T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/104KARAR NO : 2022/404
KARAR TR : 20/06/2022ÖZET: Davacıların hissedarı olduğutaşınmazın da bulunduğu alanda İmarKanunu'nun 18. maddesine göre yapılanimar uygulamasıyla, 2981 sayılı Kanunuyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payıdikkate alınmaksızın tekrar düzenlemeortaklık payı alınarak taşınmazakamulaştırmasız el atıldığından bahisle,tazminat istemiyle açılan davanın İDARİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiğihk.
K A R A R Davacılar
: B. B. vd.Vekilleri
: Av. F. KDavalı
: Bağcılar Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. M. C I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacılar, hissedarı oldukları İstanbul İli,
Bağcılar İlçesi, .... Mahallesinde ... pafta ve .... sayılıparselde kain taşınmazın da bulunduğu alanda 2981 sayılı Kanun uygulaması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesildiğihalde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında da düzenleme ortaklık payı alınarakikinci kez kesinti yapılması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle maddi tazminat istemiyle adli yargıda davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/09/2018 tarihli ve E.2018/383, K.2018/390 sayılı kararı ile,"imar uygulama işleminden kaynaklı uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümünün gerektiği" gerekçesiyle davaşartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin 23/09/2020 tarihli ve E.2019/1646, K.2020/1185sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.4. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 12/10/2021 tarihli ve E.2020/10475, K.2021/11229 sayılı kararı ile,"3194 sayılı Kanun'un 18/6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın esasının çözümünde adli yargının görevli olduğu"gerekçesiyle temyize konu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/11/2021 tarihli ve E.2021/404 sayılı ara kararı ile,davalı idarenin görev itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı belediyenin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvurusu üzerine de dava dosyası, Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi6. Danıştay Başsavcısı, "uyuşmazlığın çözümünün idari nitelikteki bu imar uygulamalarının hukukidenetiminin yapılmasına bağlı olduğu ve idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalarsonucunda uğranılan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2/1 -b. maddesinde yer alan 'İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları' kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerektiği" görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına
karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Düşüncesi 7. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınınyazılı düşüncesi istenilmiştir. 8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "aynı taşınmazdan 3194 sayılı Kanun'un 18.maddesi uyarınca yapılanuygulama sırasında ikinci kez DOP alındığı iddiasıyla açılan davada; idarece kamu gücü kullanılarak, re'sen vetek yanlı biçimde tesis edilen uygulama işleminden kaynaklı zarar tazmininine ilişkin davanın 2577 sayılıKanun'un 2/1-b maddesi uyarınca imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği" yazılı düşüncesini iletmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 9. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır. 10. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılanKanun hükümlerinin gereğidir. 11. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tekyanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.12. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun; “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesişöyledir: “ Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölgeplanı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerinnazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisinceonaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Biraylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilenitirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılırveya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihindenitibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır,valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar......Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir......c) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadantarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.(…) ” 13. Aynı Kanun'un "Parselasyon planlarının hazırlanması" başlıklı 18. maddesi ise şu şekildedüzenlenmiştir:
“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelereait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerinisürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıylameydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bumaddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların
düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan,park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretimeyönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı,toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmîkurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasınakonu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibiumumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilenkullanımlar için düzenle-me ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardankarşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenlemeortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi vearsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktansonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imarve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlarbu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanımamacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tesciledilir(…) ” “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelereait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerinisürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıylameydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bumaddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındüzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan,park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretimeyönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı,toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmîkurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasınakonu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibiumumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilenkullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardankarşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenlemeortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi vearsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktansonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imarve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlarbu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanımamacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tesciledilir.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmet-ler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil haricialanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindekialanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırmayoluyla tamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklıkpayı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payıalınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olmasıhâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmamasıkaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilavedüzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir(…) ” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 20/06/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan
Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmakla, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Recep KALKAN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü: 16. Dava, davacının hissedarı olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkatealınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 17. Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisinin hissedarı olduğu taşınmazın Bakırköy BelediyeEncümeninin 04/12/1990 tarihli ve 10739 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanun'un 15. ve 16. maddeleri uygulanarak 1784m²'lik imar parseli haline getirildiği, 2981 sayılı Kanun uyarınca 1996 yılında yapılan imar ıslah uygulaması sonucundafarklı ölçülerdeki farklı taşınmazların murise tahsis edildiği, daha sonra da Bağcılar Belediye Encümeninin 02/05/2002tarihli ve 749 sayılı kararı ile 3194 ve 2981 sayılı Kanun'ların ilgili hükümleri uyarınca yeniden imar ıslah uygulamasıyapılarak belli oranda düzenleme ortaklık payı kesildiği, ikinci kez DOP kesintisi yapıldığından bahisle yapılan itirazüzerine aleyhe verilen Encümen kararına karşı açılan davada İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 23/02/2006 tarihli veE.2004/1358, K.2006/363 sayılı kararı ile Encümen kararının iptal edildiği, temyiz incelemesi sonucunda kararınonandığı, kesin yargı kararına rağmen taşınmazın eski hale getirilmediği ve ikinci kez DOP kesintisi yapılamayacağındanbahisle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecri misil talebiyle uyuşmazlığa konu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.18. Olayda davalı idarenin yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri uyarınca tek yanlı irade açıklaması ile tesisettiği, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat,düzenleme ortaklık payı alınması gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduğuprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri, yani bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır. 19. 2981 sayılı Kanun uyarınca davacıların veraset yoluyla hissedarı olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi ile ıslah imar planı uygulaması sonucualınan düzenleme ortaklık payı nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazminiistemiyle açılan ve idarece kamu gücükullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilen imar uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkinbulunan uyuşmazlık konusu davanın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. 20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ileBakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görev itirazının reddi (görevlilik) kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile görev itirazının reddine ilişkin Bakırköy 9. AsliyeHukuk Mahkemesinin 05/11/2021 tarihli ve E.2021/404 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20/06/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI