T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/739KARAR NO : 2022/118
KARAR TR : 28/02/2022 ÖZET: Davalı idare tarafından yapılanaltyapı çalışmaları sırasında, davacışirkete ait tesislere verilen zararıntazmini istemiyle açılan davanın, İDARİYARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: D...S...S... A.Ş.Vekili
: Av. M.U.YDavalı
: Erzurum Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. S.G
I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı sigorta şirketi vekili, sigortalısı şirkete ait doğalgaz boru hattına davalı idare tarafından yapılan altyapıçalışmaları sırasında verdiği maddi zararın rücuan ve cebren tahsili talebiyle Erzurum 3. İcra Müdürlüğünün 2018/5281Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde itirazın iptali davası açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve E.2019/296, K.2019/533 sayılı kararıile; "kamu tüzelkişisi olan davalı belediyenin hizmet kusuru iddiasıyla açılan rücuan tazmin davalarında idaremahkemelerinin görevli olduğu" gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesigereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30/10/2020 tarihli ve E.2020/162, K.2020/1209sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş ve böylelikle istinafa konu ilk derecemahkemesi kararı kesinleşmiştir. 4. Davacı vekili, bunun üzerine aynı doğrultuda idari yargı yerinde tam yargı davası açmıştır. B. İdari Yargıda 5. Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 14/10/2021 tarihli ve E.2020/1333 sayılı ara kararı ile; "İcra veİflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu ve idare mahkemesinin görevsiz olduğu sonucuna varılarak" 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar verilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 6. Anayasa'nın "Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır." 7. Anayasa'nın 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendinde; idari eylemve işlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. 9. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görevalanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz."
10. 2004 sayılı Kanun'un Geçici 13. maddesi şöyledir: "(Ek: 15/8/2017-KHK-694/9 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/9 md.)İdari yargının görev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten öncebaşlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrasıuyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşmekararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararınınkesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddineveya düşme kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez.Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazınkaldırılması davalarında talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığıtakip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takipdosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır. " B. Yargı Kararları
11. Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesince Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda AnayasaMahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.2020/78, K.2020/59 sayılı karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "... 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncü fıkrasında 'İdari yargının görevalanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz. ', geçici 13. maddesinde ise 'îdari yargınıngörev alanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış ilamsız icratakipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme kararıhakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam edilemez./ Birinci fıkrakapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarındatalep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı takip ve yargılamagiderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icramüdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır. ' hükümlerine yerverilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 16/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1458, K.2018/1437 sayılıkararında idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların itirazın iptali davasıyoluyla görülmesinin mümkün olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine karar vermiştir.Açıklanan nedenlerle bakılmakta olan uyuşmazlık idari yargı mercileri tarafından çözülmesi gerekenbir uyuşmazlık olup itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bu uyuşmazlığa bakma görevibulunmamaktadır. ..." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28/02/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hâkim Murat UÇUR' un davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
14. Dava, davalı kamu tüzelkişiliğini haiz idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesiseverilen zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 15. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava,kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuruveya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususlarınsaptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunantam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. 16. 2004 sayılı Kanun'un değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde aynıKanun'un 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik öncesi adli yargı yerinin görevli olduğu söylenebilir ise de,Kanun değişikliği ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararı doğrultusunda, idari yargının görev alanına girenkonulara ilişkin uyuşmazlıkların ilamsız icra takibine konu edilmesi ve itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkünbulunmamaktadır. 17. Bu durumda, kamu tüzelkişisi olan davalı belediyenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın rücuantazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Erzurum 3. İdare Mahkemesinin başvurusununreddine karar vermek gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 14/10/2021 tarihli ve E.2020/1333 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 28/02/2022 tarihinde, Üyelerden Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU ile KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY Dava; davacı şirkete ait tesislere davalı idare tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında verdiği maddizararın rücuan ve cebren tahsili istemiyle İcra Müdürlüğü dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalineve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takipyöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronikortamda yapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emridüzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içindeyapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır. İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Kanun'da iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68. ek 68/a ve ek 68/bmaddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir. İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeyebaşvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır. Söz konusu 67. madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988- 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyintahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkumedilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmekhakkı saklıdır. (Ek fıkra:2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeritazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” hükümlerini taşımaktadır. Anılan Kanun'un değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeterikadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile, icradairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgübulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır. Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gibi olayda davalı idarenin, herhangi bir projeye veya plana dayalıolmaksızın, davacı şirkete ait tesislere altyapı çalışmaları sırasında zarar verdiğinden bahisle meydana geldiği ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açılan davanın haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılacağı ve özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerlerine aitbulunduğu oyu ile davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu yolunda verilen karara katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN