T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/113KARAR NO : 2022/169
KARAR TR : 21/03/2022 ÖZET: Trafik kazasında murisleri vefat edendavacıların uğradığı maddi ve manevi zararıntazmini istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılıKanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren110. maddesi kapsamında ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1- B..Ç 2- B..Ç 3- E..Ç 4- E..Ç5- E...Ç6- Ö.. ÇVekilleri
: Av. T.ÖDavalı
: Ağrı İl Özel İdaresiVekili
: Av. S.KI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, müvekkillerinin yakını olan H..Ç' nın yolcu olarak bulunduğu .. .. ... plakalı aracın kazayapması sonucu hayatını kaybettiğini, kazanın gelişiminde sürücü ve yoldan sorumlu olan Ağrı İl Özel İdaresi'nin kusurluolduğunu ileri sürerek uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2016/195, K.2018/146 sayılı dosyada 25/05/2018 tarihinde verdiği"davanın kısmen kabulüne" dair karar istinaf edilmiştir.3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 14/02/2020 tarih ve E.2019/111, K.2020/296 sayıile; "...eldeki davada davalı Ağrı îl Özel İdaresi yönünden hizmet kusuruna dayanılmış olup iş bu davalı aleyhineaçılan davanın tefrik edilerek yargı yolu caiz olmadığından HMK.nın 115 2. maddesi gereğince dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği..." görüşüyle kararın kaldırılmasına hükmederekdosyayı mahalline iade etmiştir.4. Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesi E.2021/122, K.2021/569 sayılı dosyada 25/03/2021 tarihinde;BAM kaldırma kararındaki gerekçeler doğrultusunda Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmaması nedeniyle usulden reddine" dair verdiği karar istinaf edilmeksizin 09/09/2021 tarihindekesinleşmiştir.5. Davacılar vekili benzer taleple davalı idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda6. Erzurum 3. İdare Mahkemesi 17/11/2021 tarihli, E.2021/1490 sayılı gönderme kararına istinaden;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için 08/02/2022 tarih ve E.2021/1490 sayılı üst yazı ile Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmuştur. Kararıngerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:" ...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"2. maddesinde, bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunlarıngörev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve karayollarındauygulanacağı ifade edilmiş; aksine bir hüküm yoksa; Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açıkolanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarındakarayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerekyararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayandeniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarındada, Bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, aynı Kanunun 10. maddesinde ise, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın,gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiş, 13. Maddesinde dekarayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.19.01.2011 günlü 27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren"6<)99 «ayılı Kanunun14. maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanunun "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110/1. maddesinde;
"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." hükmüne yer verilmiş,6099 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 2918 sayılı Kanuna eklenen Geçici 21. maddede ise; "Bu Kanunun14-0-uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz." hükmü yeralmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden; 17/04/2016 tarihinde saat 08:10 sıralarında İ..K yönetimindeki .... ... plaka sayılı kamyonet ile Karapazar Köyü yönünden Diyadin yönünde seyri sırasında yol ortasındabulunan münferit çukurlara düşmemek için manevra yaptığı sırada aracının direksiyon hakimiyetinikaybederek meydana gelen ölümlü kazanın yoldaki çukurlardan kaynaklandığı, yol yapımından İl Özelİdaresinin sorumlu olduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminatın yasal feizi ile birlikte ödenmesinehükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görevyetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zarardolayısıyla tazminat ödenmesi istemiyle açılan bu davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır."III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat7. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir. 8. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve AskeriYüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.9. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.B. Yargı Kararları10. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:"… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle
kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…" (Any. Mah.'nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21/03/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi12. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:13. Dava, davalı idarenin bakım ve sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen kazada murisleri vefat edendavacıların, kaza nedeniyle oluştuğunu ileri sürdükleri maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açılmıştır.14. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa'nın 158. maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.15. Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Erzurum 3. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve E.2021/122, K.2021/569 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Erzurum 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin25/03/2021 tarihli ve E.2021/122, K.2021/569 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,21/03/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi. BaşkanMuammerTOPALÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 21/03/2022
Üye
Ahmet ARSLAN