T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/125KARAR NO : 2022/152
KARAR TR : 21/03/2022ÖZET: 667 sayılı KHK gereğincekapatılan terör örgütüne müzahir şirketaleyhine 675 sayılı KHK'da düzenlenen15/08/2016 tarihinden önce açılandavanın, anılan KHK hükümleri uyarıncaİDARİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
K A R A R Davacı : S..GVekili
: Av. M.E.PDavalı : Şanlıurfa ValiliğiVekili : Av. Ö.T I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 667 sayılı KHK gereğince kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık HizmetleriLtd. Şti.'ne bağlı özel hastanede çalışmakta iken iş akdinin feshi üzerine işçi alacaklarının tahsili talebiyle 13/05/2016tarihinde açtığı davanın 675 sayılı KHK uyarınca dava şartı yokluğundan reddedilmesi üzerine 670 sayılı KHK'nın5.maddesi uyarınca yapılan idari başvurunun da reddi üzerine idari işlemin iptali ve işçi alacaklarının ödenmesi talebiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 03/04/2017 tarihli ve E.2016/600, K.2017/403 sayılı kararı ile, "675 sayılıKHK'nın 16/1.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan" davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.3. Davacı vekili, bunun üzerine 670 sayılı KHK'nın 5. ve 675 sayılı KHK'nın 16/4. maddeleri gereğinceidareye işçi alacaklarının ödenmesi istemli başvuruda bulunmuştur. Davalı idare, 25/11/2019 tarihli ve E.499206 sayılıişlemle, "şirkete ait 2016 yılıyla ilgili sadece ilk üç aya ilişkin defterler mevcut olduğundan sonraki aylardaödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğini" sebep göstererek başvuruyu reddetmiştir. Davacı vekili, buişlemin iptali ve tazminat talebiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesinin 20/01/2021 tarihli ve E.2020/139, K.2021/120 sayılı kararı ile;"borçların ödenmesinde gerekli usule göre hareket edilmesi ve ilgili birimlerce bir karar verilmesi gerekirkenhaksız sebebe dayanılarak başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu; işçi alacaklarının ödenmesiisteminin de İl KHK İşlemleri Bürosu ve Maliye Bakanlığınca değerlendirilmesi, hesaplanması ve buna görekarar verilmesi gerektiği" sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline ve tazminat istemi hakkında kararverilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 5. Davacı vekili, anılan davanın karar verilmesine yer olmadığına dair kısım yönünden yargı kararının yerinegetirilmesi amacıyla idareye yaptığı başvuru da Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun 25/05/2021 tarihli ve E.325523sayılı işlemiyle, "kapatılan şirketin malvarlığının yetersiz kalması ve Hazineye ek mali külfet getirmesi ihtimali,tevsik edici belgenin bulunmaması" sebep gösterilerek bu başvuru da reddedilmiştir. Davacı vekili, başvurunun reddiişleminin iptali ve tazminat talebiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı idare, bu davada yasal süresi içinde görevitirazında bulunmuştur. 6. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesinin 02/12/2021 tarihli ve E.2021/1226 sayılı ara kararı ile; "675sayılı KHK'nın 16/3. maddesi uyarınca, 17/08/2016 tarihinden önce iş mahkemesinde açılmış ve dava şartıyokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildikten sonra idari başvuru süreci sonrası açılan davanın 675sayılı KHK'nın 16. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idari yargıda görülmesi gerektiği"sonucuna varılarak görevlilik kararı verilmiştir.
7. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi 8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "somut olayda, 675 sayılı KHK'da düzenlenen 17/08/2016 tarihindensonra açılan ve işçi statüsünde olan davacının işçilik haklarından kaynaklı davanın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği" görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. III. İLGİLİ HUKUK 9. 7091 sayılı Kanun'la aynen kabul edilen 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Devir işlemlerineilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilenolağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan veVakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar,gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklarıile belge ve evraklarının (devralınan varlık);her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye,idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icratakibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt vebelgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerinigeçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü(FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisinedayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye,kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerininödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibindeyarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulhişlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayananborçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesinisağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkatealmaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansalkiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi,değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya,gerektiğinde devralınanvarlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devirkapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halindedevralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye,bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar GenelMüdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir....(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtımkanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir.Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumdaşirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketleretasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birincifıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığıyetkilidir.(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hakiddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücüsüre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatmatarihinden itibaren başlar.(...) . 10. 7082 sayılı Kanun'la aynen kabul edilen 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Dava ve takipusulü" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilenolağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılankurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunlarınsahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamdaHazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihlive 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlarduruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir.Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilenolağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılankurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunlarınsahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bukapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icramüdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararıverilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir.Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilenolağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılankurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunlarınsahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile VakıflarGenel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflastakipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takipşartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğtarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerineidari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiğikarar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." 11. Maliye Bakanlığının Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Uyarınca Kapatılan Kurum veKuruluşlar Hakkında Yapılacak İş ve İşlemlere İlişkin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında 2016/1 Sayılı Genelgesinin"İstihkak ve alacak taleplerine yönelik başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 14. maddesi şöyledir:
"(1) Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin istihkak ve alacak talepleri, bunların yönetim merkezininbulunduğu yerdeki İl KHK İşlemleri Bürosuna gönderilmek üzere alacaklının yerleşim yerindeki İl KHKİşlemleri Bürosuna yapılabilir.
(2) Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmadığı tespit edilenkişilerce kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen alacak ve istihkak talepleri,değerlendirilmek üzere İl KHK İşlemleri Bürosu tarafından görevli İnceleme ve DeğerlendirmeKomisyonuna iletilir. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, bu belgelerle birlikte diğer bilgi ve belgeleride tetkik etmek ve gerektiğinde ilgililerin görüşlerine başvurmak suretiyle alacak ve istihkak taleplerineilişkin görüş ve önerilerini rapora bağlar. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenenraporu, işlem yapılmak üzere İl KHK İşlemleri Bürosuna gönderilir.(3) Borçların ödenmesindeki sıralama dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenecek tutarıaşmayan istihkak ve alacak talepleri, İl KHK İşlemleri Büroları tarafından sonuçlandırılır.(4) Bakanlıkça belirlenecek tutarı aşan istihkak ve alacak taleplerine ilişkin İnceleme ve DeğerlendirmeKomisyonu raporu, İl KHK İşlemleri Bürosu tarafından gerekçeli görüşüyle birlikte nihai karar verilmeküzere Bakanlığa iletilir" IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21/03/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu vedosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davanın çözümünde adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava dosyalarının incelenmesinden; davacının o dönem iş akdiyle çalıştığı özel hastanenin bağlı olduğu ticarişirket tarafından iş akdinin feshedildiği, davacının işçilik alacaklarının tahsili maksadıyla 13/05/2016 tarihinde işmahkemesinde dava açtığı, bu şirketin 15/07/2016 sonrasında 667 sayılı KHK gereğince kapatıldığı ve mal varlıklarınınHazine'ye devrolunduğu, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesince 675 sayılı KHK'nın 16/1.maddesi uyarınca dava şartıyokluğundan davanın reddine karar verilmesi üzerine idari başvuru sürecinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle son olarakidari yargı yerinde iptal ve tam yargı davası açıldığı anlaşılmaktadır.
15. Yukarıda yer verilen670 ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin KanunHükmünde Kararnameler ile getirilenhükümler irdelendiğinde; düzenlemelerin, darbe teşebbüsünde bulunan FethullahçıTerör Örgütü (FETÖ/PDY)'nün mal varlığına, diğer bir ifadeyle suç eşyasına el konulması, bunların olağanüstü halkapsamında ve kamu gücüyle tasfiye edilip, mülkiyetin suçtan zarar gören kamuya geçirilmesine ilişkin olduğu; tasfiye içinmaliye idaresinin görevli ve yetkili kılındığı ve tasfiye sonunda kalan mal varlığı değerinin genel bütçeye gelir olarakkaydedilmesi öngörülmüştür.Bu haliyle idarenin KHK ile tanınan görev ve yetkiler çerçevesinde tasfiyeye ait işlemlerininidari nitelikte olduğunun ve bu işlemlerin hukuka uygunluğunun denetiminde idari yargı yerinin görevli ve yetkili olduğununkabulü gerekir. Nitekim bu nedenle, el konulup tasfiye edilen özel hukuk tüzel kişisine karşı açılmış / açılacak davalardave icra takiplerinde bu davaların reddi / icra takiplerinin düşürülmesi ile bu davaya / icra takibine konu hakkın ilgiliidareye başvurularak yerine getirilmesinin istenilmesi yöntemi benimsenmiş; bu başvuru üzerine idare tarafından verilenkararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması yolunda özel bir görev kuralı getirilmiş ve bu uyuşmazlıkların adli yargıdahiç bir şekilde dava konusu edilemeyeceği için idari yargı yerinin verdiği kararın kesin olduğu belirtilmiştir. 16. 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, 17/08/2016 tarihinden önce kapatılan kurum vekuruluşlar hakkında açılmış olan davalarda verilen dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı üzerine, davacının belirli birsüre içerisinde idareye başvuracağı ve bu başvuru sonucu tesis edilen işlemin iptali için idari yargı yerinde dava açacağıaçıkça belirtilmiş olmasına karşın; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 17/08/2016tarihinden sonra açılmış olan davalarda ise dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verileceği ve budavanın özellikle idari yargı yerinde açılacağının belirtilmemiş olduğu açıktır. 17. Somut olayda, davacının terör örgütüne müzahir şirketten işçilik alacaklarının tahsiline yönelik davanınŞanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2016/600 Esas sayılı dosyasında 13/05/2016 tarihinde, yani 17/08/2016'dan önce açıldığı,yargılama sürerken yürürlüğe giren 667, 670 ve 675 sayılı KHK hükümleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanınreddine karar verildiği, bundan sonra gidilen idari başvuru sürecinin de olumsuz sonuçlanması üzerine açılan davada, idariyargı yerince "işlemin iptaline, işçilik alacakları talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği,bu kararın yukarıda anılan Genelge hükümleri çerçevesinde uygulanması ve işçilik alacaklarının ödenmesi amacıylayapılan başvurunun da reddi üzerine iptal ve tam yargı davası açıldığı görülmüş ve 17/08/2016 tarihinden önceki bir tariholan 13/05/2016 tarihinde ilk kez açılan dava ve sonrasındaki idari başvuru süreci dikkate alınarak, 675 sayılı KHK'nın16. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idari yargı yerinin görevli olduğu değerlendirilmiştir.18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkinYargıtay Cumhuriyet Başsavcısının talebinin reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 21/03/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN