T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/768KARAR NO : 2021/705
KARAR TR : 27/12/2021 ÖZET: Davacının hükümlü olarak bulunduğu Cezaİnfaz Kurumundan, başka bir Ceza İnfazKurumuna nakline ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza veTevkifevleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaliistemiyle açılan davanın İDARİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk. KARAR Davacı
: Y.Ş.Davalı
: Adalet Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı, hükümlü olarak bulunduğu Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, eşinin tutuklu olarakbulunduğu ve ailesinin yaşadığı Ankara ilinde bulunan Sincan Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapılması için defalarcayaptığı başvurularının, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce, naklini istediği cezaevlerininkapasitelerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle her defasında ve en son 12/04/2021 tarihinde reddine karar verildiğinibelirterek, bu işlemin iptali ile nakil talebinin uygun görülmesi ve naklinin yapılması için idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 6. İdare Mahkemesi 20/05/2021 tarihli ve E.2021/932, K.2021/910 sayılı kararı ile; cezainfaz kurumları ve tutuk evlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanunveya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlere karşı şikayet yoluyla infazhakimliğine başvurulması gerektiği, bu durumda davacının nakil talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin iptalineyönelik istemin infaz hakimliğinin görevinde olması nedeniyle davanın çözümünün adli yargı yerine ait olduğunu belirterek,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.3. Davacı bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Karaman İnfaz Hakimliği 08/07/2021 tarihli ve E.2021/1429, K.2021/1472 sayılı kararı ile,Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ile ilgili emsal bir kararını göstererek, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri GenelMüdürlüğünün şikayete konu nakil işlemine ilişkin görevini bir yargı faaliyeti olarak değil, idari işlem veya eylem olarakyürüttüğünden Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali konusunda karar verme görevinininfaz hakimliğine değil, idari yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle istemin görev yönünden reddine karar vermiş,ayrıca görevli mercin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.III. İLGİLİ HUKUK5. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir:"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarieylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."7. 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlülerin Nakilleri" üst başlığı
altında;"Nakiller" başlıklı 53. maddesi şöyledir:" (1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık,eğitim,öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.(2) Hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa diğer bir resmî hekime muayeneettirilir; muayene sonucu yola çıkarılamayacağı anlaşılanlar, kurumun en üst amirince derhâlresmî birsağlık kuruluşuna sevk edilir. Mazeretinin, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekiminimzaladığı ve hastane başhekiminin onayladığı resmî rapor ile belgelenmesi hâlinde nakil, mazeretortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir."8. "Kendi istekleri ile nakil" başlıklı 54. maddesi şöyledir:"(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleriiçin;a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üçaydan fazla olması,d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukeviolmaması,f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,Gerekir. (Ek cümle : 24/1/2013-6411/7 md.) Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendiuygulanmaz.(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç,bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır."9. "Disiplin nedeniyle nakil" başlıklı 55. maddesi şöyledir:" (1) Hükümlü, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurumyönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başkakurumlara nakledilebilir. Disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilir.(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliğiveya hastalık sebepleriyle nakil hariç, altı ay kalmak zorundadırlar."10. "Zorunlu nedenlerle nakil" başlıklı 56. maddesi şöyledir:" (1) Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi,asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmelerigerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olandiğer kurumlara nakledilebilirler."11. "Hastalık nedeniyle nakil" başlıklı 57. maddesi şöyledir:" (1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devletveya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kuruluraporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere ikiuzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangisebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğiniaçıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devletveya üniversite hastaneleri tercih edilir.(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kuruluraporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.(4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığıhâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir.(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurumhekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiğitakdirde, başka kurumlara nakledilebilir."12. 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 5. maddesi şöyledir:" Lüzumu takdirinde mahpusların bir hapishaneden diğerine nakilleri Adliye Vekaletininmüsaadesiyle caiz olabilir." 13. 29/03/2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz KurumlarınınYönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Hükümlülerin nakillerinde dikkatedilecek hususlar" başlıklı 127. maddesi şöyledir:"........(7) Hükümlülerin nakil işlemleriyle ilgili esas ve usuller Bakanlık tarafından belirlenir." 14. 10/07/2018 tarihli ve 30774 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin
"Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 43. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi şöyledir:"Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:........"Hükümlü ve tutukluların sevk ve nakil işlemlerini yürütmek."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 27/12/2021 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzeretarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.16. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adliye mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde,olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancakdavanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.17. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.18. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.19. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciinbelirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.20. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarıncabaşvuruda bulunulmadığı gözetilerek, İnfaz Hakimliğince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi21. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:22. Dava, davacının bulunduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, başka bir şehirde bulunan Kapalı Ceza İnfazKurumlarından birine naklinin yapılması talebinin reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri GenelMüdürlüğünün işleminin iptali istemiyle açılmıştır.23. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikte incelendiğinde, 5275 sayılı Kanun'da, hükümlülerinve şartların oluşması durumunda tutukluların nakilleri ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı, hal ve şartlarının düzenlendiği veyetkili kurum olarak da Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün belirlendiği, böylece tutuklu vehükümlülerin yerleştirileceği ceza infaz kurumlarını belirleme görevinin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri GenelMüdürlüğüne ait bulunduğu, bu bağlamda farklı gerekçeli nakil taleplerinin de aynı birim tarafından değerlendirildiği,davalı idarenin bu görevini bir yargı faaliyeti olarak değil idari işlem veya eylem olarak yürüttüğü, öte yandan,4675 sayılıKanun doğrultusunda, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlerveya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikayetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerinegetirmek üzere kurulan infaz hakimliklerinin, dava konusu uyuşmazlıkta yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde, kamuhizmetini yürütmekle görevli kılınmış kamu kurumunca, kamu hizmetinin yöntemince yapılıp yapılmadığının tespitinin, idariyargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır.
24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Karaman İnfaz Hâkimliğince yapılan başvurunun2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi kapsamında kabulü ile, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 20/05/2021 tarihli veE.2021/932, K.2021/910 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Karaman İnfaz Hâkimliğince yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi kapsamında KABULÜile, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 20/05/2021 tarihli ve E.2021/932, K.2021/910 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,27/12/2021 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanCelal MümtazAKINCIÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN