T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/746KARAR NO : 2022/194
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Davacı tarafın davadan feragat etmesinedeniyle, 2247 sayılı Kanun uyarınca görevuyuşmazlığının esasının incelenmesi olanağıbulunmadığından; feragat nedeniyle KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞI hk.
K A R A R Davacılar
: 1-Y.T 2-A.TVekili
: Av. M.ÖDavalı
: Çevre ve Şehircilik BakanlığıVekili
: Av. S.BDavalı(Yalnızca adli yargıda): Toplu Konut İdaresi BaşkanlığıVekili
: Av. E.R.K I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, müvekkillerinin Şırnak ilinde 2016 yılında meydana gelen terör olayları nedeniyle evleriyıkılan vatandaşlara konut yapılması amacıyla maliki oldukları Şırnak İli, Merkez İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 485 ada,37 parsel sayılı taşınmaza herhangi bir bedel ödenmeksizin konut yapılmak suretiyle el atıldığından bahisle, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere arsa bedeli kadar zararın karşılığı olarak şimdilik 1.000 TL kamulaştırmasız el atılma bedeli ileecri-misil bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi 30/01/2020 tarihli ve E.2019/1269, K.2020/176 sayılı kararı ile,davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Davaya konu somut olayda; Şırnak ili, Merkez ilçesi, C., G, İ, Y ve Y Mahalleleri sınırları içerisindebulunan toplam 806,41 hektarlık alanın, 6306 sayılı" Afet Riski Altındaki Alanlarının DönüştürülmesiHakkında Kanun" kapsamında 2016/9082 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Riskli Alan" ilan edildiği,davacılara ait olan Şırnak İli Merkez İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın riskli alansınırları içerisinde kaldığı, 5233 Sayılı Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması HakkındakiKanun'un Geçici 6.maddesi uyarınca, bu alanlarda yapılacak uygulamaların, ilgililerin muvafakatiaranmaksızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından re'sen yapıldığı, bu kapsamda dosya arasındabulunan Tapu ve Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ekinde gönderilen, davaya konu taşınmazın tapukaydında, davaya konu taşınmazın, 16.10.2018 tarihinde imar düzenlemesine alındığının ve riskli alanilan edilen alanda olduğu hususunun sabit olduğu, dava konusu uyuşmazlığın da, idarelerin yetkiliorganlarının kamu gücünü kullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesis ettiği eylem nedeniyle uğranıldığıileri sürülen zarardan kaynaklandığı; davacı vekili tarafından da, bu eylemden doğan zararın tazminininistenildiği gözetildiğinde; davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesinde yer alan idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davalarıkapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır... " 3. Davacılar vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Mardin 1. İdare Mahkemesi 04/11/2020 tarihli ve E.2020/860, K.2020/1957 sayılı kararı ile, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15.maddesinin 1.fıkrası (d) bendi gereğince dava dilekçesinin reddine kararvermiştir. 5. Mardin 1. İdare Mahkemesi 27/10/2021 tarihli ve E.2021/54 sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca
görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: " Somut olayda; Şırnak ili, Merkez ilçesi. C, G, İ, Y ve Y Mahalleleri sınırları içerisinde bulunantoplam 806,41 hektarlık alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi HakkındaKanun kapsamında 2016/9082 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Riskli Alan" ilan edildiği, davacılaraait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 3.030 m2'sinin de riskli alan sınırları içinde kaldığı, davalı idaretarafından mezkur taşınmazda terör olayları nedeniyle evleri yıkılan vatandaşlara konut yapılmasıamacıyla konut yapıldığı, bu kapsamda davacıya da 7 adet daire verilmesinin önerildiği, dava konusutaşınmazın 06.12.2012 tarihli 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı ve 30.03.2020 tarihli 1/1000 ölçekliimar planında kullanım amacının değişmediği, hukuki bir el atmanın söz konusu olmadığı, taşınmazın3.030 m2'lik kısmına kamulaştırma kararı alınmadan doğrudan konut yapılmak suretiyle fiili olarak elatıldığının sabit olduğu görülmüştür. Fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır..." 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 16., 19. ve 21. maddeleri uyarınca DanıştayBaşsavcısının ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ 7. Danıştay Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca ",uyuşmazlığın davalı idarenin tek taraflıve kamu gücünü kullanarak tesis ettiği işlemlerden kaynaklandığı" gerekçesiyle uyuşmazlığın görüm ve çözümününidari yargı yerine ait olduğu yönünde düşünce bildirmiştir. 8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "dava konusu uyuşmazlığa konu işlem ve eylemlerinin, yukarıdabelirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde re'sen ve tek taraflı olarak tesis edilen işlemlerden olması sebebiyle,davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde belirtilen "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargıyerinde çözülmesi gerektiği" gerekçesiyle,
Mardin 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun reddine karar verilmesigerektiği yönünde düşünce bildirmiştir. IV. İLGİLİ HUKUK 9. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 10 ila 13. maddelerinde,olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin hususlara; 14 ila 20 maddelerinde olumsuz görev uyuşmazlığına veuyuşmazlığın çözümü amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruya ilişkin hususlara; 27. maddesinde ise, UyuşmazlıkMahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısındaninceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmiştir. 10. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Davadan feragat” başlıklı 307.maddesi şöyledir: "(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." 11. Kanun'un “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi şöyledir: “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlıdeğildir.(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanaktaaçıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " 12.Kanun'un “Feragat ve kabulün zamanı” başlıklı 310. maddesi şöyledir: “(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa,taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilkderece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.(3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesindensonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek kararverilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." 13. Kanun'un “Feragat ve kabulün sonuçları” başlıklı 311. maddesi şöyledir: “(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragatve kabulün iptali istenebilir.” V. İNCELEME VE GEREKÇE
14. Uyuşmazlık Mahkemesinin, Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın feragat nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın feragat nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 15. Olayda davacılar vekilinin Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmek üzere Mardin 1. İdareMahkemesi Başkanlığı'na verdiği 30/12/2021 tarihli dilekçesi ile, davaya konu parsel yönünden davanın tüm asılları veferilerinden feragat ettiği anlaşılmış ve Mardin 1. İdare Mahkemesince 11/02/2022 tarihli ve E.2021/54 sayılı üst yazı iledosyanın Mahkemelerine iadesi istenilmiştir. 16. Anılan Kanun hükümleri, öğretide ve uygulamada getirilen yorumlar birlikte ele alındığında, feragat isteğinintek taraflı açık bir irade beyanı olduğu; karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı bulunmadığı ve kesin hüküm gibihukuki sonuç doğurduğu görülmektedir.
17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarınıdoğuracağından ve davacılar vekilinin istemi nedeniyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’a göre görev uyuşmazlığının esasının, dolayısıyla Mardin 1. İdare Mahkemesinin başvurusununincelenmesi olanağı bulunmadığından; feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; Davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle, 2247 sayılı Kanun uyarınca görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesi olanağı bulunmadığından; FERAGAT NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 18/04/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN