T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2021/772KARAR NO : 2022/130
KARAR TR : 28/02/2022ÖZET: Davacının taşınmazlarında barajyapım çalışmaları sırasında ve sonrasındadeğer azalışına neden olunduğundanbahisle hizmet kusurundan kaynaklımaddi zararın tazmini istemiyle açılandavanın İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: T..GVekili
: Av. İ.VDavalı
: DSİ Genel MüdürlüğüVekili
: Av. H..K.N I. DAVA KONUSU OLAY 1.Davacı vekili, Deriner Barajının yapım çalışmaları sırasında ve baraj gölünün su tutumundan sonra davacınınmaliki olduğu taşınmazlarının ekonomik bakımdan sürekli şekilde kullanılamaz hale geldiğinden bahisle, taşınmazınkamulaştırılması ve zararın giderilmesi talepli başvurunun reddi üzerine, davalı kurumun hizmet kusurundan kaynaklımaddi zararın ve taşınmaz değerinin tazmini talebiyle idari yargı yerinde tam yargı davası açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Rize İdare Mahkemesinin 31/07/2019 tarihli ve E.2018/398, K.2019/487 sayılı kararı ile, "davalıidareye yapılan başvurunun taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin olduğu ve Kamulaştırma Kanunu’nun 12.maddesi kapsamında kısmi kamulaştırmanın yapılıp yapılamayacağına dair uyuşmazlığın adli yargı yerindegörülmesi gerektiği" gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir. 3. Davacı vekili, bunun üzerine adli yargı yerinde tazminat davası açmıştır. B. Adli Yargıda 4. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2021 tarihli ve E.2020/14, K.2021/155 sayılı kararı ile;"idarenin hizmet kusurundan kaynaklı zararın tazmini davasının idari yargı yerinde görülmesi gerektiği"gerekçesiyle yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesini müteakipdosyaların Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 04/11/2021 tarihli, E.2021/1950, K.2021/1236sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş ve böylelikle adli yargı yerinde verilengörevsizlik kararı kesinleşmiştir. 6. Kararın kesinleşmesini müteakip görevsizlik kararlarına konu dava dosyaları, Artvin Asliye HukukMahkemesinin 23/11/2021 tarihli ve 2020/14 Esas sayılı üst yazısı ile, görevli yargı yerinin belirlenmesi talebiyle re'senUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 7. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde de, idarenin eylemve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar tam yargı davası olaraktanımlanmıştır.8. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin de 2577 sayılı Kanun'un 12. ve 13. maddeleriuyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri gereklidir.9. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 12.
maddesinin altıncı fıkrası şöyledir:"Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar,kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerininyazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı,ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valiliktekurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkünolmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bukapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır. Bu fıkranınuygulanmasına ilişkin hususlar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir. Busuretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 nci ve 23 üncü maddeler uygulanmaz. İdare,bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarruftabulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir."B. Yargı Kararları 10. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.Bölümünde şöyledir: “İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelenzararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır.Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareketbulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28/02/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olmasa da son görevsizlik kararını veren mahkemece re'sen UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde başkaca bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hakim Murat UÇUR'un davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava, Artvin İli, Merkez İlçesi, .... Köyünde bulunan ... ada, .. ve .. sayılı parseldeki taşınmazlarınınidarece yapılan Deriner Barajı nedeniyle ekonomik bakımdan sürekli şekilde kullanılamaz hale geldiğinden bahisle,taşınmazın kamulaştırılması ve zararın giderilmesi talepli başvurunun reddi üzerine, davalı kurumun hizmet kusurundankaynaklı maddi zararın ve taşınmaz değerinin tazmini talebiyle açılmıştır. 14. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerineait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 15. Olayda, idari yargı yerinde açılmış olan ve aynı mevkideki /bölgedeki taşınmazlara ilişkin bir başka davada
(Rize İdare Mahkemesinin 2016/1099 esasında kayıtlı) yapılan keşif sonucu alınan ve hükme esas alınan bilirkişiraporunda, özetle; "dava konusu taşınmazlarda baraj gölünün su dolmasıyla birlikte duraylı heyelan kütlesininkısmen hareketlendiği ve taşınmazda heyelanlara sebebiyet verdiği, bunun yaya ulaşımını olumsuz etkilediği,taşınmazda ikameti tehlikeli hale getirdiği, sulu tarım yapma imkânını zorlaştırdığı ve bu durumun davacınıntaşınmazlarını sürekli kullanılamaz hale getirmemekle birlikte değer azalışına neden olduğu, taşınmaza fiilen elatılmadığı" tespit edilmiştir. 16. 2942 sayılı Kanun'un yukarıda anılan "Kısmi kamulaştırma" başlıklı 12/6. maddesinde, "baraj inşaatıiçin yapılan kamulaştırma sonucunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz malın çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşim düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkünolmaması hallerinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur" hükmüne yer verilmişolup, somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu edilen baraja mücavir taşınmazlarda sosyal,ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğundan söz edilemeyeceği, malikin ekonomik ve sosyal yönden yararlanmaimkanının ortadan kalkmadığı, yalnızca taşınmazda değer azalışına neden olunduğu, öte yandan baraj sahasıkamulaştırmalarının da henüz tamamlanmadığı, kamulaştırmaların tamamlanmasından sonra yapılacak ilandan itibarenmücavir taşınmazların kamulaştırılması talebinde bulunabileceği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olayda kısmi kamulaştırmahükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 17. Bu durumda dosya kapsamı, aynı bölgedeki taşınmazlara ilişkin alınan bilirkişi raporlarındaki madditespitler ve taşınmazlara fiilen el atılmadığı olgusu birlikte dikkate alındığında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veya eylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarak davanın açıldığının kabulügerekir. 18. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygunşekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası kapsamındaidari yargı yerlerince yapılacağı açıktır. 19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Rize İdare Mahkemesinin 31/07/2019 tarihli ve E.2018/398, K.2019/487 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28/02/2022 tarihinde OY BİRLİĞİ ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN