T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/755KARAR NO : 2021/720
KARAR TR : 27/12/2021 ÖZET: Davacının taşınmazlarına Deriner BarajıHES İnşaatı Çevre Yolları yapımı kapsamındagerçekleştirilen çalışmalar sonucunda verildiğiileri sürülen zarara karşılık olarak, madditazminatın faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılan davanın İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: R.G.Vekili
: Av. İ.V.Davalı
: Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğüVekili
: Av. F.Y. I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu Artvin İli, Merkez İlçesi, Çimenli Köyünde bulunan 151 ada 9sayılı parsel ile 152 ada 5 sayılı parselde kayıtlı taşınmazlarının bulunduğu bölgede davalı idarece inşa ettirilen DerinerBarajı kapsamında yapılan çalışmalar sırasında taşınmazın hemen altında baraj gölü oluştuğu, baraj gölünün zemindeyarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydana geldiği, heyelanlar nedeniyle taşınmaz üzerinde sulu tarım yapmaimkanının kalmadığı, ayrıca taşınmaza ulaşan önceki yolların su altında kalması sebebiyle yeni yolların üretim maliyetiniarttırmasının ve heyelanlar nedeniyle can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşmesinin taşınmazını ekonomik olarakkullanılamaz hale getirdiği, yeni yollar ile taşınmaza ulaşan mesafelerin artmasının, yakıt ve pazarlama giderlerini, ürünlerininsan sırtında %35 eğimli arazide 500-700 metre yukarı taşınmasını gerektirmesi ile işçilik maliyetini etkilediği, taşınmazçevresinde meydana gelen heyelanlar ile baraj gölünün dolması arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğu ilerisürülerek, taşınmazda meydana gelen zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TLmaddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle davalıkurum aleyhine idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Rize İdare Mahkemesi E.2017/22, K.2018/649 sayılı dosyasında 28/09/2018 tarihinde, "Davanınkabulüne" karar vererek idare aleyhine tazminata hükmetmiş, karar aleyhine istinaf yoluna başvurulmuştur.3. Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E.2018/1675, K.2019/1170 sayılı dosyada16/07/2019 tarihinde, "uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği" görüşüyle "istinaf başvurusununkabulüne, Rize İdare Mahkemesinin 28/09/2018 gün ve E.2017/22, K.2018/649 sayılı kararının kaldırılmasına"karar vererek, dosyayı mahalline iade etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...davacı vekilince taşınmazın kamulaştırılması ve zararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktariçermeyen dilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalı idarece kamulaştırma sürecinintamamlanmadığı, incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, dolayısıylakamulaştırma mevzuatı çerçevesinde bir sürecin yürüdüğü, öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındataşınmaza kamulaştırmasız el atılmasından ya da bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasındaidarenin hizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddia edilmediği, yolun sualtındakalması ve zemindeki su hareketleri nedeniyle heyelan oluşması gibi barajın bizatihi varlığına bağlısebeplerle söz konusu zararın oluştuğunun iddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun dataşınmazın kamulaştırılması istemi olduğu ve taşınmazın sürekli olarak kullanılamaz hale geldiğiiddialarıyla taşınmazın tamamının değerinin karşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesinde yerverildiği birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesindedüzenleme altına alınan kısmi kamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması) müessesesi çerçevesindeçözümleneceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bu durumda. Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında taşınmazın kısmikamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağı noktasında düğümlenen uyuşmazlığın adli yargı yerindegörülmesi gerekirken. Mahkemece işin esasına girilerek verilen kararda hukuki isabetbulunmamaktadır..."4. Rize İdare Mahkemesi E.2019/480, K.2019/524 sayılı dosyasında 09/08/2019 tarihinde, B.İ.M
kararındaki gerekçeler doğrultusunda "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine" karar vermiş, kararın istinaf başvurusunun kesin olarak reddedilmesiyle07/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.5. Davacı vekili, benzer yöndeki taleple bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda6. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi E.2020/116, K.2021/122 sayılı dosyada 24/02/2021 tarihinde,"Davanın usulden reddine" karar vermiş, bu karar da istinaf başvurusunun kesin olarak reddedilmesiyle 03/11/2021tarihinde kesinleşmiştir. Bu kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Dava konusu edilen bölgede diğer taşınmazlara ait Rize İdare Mahkemesince verilen görevsizlikkararları İncelenmekle. Deriner Barajı HES İnşaatı Çevre Yolları İnşaatı kapsamında yapılan karayoluçalışmaları sonucunda ulaşım imkanı kalmasından dolayı uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık madditazminatın Adli yargı yerindeki dava açına tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistenilen davanın İdari Yargı yerinde görülmesine karar verildiği, somut olay bakımından DerinerBarajı kapsamında çalışmaların yapıldığı, bu çalışmaların neticesinde heyelanlar meydana gelmişolduğu, taşınmazlar üzerinde sulu tarım yapma imkanı kalmadığının belirtildiği, mahkememizin2016/49, 50, 51, 52 değişik sayılı dosyaları ile yapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsatacak şekilde toprak düzeyinde derin çatlakların olduğu, baraj istikametine doğrugenel bir hareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyunun yükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.Tüm hususlar birlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan hizmetkusuru bulunduğu değerlendirilmekle. İdari vargının görevli olduğu kanaatine varılmıştır..."
7. Davacı vekilinin 13/11/2021 tarihli müracaatı üzerine, oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümüiçin Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 23/11/2021 tarihli ve E.2020/116 sayılı üst yazısıyla dava dosyasını, idari yargıdosyası ile beraber Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat8. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında "İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü" olduğu düzenlenmiştir.B. Yargı Kararları9. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.Bölümünde şöyledir:“İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesindemeydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malıolmayan yerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesindemeydana gelen zararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atmahakkı bulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre elatılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılır.Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareketbulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi11. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin ve Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da
dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:12. Dava, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan HES projesi kapsamındaki çalışmalarsırasında, baraj gölünün zeminde yarattığı su hareketleri nedeniyle heyelanların meydana geldiği, heyelanlar nedeniyledavacıya ait taşınmaz üzerinde sulu tarım yapma imkanının kalmadığı ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararın tazminiistemiyle açılmıştır.13. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan veprojeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargıyerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.14. Olayda, ilk olarak idari yargı yerinde açılmış olan davada, yapılan keşif sonucu, Bilirkişi Kurulu tarafındanhazırlanan raporda taşınmaza fiilen el atılmadığı belirlenmiştir. Bu durumda davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilirkişi raporları dikkate alınarak, davanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarak açıldığının kabulü gerekir.15. Bu sebeplerle açılan davanın, idarenin plan ve proje kapsamında yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminineyönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1. maddesinde belirtilen dava türlerinden olmasınedenleriyle uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarihli veE.2019/480, K.2019/524 sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B.Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarihli ve E.2019/480, K.2019/524 sayılı davanın GÖREVYÖNÜNDEN REDDİ KARARININ KALDIRILMASINA,27/12/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanCelal MümtazAKINCIÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN