T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/721KARAR NO : 2022/203
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Davacının hissedarı olduğutaşınmazlardan3194 ve2981 sayılı Kanun'laruyarınca iki kez düzenleme ortaklık payıalındığından bahisle açılan tazminat davasınınİDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: İ.TVekili
: Av. M.A
Davalı
: Melikgazi Belediye BaşkanlığıVekilleri
:Av.T.B, Av. Z.D I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin daha önce hissedar olduğu Kayseri İli, ... İlçesi, ....Köyü/Mahallesi, ... parselde kayıtlı taşınmazdan 2981 sayılı Kanun uygulaması nedeniyle düzenleme ortaklık payıkesildiği halde, bu taşınmazın şuyulandırılması sonucu oluşan Kayseri İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlıtaşınmazda İmar Kanunu 18. madde uygulaması yapılarak müvekkilinin hissesinden ikinci kez, mükerrer olarakdüzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, ... ada .. ve .. ile ... ada ... parselde şuyulandırıldığını, bunun dakamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla, 50.000 TLtazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliistemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. 2. Davalı vekili, süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde, davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiğinden bahisle görev itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/03/2019 tarihli ve E.2018/225, K.2019/278 sayılı kararı ile, açılandavanın yargı yolu dava şartının mevcut bulunmaması gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesigereğince usulden reddine reddine karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 01/07/2021 tarihli ve E.2020/882, K.2021/1484 sayılı kararı ile, "...ikinci defa düzenleme ortaklıkpayı alınması, taşınmazın aynına ilişkin olup kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğundan ve adli yargıdabakılması gerektiğinden, bedele ilişkin değerlendirme de Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göreyapılacağından 2942 sayılı Kanunun 37. maddesi uyarınca adli yargı görevli olup, bu dosyaya özgü biruyuşmazlık mahkemesi kararı da bulunmadığı gözetildiğinde, işin esasına girilerek sonucuna göre bir kararverilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir."gerekçesiyle anılan Mahkeme kararının kaldırılmasınave davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesinekesin olarak karar vermiştir. 4. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 19/07/2021 tarihli ve E.2021/464 sayılı Tensip Zaptı/kararıile, mahkemelerince verilen kararın kaldırılmasıyla davanın yeni esasa kaydedildiğini belirterek, taraflara istinaf kaldırmailamına ilişkin tebligat gönderilmesine karar vermiştir. 5. Bölge Adliye kararı davalı idareye 02/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.
6. Davalı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurudabulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 7. Danıştay Başsavcısı, 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un 10. ve 3194 sayılı İmarKanunu’nun 18. maddesihükümlerine yer verdikten sonra; uyuşmazlığın çözümünün idari nitelikteki imar uygulamalarınınhukuki denetiminin yapılmasına bağlı olduğu; idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalarsonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği,nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/06/2020 tarihli, E.2020/262, K.2020/395 sayılı kararınında bu yöndeolduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2981 ve 3194 sayılı Kanun'ların ilgili hükümlerine değindikten sonra;mevzuat ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak davaya konu olan olay incelendiğinde, idarece kamu gücükullanılarak, re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilen uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1.b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatıhükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/02/2009 tarihli veE.2008/305, K.2009/24 sayılı kararında da bu tür davaların çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğununvurgulandığı gerekçesiyle; Danıştay Başsavcılığınınbaşvurusunun kabulü ile Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesiningörevlilik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirmiştir. IV. İLGİLİ HUKUK 10. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır. 11. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılanKanun hükümlerinin gereğidir. 12. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tekyanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır. 13. 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılıİmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un "Tapu verme" başlıklı 10. maddesinin (b) bendişöyledir: " b) Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyonadayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilikveya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilenmülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkilerkadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanlarınyapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro veTapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayinedilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilenoluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkinhisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılanyerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiğiarsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek kirakontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir.Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları resen iptal edilir." 14. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun; “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesininilgili kısımları şöyledir:“Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölgeplanı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerinnazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisinceonaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlaronay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internetsayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılırveya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.)Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar......Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir......c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundabelirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.(…) ” 15. Aynı Kanun'un davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18.maddesişöyledir: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelereait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklıkpayları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (1)
(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbitutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan,park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve buhizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklıkpayı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payıalınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez.Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenleme ortaklık payı alınanlarından, budüzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz.Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesindebina bedeli ayrıca dikkate alınır.Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak birimar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göremuhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli birveya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine
ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapılarıneski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçekamulaştırılmadıkça yıktırılamaz.Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya planve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave,değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu maddehükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakilinşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaatruhsatı verilebilir.Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerinmuvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapıyapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunuuygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ilecebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa veparselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz." V. İNCELEME VE GEREKÇE: A. İlk İnceleme 16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 17. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 18. Dava, davacının hissedar olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkatealınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle taşınmazlara kamulaştırmasız elatıldığından bahisle ve tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 19. Belediyelerin yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri uyarınca tek yanlı irade açıklaması ile tesis ettiği, genelve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, düzenlemeortaklık payı alınması gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda
olduğuprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, "idarieylem" niteliği taşımaktadır. 20. Dosyanın incelenmesinden; Kayseri İli, ... İlçesi, .... Köyünde davacının hissedarı olduğu taşınmazın dabulunduğu alanda 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması ile oluşan taşınmazdan hisseverildiği, taşınmazın bulunduğu bölgede bu kez 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis edilenparselasyon işlemi sırasında davacının taşınmazından ikinci defa düzenleme ortaklık payının alınmasından sonra oluşan ...ada, .. parsel ve ... ada .. parsel ve ... ada .. sayılı taşınmazlardan davacıya hisse tahsis edildiği, davacı tarafından 2981sayılı Kanun uyarınca kesinti yapıldıktan sonra ikinci kez kesinti yapılamayacağından bahisle, kamulaştırmasız el atmanedeniyle tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 21. Bu durumda, idarece tesis edilen parselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyleuğranıldığı öne sürülen zararın tazminiistemiyle açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesisedilen imar uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ileKayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/07/2021 tarihli ve E.2021/464 sayılı görevlilikkararının kaldırılmasıgerekmiştir. VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilinin yaptığı görev itirazınınreddine ilişkin Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/07/2021 tarihli ve E.2021/464 sayılıGÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 18/04/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN