T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/713KARAR NO : 2021/663KARAR TR : 27/12/2021ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafikkazasında uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: M. Ç.Vekili
: Av. A. Ü.Davalı
: Karayolları Genel Müdürlüğü I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, 12/05/2015 günü dava dışı sürücünün, sevk ve idaresindeki 16 ... 2102 plakalı otomobil ileDiyarbakır istikametinden Mardin yönüne seyir halinde iken trafik kazası yapması müvekkilinin yaralandığını; düzenlenentutanakta sürücünün 2918 Sayılı K.T.K.nun 52/1-b maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiğinin belirlendiğini; sigortaşirketine karşı açtıkları davada bilirkişi tarafından 16 ... 2102 plakalı otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, kazamahallinde bulunan çukur şeklindeki yol arızasının % 100 oranında kusura etkili olduğu kanaatini bildirdiğini; İstanbulAdli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin de aynı kanaati paylaştığını bu nedenle davalarını Karayolları GenelMüdürlüğüne yönelttiklerini ifade ederek; uğranılan zararlara karşılık, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmakkaydıyla şimdilik toplam 150 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi 09/08/2021 tarihli ve E.2021/334, K.2021/245 sayılı kararı ile,6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddinekarar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hukuki sorumluluğa ilişkin sekizinci kısmında yer alanhükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçlarınkarıştığı kazalar nedeniyle araç işletici sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar dadahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşı açılan davaların görüm ve çözümü adli yargının görevalanına girmektedir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzenini sağlamakamacıyla gerek kendi kuruluş yasaları , gerekse 2918 sayılı Karayolları kanuna göre yürüttüklerihizmetlerini, kamu hizmeti niteliğini taşımaları ve 2918 sayılı yasada da görevlendirilen kamu idare vekuruluşlarının sorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olması karşısında; trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülen zararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşı açılandavaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir. Benzer bir uyuşmazlıkta aynıilkeler Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.02.2015 tarih, 2015/493 Esas, 2015/557 Kararsayılı ilamında da benimsenmiş ve idari yargı kolunun görevli olduğu değerlendirilmiştir. (YargıtayH.G.K 2015/17-225 E. 2015/2370 K.)Yargı yolu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115. maddelerinde düzenlenen ve yargılamanın heraşamasında re'sen gözetilecek olan dava şartıdır. Yargı yolunun belirlenmesi kamu düzenine ilişkin oluptaraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden talep edilentazminatın hukuki dayanağının Karayolları Trafik Kanununun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenenişletenin hukuki sorumluluğuna değil, hizmet kusuruna dayandığı, davalı idare tarafından görevlerinintam ve eksiksiz yerine getirilmediği, yani yürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydana gelenkazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idariyargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir... " 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda
4. Diyarbakır 4. İdare Mahkemesi 22/09/2021 tarihli ve E.2021/1438 sayılı kararı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 2. ve110. maddesi hükmüne yer verdikten sonra; uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın,Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “...belediye aleyhine idari yargıda açılan başka bir tazminat talepli tam yargı davasında, İdareMahkemesi 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığıbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 tarihli, E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararında, “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceği öngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olupdavaya bakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkeme ’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir. ” sonucuna varmıştır.Bu durumda, 2918 sayılı Kanun’un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi’nin 30.09.2019 tarihli, E;2019/503, K:2019/635 sayılı; 20.04.2018 tarihli, E:2018/253,K:2018/271 (Hukuk Bölümü) kararları dahil birçok kararı da aynı yöndedir." III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 5. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu ifade edilmiş; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir. 6. Kanun’un, “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesi şöyledir: “ Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,c) (Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)d) Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardakiprojeleri incelemek ve onaylamak,e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygun görüşüalınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız sınırları belirlemekve işaretlemek,f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyiciteknik tedbirleri almak veya aldırmak,g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolunfiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak,i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)j) (Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere BuKanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinintespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,k) (Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamında takoğraf veçalışma-dinlenme süreleri yönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmak ve trafikidari para cezası karar tutanağı düzenlemek,l) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatları böldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli
Parklar Genel Müdürlüğünün görüşünü alarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecek menfez,ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,m) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafikkazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak,n) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşam alanlarının bulunduğubölgelerdeki karayollarında uyarıcı levhalara yer vermek,o) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” 7. Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; 8. Kanun'un Geçici 21. maddesi şöyledir: “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” B. Yargı Kararları 9. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı:28954, s.136-147) kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir.İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle,itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI'nın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, Kanun'un 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası olmadangönderildiği; Uyuşmazlık Mahkemesince gerekli evrakın Mahkemesinden UYAP sistemi ortamından temin edildiği veusule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile
karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 11. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 12. Dava, karayolunda meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddizararların, davalı idarece tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 13. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,yukarıda belirtilen gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. 14. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesininyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, Kanunkoyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. 15. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Diyarbakır 4. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/08/2021 tarihli ve E.2021/334, K.2021/245 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Diyarbakır 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin09/08/2021 tarihli ve E.2021/334, K.2021/245 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27/12/2021 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Celal Mümtaz
Birol
Nilgün
Doğan
AKINCI
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27/12/2021
ÜYE
Ahmet ARSLAN