T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/664KARAR NO : 2022/127
KARAR TR : 28/02/2022ÖZET: Sürekli işçi statüsündeçalışandavacının, iş akdinin feshine ilişkin işleminiptalive işe iadesi istemiyle açtığı davanın,7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunukapsamında ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: E...DVekili
: Av. S.KDavalılar
: 1- İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. M.M.A
2- İ....İstanbul G... A.Ş. I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İ.. İ..G A.Ş.'de 696 sayılı KHKkapsamında sürekli işçi statüsünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken, 4857 sayılı İş Kanunu'nun25/2.maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğinden bahisle sözleşme feshinin iptali ile işe iadesi talebiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. 2. Davalı vekili, yasal süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde, davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle görev itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ İdari Yargıda 3. İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli ve E.2021/645 sayılı ara kararı ile, "696 sayılıKHK ile kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine ilişkin işlemi de ortadan kaldıran fesih işleminin idarinitelikte olduğu değerlendirilerek idari yargının görevli olduğu sonucuna ulaşılarak" görevlilik kararı verilmiştir. 4. Davalı vekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurudabulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi5. Anayasanın 128.ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "'İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesihükümlerine yer verilerek, "davalı idare ile davacı arasındaki ilişkinin İş Kanununa tabi hizmet sözleşmesinedayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığı, işveren tarafından uygulanan derhal fesihbildiriminin bir özel hukuk işlemi olduğu, aksinin kabulünün işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniylestatü hukukuna tabi olmayan personeli hakkındaki tüm işlemlerinin idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukukalanına dahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğuracağı, İşKanununda düzenlenen belirsiz süreli hizmet sözleşmesine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına İş Mahkemelerininbakacak olması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevli bulunduğu, Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/03/2021 tarihli ve E.2020/714,K.2021/39 sayılı kararında da benzer hususların vurgulandığı, işveren tarafından davacının iş sözleşmesininderhal fesih işleminin iptali ile işe iadesi talebine ilişkin uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargıyerinde görülmesi gerektiği…” düşüncesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, benzer dosyalarda aynı yöndeki düşüncesi bilinmekle 2247 sayılıKanun’un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının yazılı düşüncesi istenilmemiştir.
III. İLGİLİ HUKUK 7. Anayasanın 128. maddesi şöyledir: “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…” 8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde;kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel veişçiler eliyle gördürüleceği hükme bağlanmış olup, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin de geniş anlamda kamugörevlisi oldukları hususu içtihatlarla kabul edilmekle birlikte, bunlar hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağıdüzenlenmiştir.9. 24/12/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. maddesiile 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici23. maddeile kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerin kadroyaalınmasına ilişkindüzenleme yapılmış, kapsamı ve şartları belirlenmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir:"5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİTMüsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli(I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyalgüvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri vespor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğeridareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümleruyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı altbentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almayahak kazanmamış olmak,
c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icratakiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarakçalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacaktalebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayıkabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,
kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alımsözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarakbaşvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların kararabağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veyasözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavdabaşarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibarendoksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c)bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konualacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç)bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla,sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerininödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarınaidarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkinyargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretinehükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenlerise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz."10. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Şirket kurulması" başlıklı 26. maddesi şöyledir:
"Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuattabelirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarındayöneticilik sıfatını haiz personel bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler.Büyükşehir belediyesi, mülkiyeti veya tasarrufundaki hafriyat sahalarını, toplu ulaşım hizmetlerini, sosyaltesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerini işletebilir; ya da bu yerlerin belediye veya bağlı kuruluşlarının% 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğuşirketlere, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın belediyemeclisince belirlenecek süre ve bedelle işletilmesini devredebilir. Ancak, bu yerlerin belediye şirketlerinceüçüncü kişilere devri 2886 sayılı Kanun hükümlerine tabidir." 11. 4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı 25.maddesinin II. bendiile son fıkrası şöyledir:
" Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitimindenönce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veyaşartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğeuygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözlersarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar veisnadlarda bulunması.c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması,işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortayaatmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünüveya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işinedevam etmemesi.h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısraretmesi.ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malıolan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuzgünlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 incimadde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir." 12. 4857 sayılı Kanun'un, yukarıda anılan 25. maddesinin atıfta bulunduğu 18.maddesinde, feshin geçerli sebebedayandırılması kuralı getirilmiştir. 13. 4857 sayılı Kanun'un, yine 25.maddenin atıfta bulunduğu "Fesih bildirimine itiraz ve usulü" başlıklı 20.maddesi şöyledir: "İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerlibir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle,İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyetisonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde işmahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özelhakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanınusulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resentebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebedayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulmasıhâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir." 14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "Görev" başlıklı 5. maddesişöyledir: " İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlerebakar." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 15. Uyuşmazlık Mahkemesinin, Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28/02/2022 tarihli toplantısında,2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilinin anılan Kanun'un 10/2. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde aynıİdarece başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 16. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 17. Dava, 696 sayılı KHK kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İstgüven İstanbul GüvenlikA.Ş.'de sürekli işçi statüsünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olan davacının, 4857 sayılı İş Kanunu'nun25/2.maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğinden bahisle feshin iptali ile işe iadesi talebiyle iptali istemiyle açılmıştır. 18. Davalılardan İ...İ...G A..Şirketi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesindeki özelyetkiye dayanarak kamu tüzelkişisi olan diğer davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulmuş, ayrı bir tüzelkişiliğe sahip, kurucu büyükşehir belediyesinin denetimi altında bulunan ve bir takım kamu gücü ayrıcalık veyükümlülükleriyle donatılan (münhasıran koruma ve hizmetleri ile güvenlik danışmanlığı hizmetleri vermek, özel güvenlikeğitimi vermek ve eğitim okulları açmak) bir kamu tüzelkişisidir. 19. 657 sayılı Kanun'da düzenlenen memur ve sözleşmeli personel istihdamı şeklinin dışında kalan kişiler olarakbelirtilen işçiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum vekuruluşlarında statü hukuku dışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel biryasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur. 20. Bu duruma göre, davalı İdare ile davacı arasındaki hukuki ilişki İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesinedayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığından, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusuişlemin, idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu açıktır. 21. Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayanpersoneli hakkındaki tüm yazılı irade beyanlarının idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahil bulunanuyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğurur. 22. Belirtilen tüm bu hususlara göre; İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleriarasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesiyleİş Mahkemelerinin görevli kılınmış olması, 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de4857 sayılı İşKanunu'nunda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçiolan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca yapılanbaşvurunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V.
HÜKÜM Açıklanan nedenlerle; A.
Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görevitirazının reddine ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli ve E.2021/645 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28/02/2022 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN