T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2020/682KARAR NO : 2020/765
KARAR TR : 14/12/2020 ÖZET: Davalı Belediyenin sorumluluk alanındakiyolda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: K.S.
Vekilleri
: Av. E.D. Av. R.Ş.Y.
Davalı
: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kendisine ait 34 L... plaka sayılıaracıyla 06/01/2020 tarih ve saat 15:30 civarında Amavutköy' den Bağcılar istikametine doğru gittiği esnada yolüzerindeki trafik levhasının davacının aracının üzerine düştüğünü, araçta maddi hasar oluştuğunu belirterek şimdilik 1.000TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineadli yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 03/06/2020 gün ve E:2020/132, K:2020/118 sayılıdosyada "Davacı bu dava ile kazanın meydana geldiği yerin davalı Belediyenin sorumluluk alanında bulunduğunu, davalıidarenin levhaya gerekli bakım görevini iyi yapmadığı için davalının zarardan sorumlu bulunduğunu belirtmekte ve davalıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusuruna dayanmaktadır.
Belediyelerin de içerisinde bulunduğu kamu tüzel kişileri, kamu hizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniylekamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanması sırasında oluşan zararlarniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerindetam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir " gerekçesiyle "Davanın HMK 115/2 maddesi gereği usulden reddine"karar vermiş, aleyhine yasa yoluna başvurulmayan kararın 30/06/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili bunun üzerine idari yargı yerine başvurmuştur.
İSTANBUL 3. İDARE MAHKEMESİ: 16/09/2020 gün ve E:2020/1357 sayı ile "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değişik 110. maddesinde, "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları adli yargıda görülür." hükmü yer almaktadır.
Görevli yargı yerine ilişkin kurallar kamu düzenini ilgilendirildiğinden, görev konusunda, taraflar için bir müktesephak doğmayacağı, yeni bir yasayla kabul edilen göreve ilişkin kuralların, geçmişe de etkili olacağı, hukukun genelilkelerindendir. Bu sebeple, davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacakdavalarda uygulanacağına dair geçiş hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden tarafından davacının maliki olduğu 34 L... plakalı Wolkswagen Caddy markaaracı ile Arnavutköy'den Bağcılar istikametine seyir halinde iken Eski Edirne Asfaltı Onur Karasu alt geçidi mevkiindeyol üzerindeki trafik levhasının hareket halindeki aracının üzerine düşmesinden kaynaklı olarak aracının hasara uğradığı,bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle hizmet kusuru bulunduğu gerekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklıtutulmak suretiyle 1.000,00-TL maddi zararın tazmini açılan davada, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin03.06.2020 tarih ve E:2020/132, K:2020/118 sayılı kararı ile uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine Mahkememizin E:2020/1357 sayılı dosyasındakayden iş bu davanın açıldığı anlaşılmakta olup. 2918 sayılı Kanunun gerek zararın oluştuğu gerek davanın açıldığı tarihteyürürlükte bulunan 110.maddesinde yer alan açık "görev kuralı" karşısında, trafik kazasından kaynaklanan bu sorumlulukdavasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu verilen ışığında 2918 sayılı Yasa'da sadece para cezalarına açılan davalarda idari yargının görevli olduğuna dairbir hüküm bulunmadığından, anılan Yasa uyarınca verilen dava konusu maddi zararın tazmini istemiyle açılan iş budavanın görüm ve çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25/03/2019 gün ve E:2019/139 K:2019/200 sayılı kararındaki uyuşmazlıktaaynı doğrultudaki sonuca yer verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; iş bu dava dosyası ile İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2020/132 sayılıdosyasının temin edilerek. 2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi
uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine" karar vererek her ikidava dosyasını 06.10.2020 tarih ve 2020/1357 E. sayılı üst yazı ile Mahkememize göndermiş, başvuru 31.10.2020tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Burhan ÜSTÜN, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindeki adli yargı dosyasıbilgileri ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen ve maddi hasarla sonuçlanan trafikkazasında davalı idarenin kusuru bulunduğu gerekçesiyle ve tazminat istemiyle açılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili
kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 3. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2020 gün ve E:2020/132,K:2020/118 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 3. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2020 gün veE:2020/132, K:2020/118 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.12.2020 gününde, üyeAhmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜye AhmetARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.12.2020 ÜYEAhmet ARSLAN