T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/722KARAR NO : 2022/198
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Davacının dava konusu ettiğitaşınmaza ilişkin olarak,6292 sayılı Kanun'un7. maddesi uyarınca taşınmazın rayiçbedeline uygun başka bir taşınmazınverilmesi veya bedelinin tarafına ödenmesiistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle açtığı davanın İDARİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: H.YDavalı
: Kocaeli DefterdarlığıVekilleri
: Av. K.Ö, Av. E.S
Av. D.A.T, Av. S.KFeri Müdahil(YalnızcaAdli Yargıda
: S.D I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman SınırlarıDışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 7. maddesiuyarınca, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Köyü, .. Pafta, .. Parsel sayılı taşınmazın rayiç bedeline uygun başka bir taşınmazınverilmesi veya bedelinin tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/04/2014 tarihli ve 2684 sayılıişlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.2. Açılan davada, davalı idare tarafından verilen cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... oğlu S.D adınakayıtlı iken Gebze Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin E.2004/245, K.2005/49sayılı ilamı ile taşınmazın davalı adına olantapu kaydının iptali ile Hazine adına tapudaki tarla vasfıyla tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verildiği, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2005/14245 Esas, 2006/1605 Karar sayılı ilamı ile ise Yerel Mahkemenin “dava konusu taşınmazıntarla niteliği ile Hazine adına tesciline” sözleri çıkarılarak bunun yerine “orman niteliği ile Hazine adına tesciline”yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş hali ile onanmasına karar verildiği; bu kararın Gebze TapuMüdürlüğünün 27/07/2006 tarihli ve 8033 yevmiye numaralı işlemi ile ifa edilerek, taşınmazın Hazine adına Orman vasfıile tescil edilmiş olduğu; davacı tarafından 11/06/2012 tarihinde verilen dilekçe ile taşınmazın 6292 sayılı Kanunhükümlerine istinaden kendisine iade edilmesi için başvuruda bulunulduğu, talep üzerine Defterdarlık UzmanlarıKoordinatörlüğünce 10/01/2014 tarihli rapor düzenlendiği;
İdarece değerlendirme işlemleri devam ederken, davacıtarafından başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemli olarak Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 2012/963Esasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 2013/1164 K. Sayılı karar ile “6292 sayılı Kanun kapsamında,bir taşınmazın iade kapsamına girebilmesi için orman olduğu gerekçesiyle dava açılıp Hazine adına ormanvasfıyla tescil edildikten sonra 2/B uygulaması sonucunda orman sınırları dışına çıkarılmış olması gerektiğindenorman vasfında olan ve özel mülkiyete konu edilmesi mümkün bulunmayan uyuşmazlık konusu taşınmazınHazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin bir işlem ve tapu kayıtlarında bu yolda bir belirtmebulunmadığından, davacının söz konusu taşınmazın kendisine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddiyolundaki dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği” gerekçesi ile davanın reddine kararverildiği; verilen bukesin hüküm nedeniyle, öncelikle davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği; ayrıca, 6292sayılı Kanun gereğince taşınmazın iadesinin mümkün bulunmadığı, çünkü Kanun'un “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 incimaddesinin 2 nci fıkrasında “Bu kanun, 6831 sayılı Kanunun 2 inci maddesine göre Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.”; Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında“İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme vearaştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi halinde, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileriadına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapukayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerektescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılandavalardan vazgeçilir. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilenkesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bukararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması halinde, bedelsiz olarak önceki kayıtmaliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.” denildiği; söz konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil
edildiği ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmamış olduğundan 6292 sayılıKanun kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı; dava konusu taşınmaz S.D adına kayıtlı ikenMahkeme kararı ile Hazine adına orman vasfıyla tescil olduğu, davacı H.Y tarafından S.D aleyhine Gebze 2.AsliyeHukuk Mahkemesinin 2002/305 esas sayılı davası ile satış vaadine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmış ise dekararda bedele ilişkin hüküm kurulmuş olduğundan, taşınmazın iadesi mümkün olsa dahi 6292 sayılı Kanunun 7. maddesigereğince önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilmesinin gerektiği ve bu açıdan bakıldığında dadavanın reddinin gerektiği savunulmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda 3. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi 05/02/2015 tarihli ve E.2014/736, K.2015/101 sayılı kararı ile, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve bukarar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir: "..tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan taşınmazlara ilişkin olarakaçılan davalar sonucunda mahkemelerce kişiler adına olan tapuları iptal edilerek; orman vasfıylatapuda Hazine adına tescil edilen ve daha sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan veyadoğrudan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adınatapuya tescil edilenlerin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde başvurulması şartıylailgililerine iade ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkin edileceği anlaşılmakta olup,yasa maddesinin "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini" şeklindeki başlığından anlaşılacağı üzere gerekanılan terkinlerin, gerekse yasa kapsamındaki taşınmazların ilgililere iadesi veya başka bir taşınmazverilmesinin sonuç itibariyle tapu kayıtlarında değişiklik gerektirdiği ve verilecek bir iptal kararınınuygulanmasının bu sonucu doğuracağı, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idariyargının değil, tapu kayıtlarında değişiklik meydana getirebilecek bir şekilde karar vermeye yetkili olanadli yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.Nitekim 6292 sayılı kanuna dayanılarak hazırlanan ve 04.07.2012 tarih ve 28343 sayılı ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 345 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin "İadedenYararlanacaklardan İstenilecek Belgeler" başlıklı 12/c maddesinde, ilgililerden tapu ferağ işlemleri içinT.C. kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanının onaylı örneği, üç adet vesikalık fotoğraf, tüzel kişiler içinayrıca, taşınmaz tasarrufuna izinli olduğunu ve temsilcisini gösterir yetki belgesi ile imza sirküleriisteneceği belirtilmek suretiyle bahsi geçen madde kapsamında yapılacak başvuruların tapu kayıtlarındadeğişiklik meydana getirme kuvvetine haiz olduğu kabul edilmiştir." 4. Davacı bu kez, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... mevkii, .. pafta, .. parsel' de kayıtlı ve 5.860 m2 vasıflı tarlayıKadıköy 7. Noterliği tarafından düzenlenmiş olan satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satış vaadi borçlusu S.Dyanında feri müdahil olduğu yargılama sonucunda Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşmiş ilamı ile taşınmazıntapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına orman olarak tesciline karar verildiğini, Hazine aleyhine tapu iptali ve tescildavasına devam etme olanağı kalmadığından davanın mecburen satış vaadi borçlusu aleyhinde tazminat talebinedönüştürüldüğünü, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/12/2006 tarih ve E.2002/305, K.2006/575sayılı ilamındalehine verilen kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, satış vaadinin geçerli olduğunun tescil edildiğini,tapulu taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığını, tarla niteliğinde olduğunu, 6292 sayılı Kanun gereğince taşınmazınıniadesini talep ederek idare mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, davanın temyiz aşamasında olduğunu, zararısebebiyle AİHM'ye başvurduğunu; Kocaeli Defterdarlığının 30/04/2014 tarihli yazısında, 6292 sayılı Kanun'un 7.maddesinin, iadesini talep ettiği taşınmazı kapsamadığı gerekçesiyle taşınmaz ile ilgili yapılacak bir işlem bulunmadığıcevabı verildiğini, davalı idare işleminin iptali talebiyle açtığı iptal davası sonucunda, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin05/02/2015 tarih ve E.2014/736,K.2015/101sayı ile, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı verdiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenle adli dava açılması zarureti doğduğunu ifade ederek; 6292sayılı Kanun'a dayalı yeni bir çalışma ile taşınmaz orman dışına çıkarılabileceğinden iade hakkının saklı tutularak,taşınmazın yerine rayiç bedeline uygun başka bir taşınmaz verilmesine, mümkün olmaması durumunda rayiç bedelinödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 5. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/03/2019 tarihli ve E.2016/353, K.2019/154 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek; davacının tüm zararını Mahkeme kararıyla tazmin ettiği, geçerli olan ancak sonradanifası imkansız hale gelen sözleşme gereğince6292 sayılı Kanun kapsamında "hak sahibi" olmayacağından, iade veyatazminat başvuru hakkının da bulunmayacağı; satış vaadi sözleşmesinin imkansız hale gelmesiyle tapu kayıtlarında malikolamadığından davacının bu Kanun kapsamında başvuru hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararvermiştir. Bu karara karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur. 6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 31/10/2019 tarihli ve Dosya No.2019/1188,K.2019/971 sayılı kararı ve"...6292 Sayılı Yasanın ilgili maddelerinde tapu kaydına dayalı olarak 7.maddekapsamında talepte bulunulması durumunda 7.maddede sayılan şartların var olup olmadığı yönünde idareyebaşvuruda bulunulması gerektiği belirtilmektedir. 9.maddedeki istisnai durumlar haricinde Adli Yargının görevalanına giren herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. İlgililerin 7.maddeye göre taleplerine idarecedeğerlendirme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekmekte olup, idarenin yetki ve tasarrufunda olan bir
konunun yargısal faaliyet alanı 2577 Sayılı Yasanın 2.maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından menfaatleriihlal edilenlerce açılacak davaların İdare Mahkemesinde açılması gerekmektedir." gerekçesi ile, istinaf istemininkabulüne, Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararıveren Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 7. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/12/2019 tarihli ve E.2019/257, K.2019/412 sayılı kararı ile,Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin E.2019/1188,K. 2019/971sayılı kararı doğrultusunda, eldekidavada açıklanan ilkeler ve Yargısal İçtihatlarda belirtildiği üzere davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada6292 Sayılı Kanun'un 7. maddesine dayalı olarak talepte bulunulduğu, Kanun'un 7.maddesinde sayılan şartların var olupolmadığının değerlendirilmesinin idarenin yetki ve tasarrufunda olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın idari hukuk ilke vekurallarına göre çözülmesi gereken bir uyuşmazlık olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK’ nın 114/1-bmaddesi yollamasıyla 6100 sayılı HMK’ nın ll5/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinekarar vermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 21/01/2021 tarihveE.2020/463, K.2021/23 sayı ile, istinaf başvurusunun, esastan reddine karar vermiş, temyiz yoluna başvurulmamasıüzerine görevsizlik kararı kesinleşmiştir. 8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247 sayılı Kanun'un 14., 15. ve 16. maddeleri uyarınca DanıştayBaşsavcılığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından görüş istenmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ A. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi 9. Danıştay Başsavcısı yazılı düşüncesinde, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yönündegörüş bildirmiştir. Görüşün ilgili kısımları şu şekildedir: "Olayda 6292 sayılı Yasa kapsamında dava konusu taşınmazların, bedelsiz olarak iade şartlarınıtaşıyıp taşımadığı, taşınmazın yerine rayiç bedellerinin ödenip ödenmeyeceği ya da rayiç bedele uyguntaşınmaz verilip verilmeyeceğinin saptanması işlemlerinin her birinin birer idari işlem olduğu, işlemlerinbir idari mercii tarafından tek yanlı olarak tesis edildiği, davanın kökeninde çözüme kavuşturulmamışmülkiyet, kadastro gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görüldüğünden davanın idari yargı yerincegörülmesi gerekmektedir.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28/05/2020 tarih ve E:2020/56, K:2020/309 sayılı kararı da buyöndedir." B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi 10. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yönünde görüşbildirmiştir. Görüşün ilgili kısımları şu şekildedir: "... davanın konusunun 6292 sayılı Kanun kapsamında söz konusu taşınmazın bedelsiz olarak iadesi,taşınmaz yerine rayiç bedele uygun başka bir taşınmaz verilmesi veya taşınmaz yerine rayiç bedelininödenmesi şartlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesine yönelik olduğu ve davalı idarece bu Kanunuyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile tesis edilmiş bir işleme ilişkin bulunduğu anlaşılmışolup, belirtilen duruma göre dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2/1.a maddesinde yer alan "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve E.2018/820, K.2019/117 ve 28.05.2020 tarihli veE.-K.2020/56-309 sayılı kararlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır." IV. İLGİLİ HUKUK 11. 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları DışınaÇıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un “Amaç ve kapsam”başlıklı 1. maddesi şöyledir: “(1) Bu Kanunun amacı; 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesigereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni ormanalanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köylerhalkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarımarazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.(2) Bu Kanun, 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışınaçıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.” 12. 6292 sayılı Kanun'un “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Bu Kanunun uygulanmasında;a) 2/A alanları: 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre Hazineadına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerleri,b) 2/B alanları: 6831 sayılı Kanunun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesiile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesininbirinci fıkrasının (B) bendine veya kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan ve çıkarılacak yerleri,(…) ifade eder.” 13. 6292 sayılı Kanun'un “Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış” başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir: "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncedüzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden öncekullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almakiçin süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusuetmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır.(2) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonradüzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihindenönce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satınalmak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusuetmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır.(3) Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veyakadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, butaşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler....(6) Hak sahiplerine satış işlemleri idarece, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren en geç altı ayiçinde sonuçlandırılır.(7) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listeleri veya kadastrotutanakları kapsamında kalan taşınmazların satış işlemleri, 1/5/2010 tarihinden itibaren tespit edilenrayiç bedeller üzerinden yapılır..." 14. 6292 sayılı Kanun'un “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7.maddesi şöyledir: “(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılaninceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişileradına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızıngeçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devameder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir,açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapudahenüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infazedilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıtmaliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veyabedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleridevredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtlarıgeçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardanvazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veyakanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılıkdaha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişilerolmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanundabelirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunanve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmasıgereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlarhakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonundasona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve davaaçamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre
değerlendirilir.(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıylaOrman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen,fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere OrmanGenel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlargereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iadeedilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizinkabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” 15. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" V. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL' ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasındaanılan Kanun'un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının 15.maddede belirtilen hükmün aksine, davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece, ekindeidari yargı dosyası olmadan Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği; dosyanın iade edilmesi üzerine, adli yargı yerinceidari yargı dosyasının Mahkemesinden istenildiği ancak dosyanın imha edilmesi nedeniyle Kocaeli İdare Mahkemesinindava dosyasının UYAP çıktıları temin edilerek Mahkememize gönderildiği ve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 17. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 18. Dava, davacının6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Muallim Köyü, 1Pafta, 2 Parsel sayılı taşınmazın rayiç bedeline uygun başka bir taşınmazın verilmesi veya bedelinin tarafına ödenmesiistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 30/04/2014 tarihli ve 2684 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 19. Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, tapu kayıtlarına güvenerek kişilerin satın aldıklarıtaşınmazlarla ilgili olarak oluşan zararların tazmini amacıyla Medeni Kanun'un 1007. maddesi kapsamında açılandavaların adli yargı yerlerinde görülmesinin gerektiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Buna karşılık, adli ve idariyargı yerlerinde açılan davalarda, esas olarak 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında taşınmazın iadesi, bununmümkün olmaması halinde, taşınmazın rayiç bedeline uygun başka bir taşınmaz verilmesi bunun da mümkün olmamasıhalinde taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesinin talep edildiği; aynı zamanda bu amaçla yapılan başvurunun da idarecereddedildiği, öte yandan davacının "iade hakkını saklı tutularak" diğer talepleri yönünden davalarını açtığıgörüldüğünden; görev uyuşmazlığının bu kapsamda incelenip- sonuçlandırılması gerektiği açıktır. 20. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılıKanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, taşınmazın yerine rayiç bedellerinin ödenipödenmeyeceği ya da rayiç bedellerine uygun taşınmaz verilip verilmeyeceğinin saptanmasının birer idari işlem olduğu;işlemin, idari bir merci tarafından tek yanlı olarak tesis edildiği, işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeyeuygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığıgörülmektedir.
21. Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiğiüzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında,idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 05/02/2015 tarihlive E.2014/736, K.2015/101 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 05/02/2015 tarihli ve E.2014/736, K.2015/101 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 18/04/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN