T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/731KARAR NO : 2021/695
KARAR TR : 27/12/2021 ÖZET: 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve TeknikDüzenlemeler Kanunu ile yürürlükten kaldırılan4703 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezası ile idari yaptırım kararının iptali istemiyleaçılan davanın, 7223 sayılı Kanun'da yer alandüzenlemeler uyarınca İDARİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. KARAR Davacı
: A.Sağlık Ürünleri Elektronik Bilgi Teknolojileri Medikal Doğal Gaz
Hizmetleri Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti.Davalı
: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz KurumuI. DAVA KONUSU OLAY1. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 23/06/2021 tarihli ve …-511.09-468002 sayılıyazısı ile, davacı firma tarafından piyasaya arz edilen 8682279571614 barkod numaralı A. marka ve Er1532020 lotnumaralı Cerrahi lastikli maske adlı ürünle ilgili olarak yapılan denetimlerde, davacı firma tarafından teknikdüzenlemeye aykırı ürünlerin piyasaya arz edildiğinin tespit edildiği, böylece 4703 sayılı Ürünlere İlişkin TeknikMevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranıldığından bahisle,davacı firma adına 4703 sayılı Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiuyarınca15.150 TL idari para cezasıverilmesine;Ürünün piyasaya arzının durdurulmasına, piyasaya arz edilmiş olan uygunsuz ürünlerin toplatılarak mümkün iseteknik düzenlemeye uygun hale getirilmesi, mümkün değil ise bertaraf edilmesine karar verildiği davacıya bildirilmiştir.2. Davacı, idari para cezası ile idari yaptırım kararının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Erzurum 1. Sulh Ceza Hâkimliği 02/08/2021 tarihli ve D.İş. 2021/2381 sayılı kararı ile, itirazkonusunun sulh ceza hakimliğince incelenebilecek kararlardan olmadığı,4703 sayılı Kanun'un 13. maddesine görebaşvurunun çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.4. Davacı bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Ankara 11. İdare Mahkemesi 12/10/2021 tarihli ve E.2021/1716 sayılı kararı ile, 4703 sayılıKanun'da idari para cezasına ve idari yaptırım kararına yapılan itirazların görüm ve çözümüne ilişkin özel bir düzenlemebulunmadığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 4703 sayılı Kanun’un “Ürünlerin piyasaya arzında üreticilerin vedağıtıcıların yükümlülükleri” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Piyasaya arz edilecek yeni ürünlerin ilgili teknik düzenlemeye uygun olması zorunludur. Buhüküm, kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilmesi hedeflenenürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere deuygulanır.”7. “Ceza hükümleri” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrası (a) bendi şöyledir:“Bu Kanunun;a) 5 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında dört bin Türklirasından elli bin Türk lirasına kadar…… idari para cezası uygulanır....”8. “Piyasa gözetimi ve denetimi” başlıklı 10. maddesi şöyledir:
“Piyasa gözetimi ve denetimi, ilgili teknik düzenlemelerde ve/veya bu Kanun ve bu Kanununuygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Bunlara ilişkinidarî düzenlemeler yetkili kuruluşlarca hazırlanır.Yetkili kuruluşlar, piyasa gözetimi ve denetiminde, gerekli gördükleri durumlarda, gözetim vedenetime konu ürüne ilişkin uygunluk değerlendirme işlemlerinde yer almayan test, muayene ve/veyabelgelendirme kuruluşlarının imkânlarından yararlanabilirler. Ancak piyasa gözetimi ve denetimindenihaî karar, yetkili kuruluşlara aittir. Piyasa gözetimi ve denetiminde test, muayene ve/veyabelgelendirme kuruluşlarının imkânlarından yararlanılması ve ürünün güvenli olmadığının tespitedilmesi halinde, test ve muayeneye ilişkin giderler üretici tarafından ödenir.Piyasa gözetimi ve denetimini gerçekleştirecek yetkili kuruluşların isimleri Müsteşarlık aracılığıylaKomisyona bildirilir.”9. “Ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı” başlıklı 11. maddesi şöyledir:“İlgili teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, bir ürünün güvenli olmadığına dairkesin belirtilerin bulunması halinde, bu ürünün piyasaya arzı, kontrol yapılıncaya kadar yetkilikuruluşça geçici olarak durdurulur.Kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde, masrafları üreticitarafından karşılanmak üzere, yetkili kuruluş;a) Ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını,b) Piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin piyasadan toplanmasını,c) Ürünlerin, güvenli hale getirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda, taşıdıkları risklere görekısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini,d) (Değişik: 18/6/2017-7033/69 md.) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen önlemler ve ürününiçerdiği riskler hakkındaki bilgilerin, üretici tarafından etkili olacak şekilde duyurulmasını, üreticitarafından yapılan duyuru veya duyuru şekli uygun bulunmaz veya yetersiz görülürse, ülke genelindedağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle riskaltındaki kişilere duyurulmasını,Sağlar.Risk altındaki kişilerin yerel yayın yapan gazete ve televizyon kanalları vasıtasıylabilgilendirilmesinin mümkün olduğu durumlarda, bu duyuru yerel basın ve yayın organları yoluyla, riskaltındaki kişilerin tespit edilebildiği durumlarda ise bu kişilerin doğrudan bilgilendirilmesi yoluylayapılır.(Ek fıkra: 18/6/2017-7033/69 md.) İkinci fıkrada yer alan hükümler, yetkili kuruluş tarafından 4üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde hazırlanarak yürürlüğe konulan teknik düzenlemedeyer alan diğer önlemlerin alınmasını engellemez.Bu madde kapsamında alınacak önlemler, gerektiğinde Komisyona iletilir.”10.13. maddesinde, bu idarî para cezalarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüşken, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılıKanun’un 496. maddesi ile 13. madde, “Bu Kanunda yer alan idarî para cezaları, yetkili kuruluşlar tarafındanverilir.” şeklinde değiştirilmiştir.11. 4703 sayılı Kanun, 12/03/2020 tarihli ve 31066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlük maddesiuyarınca,12/03/2021 tarihinde, yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve TeknikDüzenlemeler Kanunu ile yürürlükten kaldırılmış ve bu Kanun'da yer alan kabahatler 7223 sayılı Kanun ile yenidendüzenlenmiştir.12. 7223 sayılı Kanun'un "Amaç" başlığı altında düzenlenen 1. maddesi şöyledir:" (1) Bu Kanunun amacı, ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasınısağlamak; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadiişletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirlemektir."13. "Kapsam" başlıklı 2.maddesi şöyledir:" (1) Bu Kanun, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmetesunulan tüm ürünleri kapsar.(2) Avrupa Birliği üyesi ülkelere ihraç edilen veya ihraç edilmesi hedeflenen ürünler bu Kanunkapsamında piyasaya arz edilmiş sayılır.(3) Bir ürüne ilişkin özel bir kanunun bulunması durumunda, bu Kanun hükümleri söz konusuürüne, özel kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanır.(4) Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelere ihraç edilen veya ihraç edilmesi hedeflenenürünler bu Kanunun kapsamı dışındadır. Ancak bu ürünlerin de güvenli olması, tağşişe konu olmamasıve ürüne ilişkin işaretleme, etiketleme ve belgelendirmenin alıcıyı yanıltmayacak şekilde yapılmasızorunludur."14. Kanun'un 16. maddesi ve devamında bu Kanun uyarınca verilecek idari yaptırım kararları, 20. maddesindede idari para cezaları düzenlenmiş olup, "Masrafların rücu edilmesi ve idari yaptırımlarda yetki ve itiraz" başlıklı
22.maddesi ise şöyledir:" (1) Bu Kanunda belirlenen idari yaptırımlar yetkili kuruluş tarafından uygulanır. İdariyaptırımların hangi makam veya kamu görevlilerince uygulanacağı yetkili kuruluş tarafından çıkarılanyönetmelik ile belirlenir. 15 inci maddenin yedinci fıkrası, 16 ncı maddenin dördüncü ve yedincifıkraları ile 17 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yapılan masrafların yetkili kuruluş tarafındankarşılanması halinde masraflar, masrafı yapan yetkili kuruluşça ilgili iktisadi işletmeciye genelhükümlere göre rücu edilir.(2) Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir."15. "Yürürlükten kaldırılan Kanun" başlıklı 25. maddesi şöyledir:" (1) 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.(2) Mevzuatta 4703 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış kabul edilir."16. Öte yandan, 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun birinci maddesi şöyledir:“Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumakamacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idari yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır.”17. Kanun'un ikinci kısmında yer alan 32 ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışında kalançeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlere yaptırımlar öngörülmüştür.18. Aynı Kanun’un 2. maddesinde, kabahat deyiminden, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasınıöngördüğü haksızlığın anlaşılacağı; “Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Hangi fiillerinkabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımındanbelirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.” hükmü, ikincifıkrasında da “Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.” hükmüyer almakta, böylece hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceği hususunun yanı sıra,idarenin de genel ve düzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğinin belirtildiği, ayrıca işlenen bir kabahatin karşılığıolan yaptırımın türü, süresi, miktarının ancak kanun ile belirlenebileceğinin de ifade edilmiş olduğu; 16. maddesinde,kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret bulunduğu;idari tedbirlerin de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğubelirtilmiştir.19. Aynı Kanun’un 3. maddesini değiştiren 06/12/2006 tarihli, 5560 sayılı Kanun’un 31. maddesi şöyledir:“ (1) Bu Kanunun;a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi21. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:22.Dava, 4703 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 11. maddesive 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen idari yaptırım ve idari para cezası kararlarının iptali istemiyle
açılmıştır.23.Olayda, davanın, 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan4703sayılı Kanun uyarınca verilen idari yaptırımlara karşı açıldığı, bu Kanun'da yer alan kabahatlerin 7223 sayılı Kanun ileyeniden düzenlendiği ve Kanun’un 22. maddesinde de, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarınakarşı idari yargı yoluna başvurulabileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.24. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevlimahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.25. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genelhukuk ilkesidir.26. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.27. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir.28. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezası ile idari yaptırım kararının, olay tarihinde yürürlüktebulunan ancak 12/03/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan4703 sayılı Kanunuyarınca verildiği,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 7223 sayılı Kanunile yeniden düzenlendiği ve bu Kanun'da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterildiğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağından ve7223 sayılı Kanun'da da, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına ilişkin bir düzenleme yer almadığından, davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.29. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 11. İdare Mahkemesince yapılan12/10/2021 tarihli ve E.2021/1716 sayılı başvurunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 11. İdare Mahkemesince yapılan 12/10/2021 tarihli ve E.2021/1716 sayılı BAŞVURUNUNREDDİNE,27/12/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanCelal MümtazAKINCIÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN