T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/764KARAR NO : 2021/691
KARAR TR : 27/12/2021 ÖZET: Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukluolarak bulunan davacının, haftada en az bir keztelefon ile görüşme hakkının iki haftada bir kezolmak üzere kullandırıldığı nedeniyle uğradığızararın tazmini istemiyle açılan davanın ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. KARAR Davacı
: E.Y.Vekili
: Av. S.B.Davalı
: 1- Maliye Hazinesi
2- Adalet BakanlığıVekili
: Av. F.Ü.
Vekili
: Av. N.D.I. DAVA KONUSU OLAY1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukluolarak bulunan davacı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca haftada en az birkere yakınlarıyla telefonla görüşme hakkı bulunduğu halde, hukuka aykırı olarak bu hakkın iki haftada bir kez olmaküzere uygulandığını, bu nedenle uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere 75.000 TL tazminatın ödenmesi için AdaletBakanlığına yapılan başvurusunun reddine ilişkin 04/09/2019 tarihli ve -E.1476/142523 sayılı işlemin iptali ile 75.000 TLmanevi tazminatın ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 13. İdare Mahkemesi 04/10/2019 tarihli ve E.2019/1812, K.2019/2015 sayılı kararı ile,manevi tazminat isteminin infaz hakimliğinin görev alanına giren uygulamalardan kaynaklandığı, 4675 sayılı İnfaz HakimliğiKanunu'nun 4. maddesi uyarınca bu uygulamalarla ilgili şikayetleri karara bağlamanın infaz hakimliğinin görevinde olduğudüzenlemesine istinaden, şikayete bakmakla görevli olan adli yargı yerinin aynı şikayetten kaynaklanan manevi tazminatistemine de bakmaya görevli olduğu, 4675 sayılı Kanun uygulamasından kaynaklanan davanın adli yargı yerinceçözümlenmesi gerektiğini belirterek, davanın görev yönünden reddine karar vermiş, davacı tarafından yapılan istinafbaşvurusu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 11/12/2019 tarihli ve E.2019/2375, K.2019/2368sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.3. Davacı, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Ereğli (Konya) İnfaz Hâkimliği 31/01/2020 tarihli ve E.2020/142, K.2020/134sayılı kararı ile, AdaletBakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen bir işlemi iptal etme gibi bir yetkisinin bulunmadığı,talebe ilişkin olarak görevli olmadığı gerekçesiyle talebin görev yönünden reddine karar vermiş, davacı tarafından yapılanitirazın, Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2020 tarihli ve D. İş. 2020/334 sayılı kararı ile kesin olarakreddedilmesi üzerine, davacı olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğunu ileri sürerek görevli yargı yerinin belirlenmesi içindava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini istemiştir.5. Uyuşmazlık Mahkemesi 13/07/2020 tarihli ve E.2020/382, K.2020/426 sayılı kararı ile, adli ve idari yargıyerlerince karşılıklı olarak verilmiş görevsizlik kararları bulunmadığından, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesindeöngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar vermiştir.6. Bu karar üzerine, Ereğli (Konya) İnfaz Hâkimliği 13/01/2021 tarihli ve E.2020/142, K.2020/134 sayılı ekkararı ile, açılan dava yönünden Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, talebin görevyönünden reddine karar vermiş, davacı tarafından yapılan itirazın Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2021tarihli ve D. İş.2021/111 sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine dava dosyası Ereğli (Konya) Ağır CezaMahkemesine gönderilmiş ve Mahkemenin 2021/40 esasına kaydedilmiştir.7. Uyuşmazlık Mahkemesinin kararından sonra, bu kez davacı vekili aynı istemle Ereğli (Konya) 2. AsliyeHukuk Mahkemesine dava açmış, Ereğli (Konya)2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/04/2021 tarihli ve E.2020/273,K.2021/277 sayılı kararı ile, davada ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsiz olması nedeniyledavanın usulden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiş, davacı ve davalı vekilinin, dosyanıngörevli ve yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine, dosya Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmiş ve Mahkemenin 2021/168 esasına kaydedilmiştir.
8. Ereğli (Konya)2. Asliye Hukuk Mahkemesinden gönderilen dava dosyasının, Ereğli (Konya) İnfazHâkimliğinden gönderilen dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin2021/40 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.9. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesi 07/07/2021 tarihli ve E.2021/40, K.2021/220 sayılı kararı ile,davanın esasını inceleyerek tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş,davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28/09/2021 tarihlive E.2021/1445, K.2021/1412 sayılı kararı ile meydana gelen zararın idari yargının görev alanında kaldığı gerekçesiylekabulüne, kararın bozulmasına karar verilmiştir.10. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesi 11/10/2021 tarihli ve E.2021/272, K.2021/283 sayılı kararıile, meydana gelen zarara ilişkin tazminat istemiyle açılan davanın çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın Konya Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.11. Davacı vekilinin, dosyanın Konya Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine dosya KonyaNöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmiştir.12. Konya 2. İdare Mahkemesi 17/11/2021 tarihli ve E.2021/1135, K.2021/1278 sayılı kararı ile, olumsuzgörev uyuşmazlığı bulunan dosya hakkında Mahkemelerince hukuken yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığıgerekçesiyle tevzi edilen dava dosyasının esas kaydının kapatılarak dosyanın Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.13.Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli ve 2021/272 sayılı üst yazısı ile, dava dosyasıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK14. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un,"Hükümlünün telefon ilehaberleşme hakkı" başlıklı 66. maddesi şöyledir:" (1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmeliktebelirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler.Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgütmensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçegörüşme yapabilirler.(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm,ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâlyararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiztelefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar."15. 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz KurumlarınınYönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" başlıklı 74.maddesi şöyledir:" (1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceyekadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ilehücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan vekurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.b) Disiplin cezaları olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veyadoğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez.c) Açık ve kapalı kurumlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık,salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılır.Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz. Görüşmeler,tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.ç) Kurum personeli hükümlülere tahsis edilen telefonları kullanamaz.d) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir.e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası,kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve birtelefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşmegerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresigörüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zarurihâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir......."16. "Tutukluların yükümlülükleri" başlıklı 116. maddesi şöyledir:" (1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, ........telefonla haberleşme
hakkı,...... görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanmakonularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerindedüzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında dauygulanabilir........"17. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, infaz hâkimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usullerinidüzenlemektir.(Değişik ikinci fıkra:14/4/2020-7242/1 md.) Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerindebulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya daCumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelikşikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veyamahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğergörevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar."18. “İnfaz Hâkimliklerinin Görevleri” başlıklı 4. maddesi şöyledir:“ İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel veruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri,çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin,sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleriincelemek ve karara bağlamak.3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun,veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve kararabağlamak.4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infazkurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporlarıinceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkinverdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, cezazamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veyamahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.”19. “İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü” başlıklı 5. maddesinde, ceza infaz kurumları ve tutukevlerindehükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza vegüvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiylebu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz güniçinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabileceği hükmüne ve “İnfaz Hâkimliğince Şikâyet Üzerine VerilenKararlar” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezsereddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine kararverir” hükmüne ve son fıkrasında “İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesineyapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.”hükümlerine yer verilmiştir.IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzeretarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.21. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adliye mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde,olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak
davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.22. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.23. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.24. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciinbelirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.25. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarıncabaşvuruda bulunulmadığı gözetilerek, Ağır Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi26. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ’nin adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:27. Dava, Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan davacının, haftada en az bir kez telefon ilegörüşme hakkının, iki haftada bir kez olmak üzere kullandırılması nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere75.000 TL tazminatın ödenmesi istemiyle açılmıştır.28. Dosyanın incelenmesinden, dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davacının, haftalık telefon görüşmegünlerine dair ceza evi yönetimi uygulamaları ile ilgili olarak infaz hakimliğine itiraz ettiği, infaz hakimliğince kurumunyaptığı işlemde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazının reddine karar verilmesi üzerine, Ereğli (Konya) AğırCeza Mahkemesinin 07/10/2019 tarihli ve D.İş No. 2019/1332 sayılı kararı ile itirazının reddine karar verildiğianlaşılmıştır.29. Olayda, davacı iddiasının, yukarıda hükümlerine yer verilen 4675 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yer alan“... dışarıyla ilişkileri,.... işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak" hususuna ilişkinolup,bu şikayetleri incelemenin ve karara bağlamanın İnfaz Hâkimliğinin görevinde olduğu düzenlemesine istinaden, bukonulardaki şikayetlere bakmakla adli yargı yerinin görevli olduğu belirlenmiş olup, aynı şikayetten kaynaklanan tazminatistemli davalara da adli yargı yerinde bakılacağı, ancak Mahkememizin adli yargı içerisinde hangi yargı merciinin budavalara bakmakla görevli olduğu hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı gözetildiğinde, bu belirlemenin ilgili yargıkolunun kendi içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.30. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince 2247sayılı Kanun’un 19. madde kapsamında yapıldığı kabul edilen başvurunun reddi ile, 11/10/2021 tarihli ve E.2021/272,K.2021/283 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. madde kapsamında yapıldığı kabuledilen BAŞVURUNUN REDDİ ile, 11/10/2021 tarihli ve E.2021/272, K.2021/283 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27/12/2021 tarihinde, Üye Nilgün TAŞ’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanCelal MümtazAKINCIÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN KARŞI OYDosya kapsamına göre, davacının tazminat talebinin dayanağı tutukluluğu sırasında ceza infaz kurumundatelefonla görüşmesinin düzenlenmesine ilişkin idari işlem olup; yargısal nitelik taşımayan ve CMK'nın 141. maddesindedüzenlenen suçun soruşturması veya kovuşturması sırasında "hakim ve Cumhuriyet Savcılarının verdiği (telefon dinleme,mallara el koyma vb. gibi) kararlar ve işlemlere ilişkin" değildir. Bu haliyle, yargısal nitelik taşımayan, suçun kovuşturmasıve soruşturması ile ilgili olmayan, ceza evindeki tutuklunun telefonla görüşmesinin düzenlenmesine ilişkin olan idari eylemve işlem nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde İYUK'nun 2/b maddesi uyarınca idari yargı görevli olup ağır cezamahkemesinin de görevine girmediğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27/12/2021
Üye
Nilgün TAŞ