T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/709KARAR NO : 2022/242
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Özel hukuk sözleşmesiniteliğindeki Noterde düzenlenenmuvafakatnamenin irade bozukluğunadayalı iptaline ilişkin idari dava türlerindenolmayan davanın, özel hukuk hükümlerigereğince ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar: 1- A. E (N. Ö 'e vesayeten) 2- M. BVekili
: Av. G. M. YDavalılar : 1- B. Ö 2- E. Ö. K I. DAVA KONUSU OLAY 1. Muris Y. Ö 'ün eşi olan kısıtlı N. Ö 'ü sağlığında tehditle ve zorlayarak muvafakatname imzalatmak suretiyle,birlikte zilyedi ve maliki oldukları, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılantaşınmazın tek hisse sahibi olacak şekilde muris adına tescil edilmesine muvafakat edildiğini, murisin ölümüyle birliktetehdidin ortadan kalktığı ve aynı zamanda kısıtlının imza tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığından bahisle,muvafakatnamenin ve muvakafatnameye dayanılarak miras yoluyla gerçekleşen yolsuz tapu tescilinin iptali talebiyle adliyargı yerinde dava açılmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/07/2019 tarihli ve E.2019/131, K.2019/360 sayılıkararı ile, "idare ile taraflar arasındaki noter muvafakatnamesi ile 6292 sayılı Kanun'a göre yapılan satışsözleşmesinin idari işlem olduğu ve mahkemenin görevsiz olduğu; Hazine dışındaki davalılar adına henüz mirasyoluyla tapu devri yapılmadığından pasif husumet yokluğu bulunduğu" gerekçesiyle davalılar aleyhine açılandavanın husumet yokluğundan reddine, noter muvafakatnamesi ile devre yönelik düzenlenen satış sözleşmesinin iptalineilişkin davanın da görev yönünden reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 14/07/2020 tarihli ve E.2019/2083, K.2020/831sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.4. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 12/04/2021 tarihli ve E.2020/9919, K.2021/5309 sayılı kararı ile, temyizekonu karar da onanmış ve böylelikle adli yargı yerince verilen yargı yolu bakımından görevsizlik kararı kesinleşmiştir. 5. Davacılar, bunun üzerine aynı istemle idari yargı yerinde iptal davası açmıştır. B. İdari Yargıda 6. Bursa 1. İdare Mahkemesinin 05/10/2021 tarihli ve E.2021/786 sayılı ara kararı ile, "6292 sayılıKanun'un 6. maddesine göre hak sahipliğini belirlemeye esas olarak noter tarafından düzenlenenmuvafakatnamenin hukuken sakat olduğu iddiasından kaynaklanan uyuşmazlıkta, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan, bakılan davanınçözümlenmesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli bulunduğu sonucuna varılarak" 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dozya incelemesinin ertelenmesine kararverilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK 7. 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları DışınaÇıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Tasarrufa geçme"başlıklı 3. maddesi şöyledir: "(1) Orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden;a) 2/A alanları, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köylerhalkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi için Devlet eliyle ihya edilerek bu halka devri veyararlandırılması amacıyla Orman Genel Müdürlüğünün,b) 2/B alanları, bu Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere Maliye Bakanlığının,tasarrufuna geçer.(2) 2/A ve 2/B alanlarında bulunan taşınmazların tapu kütüklerinde 6831 sayılı Kanunun 2 ncimaddesi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (A) ve (B) bentlerine göre orman sınırları dışına çıkartıldığıyönünde yer alan belirtmeler, ilgisine göre Orman Genel Müdürlüğünün veya Maliye Bakanlığının ya daidarenin talebi üzerine tapu idarelerince terkin edilir. 8. Bu Kanun'un "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinin somut olayla ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncedüzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden öncekullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almakiçin süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusuetmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır.
(2) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonradüzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihindenönce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satınalmak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusuetmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır.
(3) Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veyakadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, butaşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler.
(4) Hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedeli; dört yüz metrekareye kadarolan kısmı için rayiç bedelin yüzde ellisi, fazlası için rayiç bedelin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanır.Birden fazla taşınmazda hak sahibi olunması hâlinde yüzde elli satış bedeli hesaplaması, hak sahibinintercih edeceği sadece bir taşınmaz için uygulanır. Bir taşınmazdaki hak sahipliğinin devredilmesi hâlindeyüzde elli satış bedeli hesaplaması, taşınmazın sadece dört yüz metre karesi için ve hak sahiplerininhisselerine oranlanarak uygulanır. Ancak, tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarakkullanılan ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar (mandıra, sera, ağıl, kümes vb.) ile sürekli ikamet amacıylakullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için satış bedeli, rayiç bedelin yüzde ellisi üzerindenhesaplanır, bu şekilde satılan taşınmazların sonradan farklı amaçla kullanılması hâlinde, taşınmazın satıştarihi itibarıyla rayiç bedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki farkkanuni faiziyle birlikte ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin hükümler uyarınca kayıt malikindentahsil edilir.
(5) Başvuru sahiplerinden satış bedellerine mahsup edilmek üzere; belediye ve mücavir alan sınırlarıiçinde olan yerler için iki bin Türk Lirası, dışında olan yerler için bin Türk Lirası başvuru bedeli alınarakilgilileri adına emanet hesabına kaydedilir. Daha önce başvuru bedeli yatırmadan yapılan başvurular ilebundan sonra yapılacak başvurular başvuru bedeli alınmaksızın geçerli kabul edilir.
(6) Hak sahiplerine satış işlemleri idarece, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren en geç altı ayiçinde sonuçlandırılır.
(7) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listeleri veya kadastrotutanakları kapsamında kalan taşınmazların satış işlemleri, 1/5/2010 tarihinden itibaren tespit edilenrayiç bedeller üzerinden yapılır.(8) Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi hâlinde yüzdeyirmi, en az yarısının ödenmesi hâlinde yüzde on oranında indirim uygulanır ve bu bedeller idareceyapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödenir. Tebliğ edilen satış bedeline itirazedilemez ve dava açılamaz. Peşinat alınmadan yapılan taksitle satışlarda ise satış bedelinin tamamen vemünhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar (mandıra, sera,ağıl, kümes vb.) ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için yüzdeonu, diğer yerler için yüzde yirmisi,yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanıise belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla beş yılda on eşit taksitte, belediye ve mücavir alansınırları dışında ise en fazla altı yılda on iki eşit taksitte faizsiz olarak ödenir. Taksitli satışlarda kalanmiktarı karşılayacak tutarda kesin ve taksitlendirmeye uygun süreli banka teminat mektubu verilmesi
veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca Hazinelehine kanuni ipotek tesis edilmesi hâlinde; taşınmaz, tapuda hak sahibi adına devredilir. İdaretarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan taşınmaz satış sözleşmeleri ile kanuni ipoteksözleşmelerinde resmî şekil şartı aranmaz. Hak sahipliği belgesi; hak sahibinin Türkiye Cumhuriyetikimlik numarası, imzası, fotoğrafı ve nüfus bilgilerini içerecek şekilde idarece düzenlenir. Düzenlenenhak sahipliği belgelerinin idarece yazılı olarak tapu idaresine bildirilmesi üzerine, devir ve kanuni ipotektapu siciline resen tescil edilir. İpotek tesis edilerek devredilen taşınmazların üçüncü kişilere satılmasıhâlinde borcun kalan tutarından alıcılar sorumludur. Bu hususta tapu kütüğünde gerekli belirtme yapılır.Hak sahibi adına mülkiyet devredilmeden yapılan taksitli satışlarda, hak sahibi tarafındanyükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, tahsil edilen tutar hak sahibine aynen ve faizsiz olarakiade edilir.
(9) Peşin satışlarda satış bedelinin tamamını, taksitli satışlarda ise peşinatı veya taksitleri vadesindeödememek suretiyle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin doğrudan satın alma hakları düşer. Ancak,taksitli satışlarda, taksit süresinin sonuna kadar ödenmek kaydıyla taksitlerden ikisinin vadesindeödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez. Vadesinde ödenmeyen taksit tutarlarına 21/7/1953tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine görebelirlenen oranda gecikme zammı uygulanır.(10) Hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyethükümleri geçerlidir. Bu fıkraya göre noter tarafından düzenlenecek muvafakatnamelerden 2/7/1964tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre elli Türk Lirası maktu noter harcı alınır.
(...)(13) Hak sahiplerinden idarenin teklifini kabul etmeyenler doğrudan satış hakkından yararlanamazlar,başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar.(14) Bu maddeye göre hak sahibi bulunmayan veya doğrudan satın almaya ilişkin hak sahipliğikalmayan taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan 2/B, kullanıcı ve muhdesat belirtmeleri MaliyeBakanlığının talebi üzerine tapu idaresince terkin edilir ve bu taşınmazlar Maliye Bakanlığınca satışdâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.(...)" 9. Aynı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7.maddesinin somut olayla ilgili kısımları şöyledir: "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya
resen yapılaninceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;...b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veyabedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleridevredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırıdışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapukayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılandavalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde öncekimaliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerdentaşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları vekayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilenşartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunanve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmasıgereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz....(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla OrmanGenel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen ormanniteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman GenelMüdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlargereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iadeedilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizinkabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." 10. Aynı Kanun'un "Diğer işlemler" başlıklı 11. maddesinin somut olayla ilgili kısımları şöyledir: "(1) Bu Kanun kapsamında kalan alanların devir ve satışlarından elde edilen gelirler hakkında 4706sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası, doğrudan hak sahiplerine satılacak taşınmazlarınüzerindeki yapılar hakkında ise aynı maddenin son fıkrası hükmü uygulanmaz.(2) Bu Kanun hükümlerine göre taşınmazların hak sahiplerine doğrudan satılması, ilgililerinedevredilmesi veya iade edilmesi ve bu taşınmazların tapu kütüklerindeki 2/B, kullanıcı ve muhdesatbelirtmelerinin kaldırılması; bu taşınmazların üzerlerindeki imar mevzuatına aykırı yapılar bakımından
kazanılmış hak oluşturmaz....(4) Bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesiveya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedeli kanunifaiziyle iade edilir, devir ve iade edilenler ise bedelsiz olarak geri alınır.
...(6) Bu Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine doğrudan satılan, tapu kayıtları geçerli kabul edilerekdevredilen ve iade edilen taşınmazların tapu kütüklerindeki 6831 sayılı Kanunun 2 nci ve 2/B maddesinetabi olduğu yönünde konulmuş belirtmeler, Maliye Bakanlığının talebi üzerine tapu idaresince terkinedilir. Bu taşınmazlardan ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, başvuru tarihiitibarıyla son beş yıl için tahsil edilen ecrimisil bedeli satış bedelinden mahsup edilir, bu bedelden fazlasıiade edilmez.(...)
(13) Hak sahipliğine esas tarihin tespiti konusunda tereddüt olması hâlinde hak sahipliği, Tapu veKadastro Genel Müdürlüğünce bildirilen bilgi ve belgelere göre, bunun mümkün olmaması hâlindebaşvuru sahipleri tarafından ibraz edilen belgelere göre idarece belirlenir.
(14) Kadastro müdürlüklerince 2/B alanları hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonradüzenlenecek güncelleme listelerinde ve kadastro tutanaklarında; bu alanların fiili kullanım durumları,varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, bu yerlerin ve üzerlerindeki muhdesatın31/12/2011 tarihinden önce olmak üzere ne zamandan beri kim veya kimler tarafından kullanıldığıgösterilir ve bunlar tescil edildikleri veya kesinleştikleri tarihten itibaren en geç bir ay içinde idareyegönderilir.
(15) Bu Kanun kapsamında doğrudan hak sahiplerine satılacak 2/B alanlarında kalantaşınmazlardan tek parselde birden fazla hak sahibinin olması ve bu hak sahiplerine satılacak arazininifrazı hâlinde yüzölçümünün 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda belirtilen bölünemez büyüklüğün altına düşmesi hâlinde; bu araziler, 5403 sayılı Kanundabelirtilen bölünemez büyüklüğün altına düşmemek kaydıyla, diğer hak sahiplerinin yazılı olarakmuvafakat vermesi durumunda talep eden hak sahiplerine satılabilir.
(16) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybetmesine rağmen, askeriyasak bölgelerde kalması ve 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca ilgili kamu kurumu adına izinverilmesi veya lehine irtifak hakkı tesis edilmesi ve muhafaza ormanı olması nedeniyle, 6831 sayılıKanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin (B) bendi uygulaması ile orman sınırı dışınaçıkartılma işlemi yapılamayan yerlerin orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (B)bendi uygulaması en geç altı ay içerisinde tamamlanır. Bu alanlarda 6831 sayılı Kanunun 2 ncimaddesinin dördüncü fıkrasının izin veya irtifak hakkı tesis edilen yerlerde orman kadastrosuyapılmayacağına ve ormanlık alanın sınırlarında daraltma yapılamayacağına dair hükmü uygulanmaz. Buyerlerin 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı veya üzerlerindeki muhdesatın sahibi olduğu tespit edilenkişiler de bu Kanuna göre hak sahibi sayılır ve bu kişilerin bu Kanuna göre belirlenecek rayiç bedeliödemeyi kabul etmeleri hâlinde, kullandıkları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırlarıiçerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına görehesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." 11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "(Sözleşmede) İrade Bozuklukları" arasında düzenlenen"Korkutma" alt başlıklı 37.maddesinin birinci fıkrasında, "Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutmasısonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir." düzenlemesi getirilmiş; "Koşulları" düzenleyen devamındaki38.maddesinde de, "Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birininkişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise,korkutma gerçekleşmiş sayılır. Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıylasözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasındanaşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir." denilmiş; bu maddenin devamındaki"İrade bozukluğunun giderilmesi" başlıklı 39.maddesi gereğince, "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya dakorkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisininortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geriistemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." 12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre, "İdari dava türleri" şunlardır: a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme
13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, mahkemece dava dosyalarının birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 15. Dava, davacının maliki ve kullanıcısı olduğunu öne sürdüğü ve üzerindeki yapı için yapı kayıt belgesi aldığıtaşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında davalı belediyece üçüncü kişiden satın alma yoluylakamulaştırıldığı ve belediye lehine tapu tescilinin yapıldığı, bu tescilin ayni hakkı nedeniyle yolsuz olduğu iddiasıyla tapuiptali ve davacı adına tescili talebiyle açılmıştır. 16. Somut olaya ilişkin uyuşmazlığın esasının çözümü, muris Y. Ö ile Gemlik Kaymakamlığı Malmüdürlüğüarasında imzalanan 12/08/2013 tarihli "6292 Sayılı Kanun Uyarınca Yapılan Taksitli Taşınmaz Satış Sözleşmesi" ile busözleşmenin imzalanmasından evvel Gemlik 3. Noterliğinin 07/08/2012 tarihli ve 7469 yevmiye numaralı düzenlemeşeklinde muvafakatnamenin hukuki niteliklerinin belirlenmesini gerektirmektedir. 17. İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyleyaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerindetek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özelhukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir. 18. Dava konusu muvafakatnamenin düzenlenmesine neden olan taşınmaz taksitli satış sözleşmesi, 6292 sayılıKanun hükümleri çerçevesinde yapılmakla birlikte, sözleşmede ağırlığın kamu hukukundan kaynaklandığına ya dasözleşmenin kamu hizmetine ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmamaktadır. Tarafların murisi, söz konusu taşınmazın ilgiliKanun hükümleri kapsamında kendisine satımı talep etmiş, bu talep idarece uygun görülmüş ve sözleşme imzalanmıştır.Buna göre, gerek 6292 sayılı Kanun hükümleri, gerekse sözleşme süreci dikkate alındığında, bu sözleşmenin idari nitelikliolduğundan söz etmek mümkün görünmemektedir. 19. Somut olayda, ilk olarak taşınmazı Hazineden satın almaya esas olmak üzere dava konusu notermuvafakatnamesinin düzenlendiği (07/08/2012), daha sonra murisin Gemlik Malmüdürlüğüne taşınmazı satın almakistediğine dair dilekçe verdiği (25/07/2013),son olarak da yukarıda anılan taksitli taşınmaz satış sözleşmesinin imzalandığı(12/08/2013) anlaşılmaktadır. İptali istenilen muvafakatnamenin asıl satış sözleşmesinden önceki aşamaya ilişkin olduğu,sözleşmede ağırlığın kamu hukukundan kaynaklanmadığı ve sözleşmenin kamu hizmetine ilişkin bulunmadığı; bununlabirlikte, iptal sebebinin Borçlar Hukukunun genel hükümler kısmındaki irade bozuklukları arasında sayılan korkutmaiddiasından kaynaklandığı anlaşılmakla, idari dava türlerinden sayılmayan sözleşmenin (muvafakatnamenin) iradebozukluğundan kaynaklı iptali davasının adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. 20. Bununla birlikte, idari yargıda husumet kamu düzenindendir ve kendisine karşı dava açılan taraf (davalı)mutlaka idare olmalıdır. Uyuşmazlık konusu davada husumet yöneltilen davalının gerçek şahıslar olduğu, hasımdüzeltmenin mümkün olmadığı ve bu bakımdan da görülen davanın idari yargı yerinde görülemeyeceği açıktır. 21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Bursa 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yolu yönünden görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Bursa 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin09/07/2019 tarihli ve E.2019/131, K.2019/360 sayılı yargı yolu yönünden GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 18/04/2022tarihinde, OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN