İdare memuru olarak seçilmesine karar verdiğini, müflis bankanın İflastasfiyesinin 5411 sayılı yasanın 106/5 ve buna dayalı olarak çıkarılan yönetmelik gereğince Fon tarafından yürütüldüğünü,Fonun İflas İdare görev ve yetkilerine haiz olarak, İflas tasfiyesini yürüttüğü anlaşıldığından bu sıfatla Fon tarafındanatanan İflas İdare memurları tarafından düzenlenen sıra cetvelinin de, TMSF’nin bankacılık kanunu gereğince tek yanlıolarak aldığı idari nitelikte bir işlem olduğunu, Fon tarafından atanan İflas İdare memurlarınca alınan kararla reddedilensıra cetveline İlişkin kararın idari nitelikte olduğu, bu işlemlere karşı idari yargı yerinin görevli olduğu, Yargıtay 23. HukukDairesinin, 2014/7272 Esas, 2015/3936 Karar ve 26.05.2015 tarihli, 2015/7876 Esas, 2016/650 Karar, 10.02.2016tarihli, 2015/4757 Esas, 2016/1217 Karar ve 29.02.2016 tarihli kararlarının da bu doğrultuda olduğu" gerekçesiyle"Davanın görev (yargı yolu) dava şartı yokluğundan reddine" dair verdiği kararın, istinaf başvurusunun İstanbul BölgeAdliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 06/02/2020 tarih ve 2019/3948 E, 2020/331 K. sayılı kararı ileesastan reddi,temyiz başvurusunun da Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarih ve E:2020/926, K:2020/1865 sayılı kararı ilehükmün onanmasına karar verilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 9. İDARE MAHKEMESİ: 08/09/2020 gün, E:2020/1353 sayılı dosyada "...2004 sayılı İcra veİflas Kanununun 235.maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa kararverilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.... İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenziledildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itirazediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar." hükmü yer almıştır.5411 sayılı Bankacılık Kanununun 106/5.maddesinde; "Yönetim ve denetimi Fona intikal eden banka hakkındaiflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan üçüncüsıradaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce, ancak Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanunkapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, bu Kanunun uygulanması ilesınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflasidaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder." hükmü yer almıştır.Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, dava konusu işlemin iflas eden Asya Katılım Bankası A.Ş'ninalacaklısı olan davacı tarafından bankada bulunan alacağının iflas masasına kaydına yönelik talebin reddine dair olduğu,bu kabil alacaklar için özel bir düzenleme yapılmışsa da, işlemin tesisinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri yanısıra İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin de tatbik edileceği gerçeğini değiştirmeyeceği, keza, İflas İdaresi memurlarınınyetki ve görevlerini İflas Müdürlüğü adına yürüttükleri, kamusal alanda alınmış bir karardan ziyade yukarıda alıntısıyapılan rejim kapsamında bir karar niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden, uyuşmazlığın çözümünün adli yargımercilerine ait olduğu sonucuna varılmıştır.Bu durumda, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin (iş mahkemeleri)
görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı, Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi hükmü uyarınca, dosyada görevli merciin belirlenmesi için dava dosyası ile birlikte İstanbul 1. Asliye TicaretMahkemesi'nin 2018/528 esas sayılı dosyasının da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine" kararvererek 14/10/2020 gün ve 2020/1353 esas sayılı üst yazı ile ve ekindeki dava dosyalarıyla beraber Mahkememizebaşvurmuş, müracaat 06/11/2020 tarihinde kayıt altına alınmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ün başkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 tarihlitoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılı Kanun'un19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adlive idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.' den alacaklı olduğunu ileri süren davacının, iflas masasına kayıttalebinin iflas idaresince haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğinden bahisle ve alacağın iflas masasına kaydına kararverilmesi istemiyle açılmıştır.Dosyanın incelenmesinden, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun(BDDK) 29/5/2015 tarihli kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 71. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarıncaFona devredildiği, 22/7/2016 tarihli BDDK kararı ile 5411 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca faaliyet iznininkaldırıldığı ve Fon Kurulu'nun 22/12/2016 tarihli kararı ile 5411 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 3 fıkrası uyarıncaBankanın doğrudan iflasının mahkemeden talep edilmesine karar verildiği ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2017/41 esas sırasında açılan davada 16/11/2017 tarihli karar ile 5411 sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca AsyaKatılım Bankası A.Ş.'nin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.5411 sayılı Kanun'un;"Faaliyet izninin kaldırılması veya Fona devir" başlıklı 71. maddesi: "Denetlemeler sonucunda birbankayla ilgili olarak;a) Bu Kanunun 70 inci maddesi kapsamında alınması istenen tedbirlerin Kurul tarafından verilen süre içerisindeya da her halükârda en geç on iki ay içinde kısmen ya da tamamen alınmaması ya da bu tedbirleri kısmen veya tamamenalmış olmasına rağmen, malî bünyesinin güçlendirilmesine imkân bulunmadığı veya bu tedbirler alınmış olsa dahi malîbünyesinin güçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi,b) Faaliyetine devamının mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ve malî sistemin güven ve istikrarıbakımından tehlike arz ettiğinin ortaya çıkması,c) Yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremediğinin tespit edilmesi,d) Yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının toplam değerini aşması,e) Hâkim ortaklarının veya yöneticilerinin, banka kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeyedüşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı veya dolanlı olarak kendi lehlerine kullanması veya dolanlı olarak kaynakkullandırması ve bankayı bu suretle zarara uğratması,Hâllerinden bir veya birkaçının varlığı durumunda Kurul, en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararlabankanın faaliyet iznini kaldırmaya ya da kredi kuruluşunun temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini,zararın mevcut ortakların sermayesinden indirilmesi kaydıyla kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesiamacıyla Fona devretmeye yetkilidir.Faaliyet izni kaldırılan kredi kuruluşları bu Kanunda yer alan hükümlere göre, kalkınma ve yatırım bankaları isegenel hükümlere göre tasfiye edilir.Bu madde kapsamında alınan Kurul kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. Yayım tarihi ilgililer bakımından tebliğtarihi olarak kabul edilir.""Faaliyet izninin kaldırılması" başlıklı 106. maddesinin 5. fıkrası: "Yönetim ve denetimi Fona intikaleden banka hakkında iflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncımaddesinde yer alan üçüncü sıradaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce, ancak Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, buKanunun uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü,234 üncü, 236 ncı, 249 uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere iflas dairesi,alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder.""Fona devredilen bankalar ile ilgili hükümler" 107. maddesi: "Fon, bu Kanunun 71 inci maddesihükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankalarla ilgiliyetkilerini maliyet etkinliğini sağlama ve malî sistemin güven ve istikrarını koruma ilkeleri doğrultusunda kullanır.Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi hükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim vedenetimi kendisine devredilen bankanın faaliyetlerini Fon Kurulunca belirlenecek süre ile geçici olarak durdurmayave/veya devir tarihi itibarıyla düzenlenecek bilançosunu esas almak suretiyle;a) Uygun göreceği aktiflerini, teşkilatını ve aksine talebi olmayan personeli ile devir tarihi itibarıyla mevduatbankaları bakımından mevduat toplamları en yüksek beş bankaca uygulanan faiz oranları ortalamasını, katılım bankalarıbakımından katılım fonu toplamları en yüksek üç bankaca uygulanan getiri oranları ortalamasını geçmemek üzere işlemişfaiz ve getirileri ile birlikte sigortaya tâbi tasarruf mevduatı ve katılım fonlarını ve pasifte yer alan karşılık kalemlerini,kurulacak bir bankaya ya da mevcut bankalardan istekli olanlara devretmeye ve aktif ve pasifi kısmen veya tamamen
devredilen bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye,b) Hisselerine sahip olmak kaydıyla ve sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarını aşmamak koşuluylamalî yardım sağlamaya ve kendisine intikal eden hisseleri temsil eden sermayeye karşılık gelen zararları devralmaya, c) Devralınacak zararlar sonucunda hisselerinin tamamına sahip olunamaması hâlinde, zararın ödenmiş sermayetutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas alınmak üzere bulunacak hisse bedelinin Fon Kuruluncabelirlenecek süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında hisselerini devralmaya,d) Faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye,Yetkilidir.Devralınan zararlara istinaden yapılacak ödemelerin karşılığını temsil eden hisseler, üzerindeki her türlü hak vetakyidattan arî olarak Fona intikal eder.Hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanan bankanın devredilen aktiflerinin toplamınındevredilen pasiflerinin toplamını karşılamaması hâlinde aradaki fark sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarınıaşmamak kaydıyla Fon tarafından ödenir. Bu halde ve hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleriuygulanan bankanın faaliyet izninin kaldırılması durumunda bu Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci ve 109 uncumaddesinin üçüncü fıkraları uygulanmaz. Bu Kanunun 106 ncı maddesine göre iflas masaları kurulması hâlinde, Fonödediği tutar kadar iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan üçüncü sırasındakitüm imtiyazlı alacaklılardan önce, ancak Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındakialacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.Fon, hisselerinin çoğunluğu veya tamamı kendisine intikal eden bankanın;a) Gerektiğinde malî ve teknik yardım da sağlamak suretiyle, varlık ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen,mevcut bankalardan istekli olanlara ya da kurulacak bir bankaya devretmeye veya bankayı istekli olan başka birbankayla birleştirmeye,b) Fon Kurulunca gerekli görülen hallerle sınırlı olmak üzere, malî bünyenin güçlendirilmesi ve yenidenyapılandırılması için gerektiğinde;1) Sermayesini artırmaya,2) Zorunlu karşılık ve umumi disponibilite yükümlülüklerinden kaynaklanan cezaî faizlerini kaldırmaya,3) İştirak, gayrimenkul ve diğer aktiflerini satın almaya veya bunları teminat olarak alıp karşılığında avansvermeye,4) Likidite ihtiyacını gidermek üzere mevduat koymaya,5) Alacaklarını veya zararlarını devralmaya,6) Varlık ve yükümlülükleri ile ilgili her türlü işlemi yapmaya ve nakde tahvilini sağlamaya,c) Sahip olduğu aktifleri iskonto uygulayarak veya sair suretlerle üçüncü kişilere satmaya ve gerekli göreceği hertürlü tedbiri almaya,d) Hisselerini bu Kanunun 7 ve 8 inci maddelerindeki hükümlere istinaden Kuruldan izin alınmak kaydıyla ve FonKurulu tarafından belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde üçüncü kişilere devretmeye,Yetkilidir.Bu madde hükümlerine göre yapılan devir işlemlerinde alacaklı ve borçluların rızası aranmaz.71 inci madde kapsamında temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankaların,malî bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi ve satışı ile ilgili süreç devrin yapıldığıtarihten itibaren en geç dokuz aylık bir süre içerisinde tamamlanır. Fon Kurulu kararı ile bu süre üç ayı geçmemek üzereuzatılabilir. Bu süre içinde devir, birleşme veya satışın tamamlanamamış olması hâlinde Fonun talebi üzerine Kurulbankanın faaliyet iznini kaldırır""Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin yetki ve usûller" başlıklı 132. maddesinin 9. fıkrası: "BuKanunun 107 nci maddesi uyarınca devralınan alacaklar nedeniyle Fona borçlu olanların iflası hâlinde 2004 sayılı İcra veİflas Kanununun 221 inci maddesindeki iflas bürosu Fon temsilcisinin katılımıyla teşekkül eder. 2004 sayılı İcra ve İflasKanununun 223 üncü maddesindeki iflas idaresinin, Fonun talep etmesi hâlinde üyelerinden en az biri, Fonun göstereceğiiki kat aday arasından icra tetkik mercii tarafından seçilir. Fon, alacağının tahsili bakımından gerekli görürse iflasidaresinin en az iki üyesinin önereceği iki katı aday arasından seçilmesini talep etmeye yetkilidir. Bu durumda, icra tetkikmercii iflas idaresinin asgarî iki üyesini Fonun önereceği adaylar arasından seçer. Fon bir üye seçtirmişse icra tetkikmercii diğer bir üyeyi alacak tutarı itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği iki aday arasından, bir üyeyi de alacaklısayısı itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği adaylar arasından seçer. Fon iki üye seçtirmişse, diğer bir üye icra tetkikmercii tarafından alacaklı sayısı itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği iki aday arasından seçilir."5411 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 16. maddesinin 4.fıkrası: "İflas kararı alınması halinde Fon, iflas masasına imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder ve bu Kanununuygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı iflas dairesi ve alacaklılar toplantısı ile iflasidaresi görev ve yetkilerine de sahip olarak bankayı anılan Kanun hükümleri çerçevesinde tasfiye eder."Hükümlerini içermektedir.Buna göre, mülga 4389 sayılı Kanun'da; iflas kararı alınması halinde Fon'un bu Kanunun uygulanması ile sınırlıolarak İcra İflas Kanunu'nda yazılı iflas dairesi ve alacaklılar toplantısı ile iflas idaresi görev ve yetkilerine de sahip olarakbankayı anılan Kanun hükümleri çerçevesinde tasfiye edeceği belirtilmişken 5411 sayılı Kanun'da bu yetkinin kapsamıdaraltılarak İcra ve İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249 uncu, 251 inci ve254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev veyetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye edebileceği belirtilmiştir.Ayrıca, Faaliyet İzni Kaldırılan Bankalardaki Sigortalı Mevduat ve Sigortalı Katılım Fonunun Ödenmesi ile BuBankaların İflas ve Tasfiyesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 13. maddesinin 1. fıkrasında: "Ödenensigortalı mevduat ve sigortalı katılım fonu için, Hukuk İşleri Daire Başkanlığının görüşü de alınarak Tasfiye DairesiBaşkanlığının önerisi ile banka hakkında doğrudan doğruya iflas talebinde bulunulmasına Fon Kurulu tarafından karar
verilir." hükmü yer almaktadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun konuya ilişkin hükümleri incelendiğinde;"İflas masası" başlıklı 184. maddesinde: "İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerdebulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisinuhdesine geçen mallar masaya girer.Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi postaidaresine bildirilir""İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri başlıklı" 223. maddesinde: "İflas idaresi üç kişiden oluşur.Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi adaygösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısıitibariyle ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas idaresini teşkil edecek üçkişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki adayarasından seçer.Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale olunur.İflâs idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağıtalep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâsidaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesimüdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarındanbirinin veya ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs dairesimüdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişliadres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermeksuretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkındaiflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine göre ücret ödenir.İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir:1. Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabuledilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedigün içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikinearz etmek""İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226. maddesinin 1. fıkrasında: "Masanın kanuni mümessili iflasidaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir""İflas idaresinin vazife ve mes'uliyeti" başlıklı 227. maddesinde: "8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve9,11,16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. İflâs idaresi, iflâsmasasına kabul edilen alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin seyri ile müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkındabilgi vermekle yükümlüdür.İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenleringörevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye mahkemelerindebakılır.İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.""Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli" başlıklı 232. maddesinde: "Alacakların kaydı için muayyenmüracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206ncı ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve iflâs dairesine bırakılır.Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce iflâs idaresinin icra mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defayamahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıra cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâsdairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmişhizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılıgeçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs idaresinde görev almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir""Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar" 234. maddesinde: " İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir vealacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmeyen alacaklılara doğrudandoğruya haber verilir.""Sıra cetveline itiraz ve neticeleri" başlıklı 235. maddesinin 1. fıkrasında: "Sıra cetveline itiraz edenler,cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikincialacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasınakıyasen on beş gün zarfında karar verir."Düzenlemelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin, BDDK'nın kararı ile 5411 sayılı Kanun uyarınca Fonadevredildiği, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2017 tarihli kararı ile 5411 sayılı Kanun uyarınca sözkonusu Bankanın iflasına karar verildiği, 2004 sayılı Kanun gereği üç kişiden oluşan ve 5411 sayılı Kanun gereğiüyelerinin bir kısmı (dava konusu olayda üçte ikisi) Fon'un gösterdiği adaylar arasından icra tetkik merciince seçilenMüflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresince davacının öne sürdüğü alacağının iflas masasına kaydı talebininreddedildiği anlaşılmış olup bu kapsamda açılan davada müflis bankanın 5411 sayılı Kanun uyarınca Fon'a devredilmesi,5411 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 5. fıkrasında Fon'un yetki ve görevlerine getirilen sınırlamalar, 2004 sayılıKanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının sıra cetveline itiraz ile ilgili davaların iflasa karar verilen yerdeki ticaret
mahkemesine dava açılacağına dair hükmü, 5411 sayılı Kanun gereği üyelerinin bir kısmı Fon'un gösterdiği adaylararasından icra tetkik merciince seçilen müflis bankanın iflas idaresinin dava konusu işleminin idare hukuku kapsamında"idari işlem" olarak değerlendirilemeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin başvurusunun kabulü ile İstanbul 1. Asliye TicaretMahkemesince verilen 12/12/2018 tarih, E:2018/528, K:2018/1260 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGI yerinin görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 9. İdareMahkemesi'nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/12/2018 tarih,E:2018/528, K:2018/1260 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.12.2020 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜye AhmetARSLAN