T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2020/690KARAR NO
: 2020/744KARAR TR
: 14.12.2020 ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5.maddesinin ikinci ve on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasınailişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptaliistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: O.T.Davalı
: Selçuklu KaymakamlığıVekili
: Av. İ.K. OLAY
: Selçuklu Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün 09.12.2019 gün ve 2019/11 sayılı İdariKapatma Cezası kararı ile, davacı tarafından işletilen “Tarihi İnce Minare” isimli işletmede, 24.11.2019 günü yapılandenetim sırasında, tütün ürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımına izin verildiğinintespit edildiğinden ve bu durumun bir yıl içinde işlenen üçüncü tekerrür olduğundan bahisle, 4207 sayılı Tütün ÜrünlerininZararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve on altıncı fıkrası uyarınca söz edilenişletmenin 10 gün süreyle kapatılmasına karar verilmiştir.Davacı, işyeri kapatma cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.KONYA 5. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 21.01.2020 gün ve D.İş No: 2020/54 sayı ile, işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına dair yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun kapsamında ilgili kanunlarda yer alan “idari tedbirlerden”olması, ilgili Kanun’da aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, 5326 sayılı Kanun’a göre idari para cezalarına karşı sulhceza hâkimliklerine başvuruda bulunulabileceği, şayet idari para cezasıyla birlikte, aynı kabahat nedeniyle idari yargıdaincelenebilecek idari tedbir mahiyetinde bir yaptırıma da karar verilmişse bu kez incelemenin idari yargı mercilerindegörüleceğinin düzenlenmiş olması ve somut olayda da başvuruya konu edilen idari yaptırımın sadece “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına dair bir “idari tedbir” kararı olması karşısında, başvurunun çözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.Davacı, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.KONYA 2. İDARE MAHKEMESİ: 23.10.2020 gün ve E:2020/23 sayı ile, belirli bir süre için davacıya aitişyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yenidendüzenlendiği ve bu haliyle, 4207 sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesinin Burhan ÜSTÜN’ün başkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 14.12.2020 tarihlitoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin
ikinci ve on altıncı fıkrası uyarınca davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açılmıştır.4207 sayılı Kanun’un “Ceza hükümleri” başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikinci fıkrasında, “ (Değişik:13/2/2011-6111/202 md.) 2nci maddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilenyasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahallimülki amir tarafından bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “(Ek: 13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllıkdönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdekiüçüncü tekerrürde de iş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.” denilmiş; “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında,b) Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalıalanlarında,c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmaküzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında,ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında,d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilenişletmelerde,tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır.Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,uygulanır.”; 16. maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası veidarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,b) İşyerinin kapatılması,c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde,sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.
Buna göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlık-larının çözümünde,idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmişolması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasınailişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilengörevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.Olayda, davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkradaöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre için (10 gün) kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlardakabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerinin kapatılması …….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olduğu, 4207 sayılı Kanun’un ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve “işyerininbelirli bir süre için kapatılması”na ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için)davaya bakmaya devam etmesi gerekir.İncelenen uyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve on altıncı fıkraları uyarınca ve bu fıkralardaöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre için davacıya ait işyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, önce13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27.maddesiyle, 4207 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207 sayılıKanun’da, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığıanlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, “işyerinin10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin(1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Konya 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Konya 5. Sulh CezaHâkimliğince verilen 21.01.2020 gün ve D.İş No: 2020/54 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Konya 2. İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Konya 5. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 21.01.2020 gün veD.İş No: 2020/54 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 14.12.2020 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanBurhanÜSTÜNÜyeŞükrüBOZERÜyeMehmetAKSUÜyeBirolSONER
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN