T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/765KARAR NO : 2021/693
KARAR TR : 27/12/2021 ÖZET: 2918 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesiuyarınca düzenlenen aday sürücü belgesininiptaline ilişkin tutanağa karşı yapılan itirazınİDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.
KARAR Davacı : Ö.B.Vekili
: Av. M.Ü.Davalı
: Diyarbakır ValiliğiVekili
: Av. S.U.K.I. DAVA KONUSU OLAY1. Diyarbakır Valiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetim sırasında, aday sürücü belgesisahibi davacının 0,22 promil alkollü olarak araç kullandığından bahisle, hakkında 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun Ek 17. maddesi uyarınca 27/02/2020 tarihli ve 001201 sayılı aday sürücünün belgesinin iptaline dairtutanak düzenlenmiş, aday sürücü belgesi daimi olarak geri alınmıştır.2. Davacı, sürücü belgesinin iptaline ilişkin tutanağının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hâkimliği 23/06/2020 tarihli ve D.İş. 2020/1006 sayılı kararı ile;Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ile ilgili emsal bir kararını da göstererek, sürücü belgesinin iptali işleminin idari davayakonu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 19. maddesikapsamında bulunmadığı, dava konusu işlem ile ilgili olarak hukuka aykırılık iddialarının idare mahkemesinin görevalanına girdiğini açıklayarak başvurunun görev nedeniyle reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.4. Bu kez davacı vekili, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin davayı esastan inceleyerek 11/11/2020 tarihli ve E.2020/999,K.2020/1254 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar vermesi üzerine, davalı vekili tarafından yapılan istinafbaşvurusunun, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve E.2021/776,K.2021/2746 sayılı kararı ile, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek verilenkararda hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle kabulüne, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 11/11/2020 tarihli veE.2020/999, K.2020/1254 sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.6. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi 03/08/2021 tarihli ve E.2021/1163, K.2021/1105 sayılı kararı ile,aynı konuda farklı yargı kollarının kendisini görevli görerek uyuşmazlıkların esasını incelemesi durumunun hukuki güvenlikilkesine aykırılık oluşturduğu, hak arama hürriyeti kapsamında itiraz etme/dava açma hakkını kullanan kişilerin bu konudaoluşan beklentilerinin korunması ve dolayısıyla hukuki güvenlik ilkesinin gereği olarak ve içtihat birliğinin sağlanmasıamacıyla idari yaptırıma konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren bir kararınbulunmaması halinde, geri alma niteliğine bakılmaksızın sürücü belgesinin geri alınması ve idari para cezası verilmesineilişkin işlemlere karşı açılan davalarda adli yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddinekarar vermiştir.III. İLGİLİ HUKUK7.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Aday sürücülük” başlıklı Ek 17. maddesi şöyledir:"İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler.Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme ve yeniden sürücübelgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikte belirtilen iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde, bu
Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal edilir.”8. 17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Adaysürücülük” başlıklı Ek 3. maddesi şöyledir:“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi birsebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihtenitibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilir.Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı Kanunun;a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç kez ihlal edilmesi,b) 48 inci veya 118 inci maddelerine istinaden sürücü belgelerinin geri alınması,c) 51 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi,ç) 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üç kez ihlal edilmesi,d) 74 üncü maddesinin üç kez ihlal edilmesi,e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerindenherhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarakaraç kullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesitrafik görevlilerince iptal edilir.Belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmelerive yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerinsürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme vepsikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücükursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olmasızorunludur.”9. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Kanun’un 116. maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşı açılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Kanun'da idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkça belli eden bir hükme yerverilmemesi; 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali ile, buKanun'da gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargının görev alanında görmüştür.10. 01/06/2005 tarihinde 5326 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesince, sözüedilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleriüzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olan kanunun amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşulları taşıması,27. maddenin (1)numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin olanlarına karşı 01/06/2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.11. Daha sonra, 30/03/2005 tarih ve 5326 sayılı Kanun’un 3. maddesini değiştiren 06/12/2006 tarihli, 5560sayılı Kanun’un 31. maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanunun;a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”12. Kanun'un 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların idari para cezası veidari tedbirlerden ibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğertedbirler olduğu hükme bağlanmış; “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihindenitibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır.13. Aynı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemelerinortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.14. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.15. Bu hükümler dikkate alınarak, Uyuşmazlık Mahkemesi, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev
alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varmış, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar vermiştir.16. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’a dahil “BuKanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri” başlığı altında düzenlenen 112. maddesininilk paragrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanun'daki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarlailgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağıifade edilmiş; böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12/07/2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilenmaddenin başlığı, “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki” şeklinde, madde ise şöyledir:“Bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiğihaller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri kararverir.Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez.……. ”17. 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesi ise şöyledir:“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,b) İşyerinin kapatılması,c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme18. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi19. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:20. Dava, 2918 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesi uyarınca düzenlenen aday sürücü belgesinin iptaline ilişkintutanağın iptali istemiyle açılmıştır.21. Uyuşmazlık Mahkemesince, 2918 sayılı Kanun’un 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiile yapılan değişiklikten önceki 112.maddesi ve 5326 sayılı Kanun birlikte incelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, buKanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalar içinde sayıldığı dikkate alındığında; sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmış iken; 2918 sayılı Kanun’un112. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile Kanun’da yer alan göreve ilişkin maddenin değiştirildiği ve idari yaptırımlarlailgili Kabahatler Kanunu hükümlerine uygun değişikliğin yapıldığı sonucuna varılmış, 5326 sayılı Kanun’un “Saklıtutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması, …….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan,başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olanehliyetin geri alınmasına ilişkin hükmün, 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılıKanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği gözetilerek, sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle yapılan itirazların adli yargı
yerinde görüleceğine karar verilmiştir.22. Somut olayda ise, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 17. maddesi uyarınca adaysürücü belgesinin iptaline karar verilmiştir. Yukarıda anlatılan nedenler ile sürücü belgesinin belli bir süre için geri alınmasıdeğil iptal edildiği hususu dikkate alındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idaribir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır.23. İncelenen uyuşmazlıkta, sürücü belgesinin iptaline ilişkin kararın idarenin tek taraflı bir şekilde kamugücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olduğu, bu durumda 5326 sayılı Kanunkapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, aday sürücü belgesinin iptaline karşı açılan davanın çözümünde idari yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 03/08/2021tarihli ve E.2021/1163, K.2021/1105 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 03/08/2021 tarihli ve E.2021/1163, K.2021/1105 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,27/12/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanCelal MümtazAKINCIÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN