T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/684KARAR NO : 2022/366
KARAR TR : 20/06/2022ÖZET: Yersiz olarak ödenen "ek ödemenin" geriistenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygunolmadığının saptanması karşısında yersiz ödemeningeri alınması için idarece açılan alacak davasısonunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddineilişkin Adli Yargı yerince verilen kararınKALDIRILMASINA, hukuk ve usule uygunbulunan İdari Yargı yeri KARARININ KABULÜile HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININGİDERİLMESİNE karar verilmesi hk.
K A R A R Hüküm UyuşmazlığınınGiderilmesini İsteyen(İdari yargıda DavacıAdli Yargıda Davalı)
: Ö. F. MVekili
: Av. K. AKarşı Taraf
: T.C. Sağlık Bakanlığı(Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu)Vekilleri
: Av. M. K. D, Av.G. A
I. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİA. Dava Konusu Olay1. DavacıÖ. F. M'nin vekili; Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Pratisyen Hekimolarak görev yaptığı dönemde müvekkiline, Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan toplam 3.624,68 TLdöner sermaye ek ödemesinin haksız ve yersiz ödendiğinden bahisle yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin 11/01/2016tarih ve .../E16000694 sayılı işlemin; hatalı ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde geriistenebileceğini, çalışılan hastanenin eğitim onayı almış bir hastane olduğunu, hastaneye ilişkin evrakın hastanebölümlerinin klinik olarak çalıştığını gösterdiğini ileri sürerek iptali istemiyle davalı idareye karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.B. Yargılama Aşamaları2. Tokatİdare Mahkemesi 29/04/2016 tarihli ve E.2016/115, K.2016/232 sayılı kararı ile, söz konusu idariişlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem olmadığı, hazırlayıcı ve ön işlemmahiyetinde bir işlem olduğu gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar vermiş,karara karşı itiraz yolunabaşvurulmuştur.3. Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 15/11/2016 tarihli ve E.2016/324, K.2016/231sayılı karar ile, ortada kesin ve yürütülebilir nitelikte bir idari işlem olduğunu ve işin esasının incelenmesi gerektiğinibelirterek; itiraz isteminin kabulüne, Tokatİdare Mahkemesinin kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, kararın düzeltilmesi istemi de aynı Dairece, 10/03/2017 tarihli veE.2017/257, K.2017/209 sayılı karar ile reddedilmiştir. 4. Tokat İdare Mahkemesi 29/11/2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı kararı ile, davakonusu işlemin iptaline kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 tarihli ve E:1968/8, K:1973/14 sayılıkararında, idarenin açık hata, yokluk, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde sürearanmaksızın, kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihtenbaşlamak üzere doksan gün içinde kabil olduğu ve süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş,anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukukaaykırı terfi veya intibak işlemine, idare edilenin gerçek dışı beyanı veya hilesi sebep olmuşsa ya da gerialınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, yahut yapılan ödemelerde idare edileninkolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse,memurun iyi niyetinden söz etmeye imkan olmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süredüşünülemeyeceği bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler
için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukardabelirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin dava açma süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır.Öte yandan, yapılan ödemenin her zaman geri alınabilmesi olanağını tanıyan "açık hata" hali,ödemenin muhatabı olan kişinin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hatanın mevcudiyetini ifadeetmekte olup, uygulamada bu, çoğu kez ilgili mevzuata aykırı bir şekilde ve hiç gereği yokken yapılanödemeler şeklinde ortaya çıkmaktadır.Yukarıda açıklaması yer alan mevzuat düzenlemeleri ile ek ödeme işlemine esas olmak üzereperformans puanının hesaplanması sırasında, bir kliniğe bağlı olarak çalışan ve çalışmayanlar arasındaayrıma gidilmiş olup, davacının Şubat 2013- Haziran 2014 tarihleri arasında görev yaptığı acil servisinHastane Yöneticiliği onayı ile klinik olarak kabul edilmesi nedeniyle davacıya fazladan ödeme yapıldığıanlaşılmakla birlikte söz konusu ödemelerin basit bir inceleme ile fark edilmeyip ilgili kurumda yapılandenetim sonucu ortaya çıkarıldığı dikkate alındığında, davacıya yapılan ödemelerin açık hatakapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı gibi hatalı ödemenin yapılmasındadavacının gerçek dışı beyanı ya da hilesinden de söz etmeye olanak bulunmamaktadır.Bu durumda, Şubat 2013- Haziran 2014 tarihleri arasında davacıya yapılan ödemelerin ancaködemenin yapıldığı tarihten itibaren geriye doğru altmış günlük idari dava açma süresi içinde gerialınması mümkün iken, bu süre geçirildikten çok sonra tesis edilen geri almaya ilişkin dava konusuişlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ A. Dava Konusu Olay5. Davacı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili; davalının Çorum Devlet Hastanesinde görev yaptığı Ekim2011-Kasım 2014 döneminde, mevzuata aykırı olarak açık bir hata sonucu kendisine ödenen toplam 3.624,68 TL eködemenin geri ödenmesi gerektiğine ilişkin Çorum Devlet Hastanesinin 11/01/2016 tarih ve494 sayılı yazısını15/01/2016 tarihinde tebliğ aldığını fakat gereğini ifa etmediğini, dilekçe ekinde bulunan Bakanlar Kurulu kararındagörüleceği üzere, davalıya uygulanması gereken tazminat oranı 94 olması gerekirken sehven 124 kat sayı üzerindenkendisine ödeme yapılmasının mevzuata açık aykırılık oluşturduğunu, yapılan bu açık hatanın kamunun zararına, davalınınsebepsiz yere zenginleşmesine neden olduğunu, dava konusu edilen yersiz ödemenin daha önce bu yolda alınnmış biridari karara dayanmadığını, ödemenin hesaplamadaki hata sonucu sehven yapıldığını ve haksız ödemelerin basit birinceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, dolayısıyla yapılan yersiz ödemelerin açık hatadan kaynaklandığını, sözkonusu alacağın genel hükümler çerçevesinde Borçlar Kanunu'nun 77. maddesindeki koşullara göre talep edilebileceğini,davalıya fazladan yapılan ödemeleri gösterir liste incelendiğinde idarenin açık hataya düşmüş olduğunun anlaşılacağını,davalı personele her ay fazladan ödeme yapıldığını, bir memurun almış olduğu maaş düşünüldüğünde her ay maaşındakifazladan yatan bir ödemeyi fark edememesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını ve memurun kötü niyetinigösterdiğini ifade ederek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalınması kaydıyla 3.624,68 TL'nin her birödeme döneminden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle,Ö. F. M'ye karşı adli yargıyerinde dava açmıştır.B. Yargılama Aşamaları6. Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kararı ile,davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 2.947,02 TL’nin davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınıp davacıya verilmesine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.11.2011 tarih, 2011/11445 esas, 2011/17777 karar sayılı ilamı;"Mahkemece, davalı tarafından dava konusu ödemelerin tahsiline ilişkin işleme karşı Eskişehir 2.İdareMahkemesine dava açıldığını, İdare Mahkemesince; Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.12.1973tarih ve 1973/14 K.sayılı kararına göre idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesihallerinde süre koşulu aranmaksızın ödediği meblağı geri isteyebileceği, bunun dışındaki hatalıödemelerin ise ödemenin ilk yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde geri alınabileceği, dosyakapsamına göre yapılan ödemenin açık hata olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, memurungerçek dışı beyanı ya da hilesinin de sözkonusu olmadığı, idarece dava açma süresi içerisinde geriistenmesi mümkün iken bu süre geçtikten sonra işlem tesis edildiğinden bahisle dava konusu işleminiptaline karar verildiği, davalı idare vekilinin itirazının süre aşımı yönünden reddedildiğinin anlaşılmışolmasına göre, bu durumda idari yargıda dava açma süresi olan 60 gün içerisinde idare alacağınıntahsili mümkün iken bu süre geçirildikten sonra açık hata kapsam dışında kabul edilen fazla ödemenintalep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir.Davada, davalıya yersiz ödenen fazla alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdantahsili istenmiştir.Mahkemenin dayandığı Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı ile çözümlenen husus, hatalı intibakveya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce buşart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleriuyarınca geri isteminin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.Bu Danıştay IBK.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksıziktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalıödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamamasıgibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. O haldeherhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisapkurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür.Haksız iktisapta zamanaşımı başlangıcı BK. Mad.66 uyarınca verme ya da ödeme tarihi değil, zarargörenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihidir. Resmi kuruluşlarda bu zamanaşımıbaşlangıcı, dava açmaya yetkili makamın ıttıla talihidir.Somut olayda, hatalı yersiz fazladan ödeme iddiasıyla açılmış bir alacak davası söz konusudur.Danıştay İBK'sı, şart tasarruf işlemlerine ilişkin olduğundan somut olayda uygulama alanı yoktur. Davacıidare alacağını isterse idari taleple dava açmadan davalıdan isteyebileceği gibi bu yola başvurmadan daher zaman BK. 66. maddesi gereği haksız iktisap kurallarına dayanarak Hukuk Mahkemelerinde davaedebilir. İdare Mahkemesince süre yönünden redde dair verilen karar Hukuk Mahkemesini bağlamaz.Davacının (alacaklının) Hukuk Mahkemesinde dava açmasına da engel değildir. Dosya içeriğine göredava BK 66.maddesi gereği 1 yıllık süre içerisinde açılmış olup, yazılı şekilde davanın reddedilmiş olmasıdoğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde olup, 14.01.2013 tarih, 2012/23323 esas, 2013/84karar sayılı ve 16.09.2015 tarih, 2015/8976 esas, 2015/14273 karar sayılı ilamları da benzermahiyettedir.Dosyada mevcut, "ek ödeme fark bordrosu" ve hesap tablosu incelendiğinde;alınan bilirkişi raporuda dikkate alındığında davacı kurum tarafından, davalıya Şubat 2013 - Haziran 2014 arasındakiçalıştığı süre için toplam 2.947,02- TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı kurum tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen 11.01.2016 tarihli yazıincelendiğinde, anapara ve faiz toplamı olan 3.624,68 -TL.'nin yasal faizi ile birlikte iadesinin istendiğigörülmüştür.Bu itibarla, yukarıda bahsi geçen yargıtay ilamı ile bilirkişi raporu, "ek ödeme fark bordrosu" vehesap tablosu dikkate alındığında, davacı idarenin şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemeyisebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteme hakkının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafçagerek davalıya gönderilen 11.01.2016 tarihli yazıda, gerekse dava dilekçesinde 3.624,68 TL'nin iadesiistenmiş ise de, bu miktarın içinde işlemiş faizin de bulunduğu, ancak davalının daha önce temerrüdedüşürülmemesi sebebiyle faizin ancak dava tarihinden istenebileceği, dolayısıyla davacının, davalıya2.947,02-TL fazla ödeme yaptığı ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmişve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK7. İdari yargı yerinde davacı, adli yargı yerinde davalı olanÖ. F. M'nin vekili, 12/10/2021 havale tarihli dilekçeile, Tokat İdare Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı kesin kararı ile Tokat 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kesin kararı arasında doğan hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi istemiyle, Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. 8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca adli ve idari yargı dosyalarının aslı Mahkemelerinden temin edilmiştir. 9. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247 sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgili Başsavcılarınyazılı düşünceleri istenilmiştir. IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ A. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi 10. Hüküm uyuşmazlığına konu edilen kararlar ile dava dosyalarının ayrıntılı özetlerine yer verildikten sonra;“Usule İlişkin İnceleme” başlığı altında; 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 24. maddesi kapsamında,hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş veKanun yollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar oldukları; her iki kararda da davanın esasının hükme bağlandığınınanlaşıldığı hususlarına yer verdikten sonra; anılan kararlar arasındaki çelişki nedeniyle yersiz ödenen döner sermaye eködeme tutarının iadesinin olanaksız hale gelmesi karşısında, anılan adli ve idari yargı kararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş;“Hüküm Uyuşmazlığının Esasının İncelenmesi” başlığı altında ise;Parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılmasısuretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi ile 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönünden değerlendirilmesi yapılmış;kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğibelirtilerek; sonuçta Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Tokat İdare Mahkemesinin kararınınkabulüne karar verilerek hüküm uyuşmazlığının giderilmesinin uygun olacağı yolunda yazılı düşünce verilmiştir. Yazılıdüşüncenin gerekçe ve sonuç kısımları şöyledir: “Olayda; davacıya yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödeme tutarının mevzuathükümlerinin yanlış yorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, idarenin açıkhataya düştüğünden söz edilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin ödenmesinde, davacının hilesi veya
gerçek dışı beyanının da olmadığı açıktır.Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanmasıgerektiği sonucuna ulaşılmakla, mevzuat hükümlerinin davalı idarece yanlış yorumlanması nedeniyledavacıya yapılan ödemelerde, davacının hilesinin, gerçek dışı beyanı olmadığından davacıya yersizödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemesi tutarının altmış günlük dava açma süresiningeçirilmesinden sonra talep edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararınhukuka uygun olduğu kanısına varılmıştır.SONUÇ:1-Tokat İdare Mahkemesi'nin 29/11/2017 gün ve E:2017/281, K;2017/851 sayılı kararı ile Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2019 gün ve E;2016/289, K;2019/47 sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğuna;2-Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/02/2019 gün ve E;2016/289, K:2019/47 sayılı kararınınkaldırılmasına;3-Tokat İdare Mahkemesi'nin 29/11/2017 gün ve E:2017/281, K:2017/851 sayılı kararınınkabulüne,Bu surette hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir." B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi11. Hüküm uyuşmazlığına konu edilen kararların özetine yer verildikten sonra;“Mevzuat Yönünden İnceleme” başlığı altında;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 24/1. maddesi kapsamındahüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden; ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş veKanun yollarına başvurularak şeklen kesinleşmiş, taraflarından en az birinin aynı olduğu kararların bulunduğu ve tümkararlarda da davanın esasının hükme bağlandığı ve Kanun yollarının tüketildiğinin anlaşıldığı; konuyla ilgili iki karararasında oluşan çelişki nedeni ile hakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiği, bu duruma göre, söz konusu adli veidari yargı kararları arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş;İşin esasına yönelik ise;Parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılmasısuretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi ile 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönünden değerlendirilme yapılmış,kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği belirtilmiş ve Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesininkararının kaldırılmasına, Tokat İdare Mahkemesinin kararının benimsenmesine karar verilmesi suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesinin mümkün olduğu yolunda yazılı düşünce verilmiştir. Yazılı düşünceningerekçe ve sonuçkısımları şöyledir:“Olayda, davacıya yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemesinin mevzuatın yanlışyorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, davacının söz konusu ödemeninyapılması konusunda hilesi veya gerçek dışı beyanının bulunmadığı, bu sebeple idarenin açık hatayadüştüğünden söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun yukarıda zikredilen kararının uygulanması gerektiği, bu sebeplemevzuat hükümlerinin davalı idare tarafından yanlış yorumlanması sebebiyle davacıya yapılanödemelerde, davacının hilesi ve gerçek dışı beyanı olmadığından, yersiz ödendiği tespit edilen dönersermaye ek ödeme tutarının en son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük süreningeçirilmesinden sonra talep edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararınhukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.SONUÇ:1)Tokat İdare Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli veE.2017/281, K.2017/851 sayılı kararı ile Tokat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığının bulunduğunun kabulüne,2)Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılıkararının kaldırılmasına;3)Tokat İdare Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı kararınınbenimsenmesine,Karar verilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir." V. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat 12. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12. maddesi şöyledir: “(Değişik: 12/5/1982 - 2670/5 md.) Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmekve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak içingerekli tedbirleri almak zorundadırlar.Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın
ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiğitarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar,kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.” 13. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesi şöyledir: “(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veyaihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağındaartışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.Kamu zararının belirlenmesinde;a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,Esas alınır.(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlamaveya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatınagöre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat,onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamukaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerekdüzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bufiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminatdahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.(Değişik son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamugörevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” (2/7/2018 tarihli ve 703sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 213 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “Maliye Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak” ibaresi “Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan”şeklinde değiştirilmiştir.) 14. 14 Şubat 2013 tarih ve 28559 (Mükerrer)sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Türkiye KamuHastaneleri Kurumuna Bağlı SağlıkTesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına DairYönetmelik”in“Amaç” başlıklı 1. maddesi şöyledir: “ (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunca belirlenen hizmet sunum şartlarıve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmetekatkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezive girişimsel işlemler ile özellik arz eden birimlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, dönersermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek,kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir.” 15. Aynı Yönetmeliğin “Üçüncü basamak sağlık tesislerinde net performans puanının hesaplanması”başlıklı 10.maddesi şöyledir: “ (1) Mesai içi çalışan personelin net performans puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır.a) Bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar:1) Eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistan ve uzman tabipler, acil kliniklerde ise pratisyentabipler: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,75) + (Mesai içi sağlık tesisi puanortalaması x 0,25)) x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı] +Bilimsel çalışma destek puanı + [(Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı – (Klinik hizmet puanortalaması x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5] + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı).2) Asistanlar: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,25) + (Mesai içi sağlıktesisi puan ortalaması x 0,75)) x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı] + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).3) Yan dal asistanları: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,60) + (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x 0,40)) x Hizmet alanı- kadro-unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılangün katsayısı] + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).4) Enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde çalışan eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistanlar veuzman tabipler: Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ekpuan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).5) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan, biyokimya ve mikrobiyoloji kliniklerinde
çalışan eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistan, uzman tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göreuzman olanlar ile ÜYTE merkezlerinde çalışan tıbbi histoloji ve embriyoloji uzmanları: Net performanspuanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı).6) Asistanlar (Enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde ve laboratuvar hizmetlerinde çalışanlar): Netperformans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı).b) Bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar:1) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diştabipleri:Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvankatsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + [(Tabip muayene ve girişimsel işlem puanı– (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5] + Bilimsel çalışma destekpuanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).2) Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları: Net performans puanı = (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı).3) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan biyokimya ve mikrobiyoloji gibilaboratuvar hizmetlerinde çalışan uzman tabipler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar veÜremeye Yardımcı Tedavi (ÜYTE) merkezlerinde görev yapan tıbbi histoloji ve embriyoloji uzmanları:Netperformans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadrounvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).4) Sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler:Net performans puanı = (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).5) Ek-4 sayılı tablonun (C) bölümü kapsamında sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacaktabipler:Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalamasının Ek-4/C’de belirtilen oranı xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destekpuanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).c) Diğer personel (tabip dışı personel):Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puanortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimselçalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).