T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2020/681KARAR NO : 2020/764
KARAR TR : 14/12/2020 ÖZET: Davalı Belediyenin sorumluluk alanındakiyolda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: H.K. (Kendi adına asaleten çocukları R.E., R. ve Y.Z.K. adına velayeten)
Vekilleri : Av. N.Ş. Av. H.Ş.
Davalı
: Adana İl Özel İdaresi (İdari Yargıda)
Davalı
: Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Adli Yargıda)
Vekili
: Av. E.E.
O L A Y:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri H.K.'in eşi çocukları R. R.E. ve Y.Z.K.'in babasıN.K.'in 15/04/2012 günü 01 J... plakalı aracı ile seyir halindeyken Adana İl Özel İdaresi tarafından yapılan ve buİdarenin bakım ve sorumluluğunda olan yolun bozuk olması nedeniyle yoldaki çukura girerek direksiyon hakimiyetinikaybettiğini. DSİ Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan su kanalının iç duvarına çarptığını, çarpma neticesindebilincini kaybettiğini ve araçta boğularak hayatını kaybettiğini belirterek davalı idarenin hizmet kusuruna dayalı olaraktoplam 425.000,00-TL maddi ve manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
ADANA 2 İDARE MAHKEMESİ: 06.12.2012 gün ve E:2012/1644, K:2012/1806 sayılı kararıyla “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Görevli ve yetkili mahkeme" başlıklı 110. maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davanın, davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda olan yoldaki kusurnedeniyle araçta meydana gelen zararın ödenmesi istemiyle açıldığı ve uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanunun 110. maddesiuyarınca adli yargı mahkemelerinin görevinde olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesinin benzeri nitelikteki bir uyuşmazlık hakkında06.06.2011 günlü ve E:2010/341,K:2011/111 sayılı kararı ile Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 23.12.2011 günlü ve E:2011/5479, K:2011/5985 sayılıkararları da aynı doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine” karar vermiş, temyiz edilmeyen kararın24/01/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili, bu kez benzer istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi: 25/05/2015 gün, E:2012014/1616, K:2015/647 sayılı dosyada "Davanınkabulüne ve kısmen kabulüne" karar vermiş, dosya temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 19/07/2018 tarih. 2015/13968 esas ve 2018/7301 karar sayılı ilamı ile
"aracın, yolortasında bulunan su birikintisi nedeni ile davalı Büyükşehir Belediyesi'nin bakım ve temizliğinin yapılmaması, yoldauyarıcı levha bulunmaması sonucunda kazanın gerçekleştiği iddia edilmiş olması bakımından KTK'nın 85 ve devamımaddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğuna değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği yani yürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde,mahkemece HMK'nın 114/b maddesi gereğince davalı belediye yönünden yargı yolu caiz olmadığından HMK’nın115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiği" görüşüyle kararınbozulmasına hükmederek dosyayı mahalline iade etmiştir.
ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ:25.02.2020 gün ve E:2020/3, K:2020/121 sayılı dosyadabozma ilamına uyulmasına karar vererek, bozma ilamındaki gerekçeler doğrultusunda “Adana
BüyükşehirBelediyesi hakkında açılan davanın idari yargının görevli olması nedeniyle Hmk'nuıı 114/b ve 115. Maddeleri gereğinceyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar vermiş, karar taraflarca istinafedilmeyerek 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekilinin müracaatı üzerine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/10/2020 gün, 2020/3 esas sayılı üstyazısıyla her iki dava dosyasını Mahkememize göndermiş, başvuru 13/11/2020 tarihinde kayıt altına alınmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Burhan ÜSTÜN, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle ortak murisleri vefat edendavacıların, kaza sonucu oluşan maddi ve manevi zararın, olayda kusurlu olduğu ileri sürülen idareden tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu Kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili
kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, Adana 2. Asliye TicaretMahkemesi’nin 25.02.2020 gün ve E:2020/3, K:2020/121 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Adana 2. Asliye TicaretMahkemesi’nin 25.02.2020 gün ve E:2020/3, K:2020/121 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 14.12.2020 gününde, üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜye AhmetARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.12.2020 ÜYEAhmet ARSLAN