T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/123KARAR NO : 2022/149
KARAR TR : 21/03/2022ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafikkazasında uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: M..TVekili
: Av. M.BDavalı
: Artuklu Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. A.D I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin sevk ve idaresindeki .. .. ... plaka sayılı aracıyla Mardin ... ilçesi ... Mahallesi ...nolu sokak üzerinde .... ve ..... siteleri arasında bulunan dik yokuştan polis lojmanları istikametine doğru seyirhalindeyken, yokuşun sonuna geldiğinde daha önce yapılmış yol çalışmasından kalan beyaz kum üzerinde ilk olarakpatinaj çekmesinin ardından direksiyon hakimiyetini kaybederek geri geri kayması sonucunda, ilk önce sağ arka kısmının... Sitesi duvarına daha sonra ön tarafının .... sitesi duvarına çarpması sonucu tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydanageldiğini, kazada müvekkilinin ve onun yanında bulunan hamile arkadaşının yaralandığını, bu kazanın oluşumunda yolyapımından sorumlu olan Mardin Artuklu Belediyesinin, 2918 sayılı Kanun'un 14/1 (karayolu üzerinde araç ve yayatrafiğini güçleştirecek tehlikeye sokacak veya engel yaratacak şekilde bir şey dökmek ve bırakmak) maddesi gereğincekusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, kaza sonucunda aracın yüksek miktarda hasar alarakkullanılmayacak duruma geldiğini, araçta meydana gelen hasarın yolun kötü olması ve yol asfaltlama çalışması esnasındayola mucurların saçılmasından kaynaklandığını ifade ederek; müvekkilinin aracında meydana gelen zarardan dolayıfazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziylebirlikte 65.000 TL'nin tazminine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/05/2021 tarihli ve E.2021/276, K.2021/741 sayılı kararıile, davaya bakmanın idare mahkemesinin görevinde olduğu, HMK 114/1-b ve HMK 115/2 maddeleri gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Dosyada yapılan incelemede davacının kaza yapmasına sebep olarak yola dökülen mucurdankaynaklı olduğu iddia edilmiş olup; dava konusu uyuşmazlığın idari hizmetin yerine getirilmesindekusurlu hizmet nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini esasına dayandığı; dolayısı ileuyuşmazlığın tam yargı davası olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin görevliolmadığı, davaya bakma görev ve yetkisinin Mardin İdare Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanınHMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi yönünde aşağıdakihüküm kurulmuştur" 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Mardin 3. İdare Mahkemesi 24/01/2022 tarihli ve E.2022/206 sayılı kararı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 2., 3., 7., 110. ve geçici 21. maddelerine yer verdikten sonra; uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevli olduğu gerekçesiyle, Mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca,görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: “2918 sayılı Yasa'nın110. maddesinde yer alan hüküm nedeniyle öncelikle görevli yargı yerininbelirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 1. maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargımercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla
kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesinin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır.18.06.2012 gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesikararlarına bakıldığında, köprüde trafik kazası yaparak yaşamım yitiren şahsın yakınları tarafından,yolun ve köprünün yol bakım, onarım ve yapımının uygun olmadığı, hiçbir işaretlemenin bulunmadığı, bueksiklerin oluşan kazaya büyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanın hizmet kusuru nedeniyle meydanageldiği ileri sürülerek açılan tazminat davasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucu UyuşmazlıkMahkemesi'nin 04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile "2918 sayılı Yasanın 110.Maddesinin 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetildiğinde, göreve ilişkin hükmün bu tarihten önceidari yargı yerinde açılmış olan davalara uygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görev maddesininyürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce (14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmış olan işbu davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasara uğraması sonucu açılan dava sonucunda çıkarılangörev uyuşmazlığı sonucu Mahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiştir....Bakılan davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun yukarıda belirtilen 7. maddesi iledavalı idareye verilmiş görev, yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerine getirilmediğinden bahisleaçıldığı ve aracın karayolu üzerinde maddi hasara uğradığı hususları dikkate alındığında, bu doğrultuda2918 sayılı Kanun'dan doğan sorumluluk davası kapsamında bulunduğu ve aynı Kanun'un yukarıdametni yazılı 110. maddesi hükmü uyarınca ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da dikkatealındığında davada adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 18.10.2021 günlü, E:2021/485, K:2021/549 sayılı kararı daaynı yöndedir." III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat 5. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir. 6. 2918 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu ifade edilmiştir. 7. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13.maddesinde de, karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. 8. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” 9. 2918 sayılı Kanun'un Geçici 21. maddesi şöyledir: “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” B. Yargı Kararları 10. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı:28954, s.136-147) kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına
giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısasürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin, Muammer TOPAL'ın başkanlığında,ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21/03/2022 tarihlitoplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuru yapıldığı, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava, karayolunda meydana gelen tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle oluşan zararların davalıidarece tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 14. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,yukarıda belirtilen gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. 15. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesininyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dairolup,esasitibariylegörevkonusundaverilmişbirkarardırveAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta UyuşmazlıkMahkemesi olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. 16. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Mardin 3. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/05/2021 tarihli ve E.2021/276, K.2021/741 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Mardin 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin24/05/2021 tarihli ve E.2021/276, K.2021/741 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 21/03/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş Kanun'unda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 21/03/2022
ÜYE
Ahmet ARSLAN