(2)Mesai dışı çalışan personelin net performans puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır.a) Bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar:1) Eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistanlar ve uzman tabipler: Net performans puanı =[((Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,75) + (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,25)) xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı] + [(Mesai dışı tabipmuayene ve girişimsel işlemler puanı – (Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı)) x 0,5].2) Asistanlar (laboratuvar hizmetlerinde çalışan asistanlar hariç): Net performans puanı =[(Mesaidışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,25) + (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,75)] x Hizmetalanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı. 3) Yan dal asistanları:Net performans puanı = ((Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,60) +(Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,40)) x Hizmet alanı- kadro-unvan katsayısı x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı.b) Bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar:1) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diştabipleri:Net performans puanı = (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvankatsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı) + [((Mesai dışı tabip muayene ve girişimsel işlempuanı – (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5].2) Sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler:Net performans puanı = Mesai dışısağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan günkatsayısı.3) Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları: Net performans puanı = Mesai dışısağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı.4) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarhizmetlerinde çalışan uzman tabipler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar: Net performanspuanı = Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı.c) Diğer personel (tabip dışı personel): Net performans puanı = Mesai dışı sağlık tesisi puanortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı.” B. Yargı Kararları
16. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8 K.1973 /14 sayılı kararındaözetle; İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzumolmadan karar verilebileceği ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu; İdarenin,yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın terfi veya intibaka dayanaraködediği meblağı her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan ödemelerin istirdadının, hatalı ödemeninyapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde kabil olduğu ve dava açma süresi geçtikten sonra istirdatedilemeyeceği kabul edilmiştir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; idarece memura yapılan haksızödemelerin dava açma süresi içerisinde istenebileceği, bu süre geçtikten sonra ise ancak yokluk, açık hata, memurungerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde ödemenin geri alınabileceği kabul edilmiş ve yerleşik idari yargı kararları da budoğrultuda istikrar bulmuştur. 17. Benzer konudaki bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına da değinmekte yarar görülmektedir.27/01/1973tarih ve E.1972/6, K.1973/2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının sonuç kısmı şöyledir: “ 1- Yokluk ile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile de sebebiyetvermemiş olmak kaydıyla idarenin yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptaldavası süresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa davasonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine,2-Bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağına,3-Bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuşdurumların, parasal sonuçları da dahil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınmasıgerektiğine,4-Bu nedenle yanlış işlemin (intibakın) bu süreler geçtikten sonra geri alınması durumunda, gerialma gününe kadar ödenmiş bulunan fazla paraların (aylıkların) hukuken geçerli bir nedenle ödenmişbulunduğunun kabulü gerekmesi karşısında, artık sebepsiz zenginleşme söz konusu olamayacağından,sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri istenemeyeceğine ve içtihadların bu yoldabirleştirilmesine…” 18. Anılan kararın gerekçesinde, şu değerlendirmelerde bulunulmaktadır:“… Yukarıdan beri yapılanaçıklama ve incelemelerden anlaşılacağı gibi, yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasındandolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu vehukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki birnorm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürür şekilde geri almak için birsınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde gerialınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerekir. Belirtilen sürelergeçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğindeolacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geriistenmesi mümkün olmayacaktır…” VI. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 19.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında;, dosyanın usul yönünden incelenmesi sonunda; 20. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemenin görevi”başlığını taşıyan 1. maddesi şöyledir: “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunlakurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.(…)” 21. Aynı Kanun'un 24. maddesi şöyledir: "(Değişik birinci fıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.)(Değişik birinci fıkra: 02.07.2018 - KHK – 703/183 - i md.)1nci maddede gösterilen yargı mercileri[20] tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.(Mülga ikinci fıkra: 02.07.2018 - KHK – 703/183 - i md.)İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesiniisteyebilir. Bu halde olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılması ile ilgili 15 ve 16ncı maddelerdeki usulkuralları uygulanır."
22. Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idari yargı mercileri tarafından verilmesi,b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d) Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. 23.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen idari yargı ve adli yargı kararlarının incelenmesinden; ortada idari(Tokat İdare Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı ) ve adli(Tokat 1. Asliye HukukMahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı) yargı yerlerince verilmişkesin veya kesinleşmişkararlar bulunduğu; davanın taraflarının aynı olduğu anlaşılmıştır.
24. Uyuşmazlık, Pratisyen Hekim olarak görev yaptığı dönemdeÖ. F. M'ye Şubat 2013- Haziran 2014tarihleri arasında sehven fazla ödenen 3.624,68 TL ek ödemenin geri istenilmesine ilişkin idare işlemi sonrasındabaşlamıştır. 25.Ö. F. M'nin vekilince, fazla ödenen ek ödemenin geri istenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargıdadava açılırken, idare vekilince, fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemiyle adli yargıda davaaçıldığı görülmektedir. 26. Dava sebebi; talep sonucunu haklı göstermeye yarayan maddi vakıalar iken dava konusu; netice-i taleptir.Olayımızda her iki davanın sebebi Hitit Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Pratisyen Hekim olarak görev yaptığıdönemde Ö. F. M'ye Şubat 2013- Haziran 2014 tarihleri arasında sehven fazla verilen 3.624,68 TL ek ödemeninhukuka aykırı olarak ödenip ödenmediğine ilişkindir. Bir taraf söz konusu ödemenin hukuka uygun olarak yapıldığıiddiası ile geri istenemeyeceği iddia ve savunmasında bulunurken diğer taraf tam aksine yapılan ödemenin hukuka aykırıolduğundan geri istenebileceği iddia ve savunmasında olduğundan, her iki dava sebebi yani maddi vakıalar aynıdır. 27. Dava konusuna gelince; idari yargıda davanın konusu, ek ödemenin geri ödenmesine ilişkin idari işleminiptali ve idari işlem nedeniyle yapılan ödemelerin iadesi olarak belirlenirken, adli yargıda da haksız yapıldığı iddiası ileyapılan ödemenin idareye geri ödenmesine ilişkin olması nedeniyle hüküm uyuşmazlığı olduğu iddia edilen kararlararasında dava konuları da aynıdır.
28. Sağlık Bakanlığı vekili tarafından adli yargıda açılan dava sonunda; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayansalt hatalı ödemenin, borçlar hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği gözetilerek,davanın
kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 2.947,02 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği; Başvurucu vekili tarafından idari yargıda açılan davasonunda da; davacı adına davaya konu işlemin; ihtilaf konusu ödemenin, ödendiği tarihten itibaren ancak 2577 sayılıKanun'da dava açma süresi olarak öngörülen 60 gün içinde geri alınabilecek iken, bu süre içinde istenilmediğigörüldüğünden dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptalinekarar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki kararda da işin esasının hükme bağlandığı açıktır. 29.
Hüküm uyuşmazlığının kabul edilebilmesi için öngörülen bir diğer husus ise; kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasıdır. İdari yargıda yapılan yargılama sonucu idari işlemin iptalinekarar verilirken, adli yargıda idari işlemin hukuka uygun olduğu ve idarece istenen alacağın tahsiline karar verilmiş, busuretle kararlar arasındaki oluşan çelişki hakkın yerine getirilmesini olanaksız hale getirmiştir. Bu durumda, 2247 sayılıKanun’un 24. maddesinde açıklandığı üzere; tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan ve kesinleşmiş kararlar arasındahüküm uyuşmazlığı doğmuş ve kararlar arasında çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiğideğerlendirilmiştir. 30. Belirtilen nedenlerle, Tokat İdare Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılıkararı ile Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kararı arasında,2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından hüküm uyuşmazlığı bulunduğuna, 31. 2247 sayılı Kanun'un 25. maddesi hükümleri uyarınca:a) İdari Yargılama Usulü Kanunu gözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe veeklerinin 30 gün içinde cevap verilmek üzere Sağlık Bakanlığı vekiline bildirilmesi, verilen cevapların karşı tarafa tebliğisuretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanmasına,b) Usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki rapor yazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek gündeişin esasının görüşülmesine oy birliği ilekarar verilmiştir. 32. Bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiş; yasalsüresi içerisinde Sağlık Bakanlığı vekilince verilen cevap dilekçesinde, hüküm uyuşmazlığı talebinin reddine kararverilmesitalep edilmiştir.B. Esasın İncelenmesi33. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, Doğan
AĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 20/06/2022 tarihlitoplantısında; başvuru dilekçesi ve ekleri, uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin dava dosyaları, ilgili Başsavcılarındüşünce yazıları, dayanılan Kanun kuralları, taraflarca verilen dilekçe ve ekleri ile Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’inhazırladığı rapor okunup incelendikten ve ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı RecepKALKAN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın sözlü düşünceleri doğrultusundaki açıklamaları alındıktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:34. Hüküm uyuşmazlığına ilişkin olayın, Çorum Valiliği ile Hitit Üniversitesi Rektörlüğü arasında 07/01/2012tarihinde imzalanan ve 06/12/2012 tarihinde yürürlüğe konulan Protokol ile Çorum Devlet Hastanesinin, Hitit ÜniversitesiÇorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi adıylaüçüncü basamak eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi sonrasında;idari yargıda davacı adli yargıda davalı Pratisyen Hekim olanÖ. F. M'ye Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna BağlıSağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelikkapsamında 2013 Şubat - 2014 Haziranaylarını kapsayan ek ödeme işlemlerinde, "bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" maddesine göre hesaplanmasıgerekirken, "uzmanlık eğitimine başlayan bölümlerde bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" için öngörülen formüllerüzerinden hesaplanarak ödeme yapıldığının tespit edildiğinden bahisle adıgeçene yersiz ödendiği belirlenen 3.624,68TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesinin istenilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.35. Dava dosyalarının incelenmesinden, idari yargıda davacı adli yargıda davalı olanÖ. F. M'ye Şubat 2013 -Haziran 2014 tarihleri arasında hataya düşülerek döner sermaye ek ödemesinin yapıldığı, adıgeçenin söz konusuödemelerin yapılması konusunda hilesi veya gerçek dışı beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır. 36. Bu bakımdan,parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazlaödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi ile 5018 sayılıKamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönündendeğerlendirilmesi gerekmektedir. 37. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesindeki düzenleme ile, devlet memurlarının görevlerisırasında sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı sorumlulukları ile zararın nasıl tahsil edileceği açıklanmış olmakla birlikte;mali hakları düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamuzararının, münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsilini düzenleyen bu madde ile çözümlenmesi mümkünbulunmamaktadır. 38. Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hataya düşülerek yapılan aylık ve ücret farkıödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususunagelince; 5018 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 71. maddesinde öncelikle kamu zararının tanımı yapılmış, sonrasındakamu zararının belirlenmesindeki kriterler sayılarak kapsam belirlenmiştir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise, bu maddekapsamında oluşan bir kamu zararından söz etmek mümkün bulunmamaktadır. Ortada mevzuatta olmayan bir ödemeninyapılması değil mevzuatta öngörülen bir ödemenin yapılması sırasında idarece hataya düşülmesi söz konusu olduğundan,uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi mümkün değildir. 39. Bu durumda kamu görevlilerine sehven yapılan ödemelerin geri alımında 5018 sayılı Kanun öncesindeolduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarihli, E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararınınuygulanması gerektiği açıktır. 40. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiği ilkelerinidari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk, açık hata, memurungerçek dışı beyanı veya hilesinin olması hallerinde süre aranmaksızın hatalı işlemini her zaman geri alabilecek, ancakbunun dışında kalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresi içinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idariistikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır. 41. Olayda; davacıya yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödeme tutarının mevzuat hükümlerininyanlış yorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, idarenin açık hataya düştüğünden sözedilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin yapılmasında, davacının hilesi veya gerçek dışı beyanının da olmadığıgörülmektedir. 42. Bu itibarla: kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucunaulaşılmakla, mevzuat hükümlerinin davalı idarece yanlış yorumlanması nedeniyle davacıya yapılan ödemelerde, davacınınhilesi veya gerçek dışı beyanı olmadığından davacıya yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemesi tutarınınidari dava açma süresinin geçirilmesinden sonra talep edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilenkararın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 43. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kararının kaldırılmasına, Tokat İdare Mahkemesinin 29/11/2017tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı kararının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine kararverilmiştir. VII. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle:A. Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve E.2016/289, K.2019/47 sayılı kararınınKALDIRILMASINA,B. Tokat İdare Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.2017/281, K.2017/851 sayılı KARARININKABULÜNE,Bu suretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE, 20/06/2022 tarihinde, Üyelerden BirolSONER, Nilgün TAŞ ve Doğan AĞIRMAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Çorum Devlet Hastanesinin, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi adıyla üçüncübasamak eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi sonrasında, Pratisyen Hekim olanÖ. F. M'ye, 2013 Şubat -2014 Haziran ayları arasında Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele EkÖdeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'e aykırı olarak ödendiği iddia edilen 3.624,68 TL döner sermaye eködemesiningeri istenilmesine ilişkindir.Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun benzer konuda verdiği kararında "İdarenin, yokluk, açık hata,memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıödediği meblağı her zaman geri alabileceği,bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açmasüresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararıngerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin
gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise,hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdaretmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler içinsüre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memuruniyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalıödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceği" vurgulanmıştır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 22.12.1973tarih ve E., 1968/8, K. 1973/14).Daha önce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benzer bir davada vermiş olduğu kararında; "Burada çözümebağlanan sorun; intibak ve hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, dahaönce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geriistenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığı konusu ile ilgili olup, sonuçta yokluk ile mutlak butlandurumları ayrık olmak ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile sebebiyet vermemiş olması kaydıyla, idarenin yanlış şarttasarrufu (özellikle yanlış intibak işlemini) ancak iptal davası süresi içinde geriye yürür şekilde geri alabileceği, bu süregeçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların, parasal sonuçları dadâhil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınması gerektiği, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarakgeri istenemeyeceği içtihat edilmiştir. Bu içtihadı birleştirme kararının, idare tarafından yapılan bütün ödemelereuygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış olduklarıbütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek Ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapan görevlilerden gerialınamaması gibi bir sonuç doğurur ki, idareyi işlemez ve iş göremez bir duruma sokacak olan böyle bir sonucunhukukça savunulması mümkün değildir. Bu nedenle içtihadı birleştirme kararının kapsamı dışında kalan ve herhangi birşart tasarrufa ayartmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar hukukunun haksız iktisap kurallarına dayanılarakgeri istenebileceğinin kabulü gerekir" gerekçesiyle direnme ukmunün bozulmasına karar vermiştir (Yargıtay Hukuk GenelKurulu 5.12.1984 tarih ve 1982/ 13 - 387 E, 1984/997 Karar sayı ilamı).Yine benzer konuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi verdiği emsal kararında; "Dava konusu fazla ödemenin, idareninbir şart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalı ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. TBK. m. 77/1' e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın eldeettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. m. 79 ve 80' de "aynengeri verme ilkesi" ne göre düzenlenmiştir.Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçluolunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluylagerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Yanlışlıkeda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır.HGK' nun 05.12.1984 tarih ve 1982/13 - 387 E. - 1984/997 K.sayılı kararı ile herhangi bir salt tasarrufadayanmayan salt hatalı ödemenin idare tarafından BK' nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceğiaçıklanmıştır.…………. İdare Mahkemesinin ………….. tarihli ve ………. esas, ………….. sayılı kararı ile idare işlemiödeme tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre geçtikten sonra istenemeyeceği gerekçesiyle iptal edilmiş olup, yukarıdayazılı olduğu üzere şart tasarrufa dayanmayan dava konusu ödeme için sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarıncaaraştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğrugörülmemiştir" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 18.5.2017 tarih, EsasNo: 2016/458, Karar No: 2017/7568).Sebepsiz zenginleşme hükümleri Borçlar Kanununda düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesine göre;"Madde 61 - Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onu iadeye mecburdur.Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebemüsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır".Bu maddenin karşılığı olarak düzenlenmiş 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77. maddesine göre;"Madde 77 - Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, buzenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebedayanması durumunda doğmuş olur".Bu maddelere göre, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşmeye"sebepsiz zenginleşme" denir. Sebepsiz zenginleşen kimse, bu zenginleşmeyi, aleyhine zenginleştiği kimseye geri vermekzorundadır. Dolayısıyla sebepsiz zenginleşme bağımsız bir borç kaynağıdır (Fikret Eren - Borçlar Hukuku GenelHükümler - Ankara 2018 - Sayfa 864 vd., Haluk. N. Nomer - Borçlar hukuku Genel Hükümler - İstanbul 2013 -Sayfa 201 vd.).Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa baktığımızda, idarece yapılan yersiz ödemenin Borçlar Hukukuçerçevesinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadırBuna göre Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasında, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin aksine,döner sermaye ek ödemesinin hataen yapıldığı konusunda tereddüt bulunmadığından, ödenen miktarın geri istenilmesininkoşullarının mevcut olduğu görülmektedir.Açıklanan tüm bu nedenlerle, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Pratisyen Hekimolarak görev yapan Ö. F. M'ye 2013 Şubat - 2014 Haziran tarihleri arasında yersiz olarak ödenen döner sermaye eködemesinin geri istenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygun olduğunun saptanması karşısında; yersiz ödemenin gerialınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın sonunda işlemin iptaline karar veren Tokat İdare Mahkemesi'nin
kararının kaldırılmasına; hukuk ve usule uygun bulunan Adli Yargıya ait Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararınınkabulü ve bu surette hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun idari yargıkararının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi yolundaki kararına katılmıyoruz.20/06/2022
Üye
Üye
Üye
Birol SONER
Nilgün TAŞ
Doğan AĞIRMAN