T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/128KARAR NO : 2022/170
KARAR TR : 21/03/2022 ÖZET: Trafik kazasında murisleri vefat edendavacıların, davalı Belediye aleyhine açtıklarıtazminat davasının, 2918 sayılı Kanun'un19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar : 1- M.A 2- H.A 3- M.A 4- M.K 5- G.Ç 6- S.UVekilleri
: Av. M.ADavalı
: İslahiye Belediye Başkanlığı I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, 18/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı İslahiye Belediyesine ait 27 SL448 plaka sayılı resmi aracın davacıların murisi H.A'a çarparak olay yerinde vefat etmesine neden olduğunu ileri sürerek,araç sürücüsü ve davalı Belediye aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2014/345, K.2015/354 sayılı dosyasında 12/05/2015tarihinde, "Somut uyuşmazlıkta davalı Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın hizmet kusuru iddiasınadayalı olması ve idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan davaların idari yargıda görülmesi gerektiği"gerekçesiyle"Çanakkale Belediyesine yönelik davanın yargı yolu nedeniyle reddine" diğer davalı şoför B.Y.hakkında ise "davanın husumetten reddine" dair verdiği kararın temyiz edilmeksizin 17/09/2015 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.3. Davacı vekili davalı Belediye aleyhine benzer istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Gaziantep 2. İdare Mahkemesi E.2016/221, K.2016/354 sayılı dosyada 17/03/2016 tarihinde "davanıngörev yönünden reddine" karar vermiş, karar temyiz edilmiştir.5. Danıştay 15. Dairesi 22/09/2016 tarihli ve E.2016/7671, K.2016/4643 sayılı kararla "Uyuşmazlık,zararın özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam veeksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletilmesi nedeniyle meydana geldiğiiddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu"görüşüyle kararın bozulmasına hükmederek dosyayı mahalline iade etmiştir.6. Gaziantep 2. İdare Mahkemesi E.2017/500, K.2017/706 sayılı dosyada 24/03/2017 tarihinde,"önceki kararda ısrar edilmesine ve davanın görev yönünden reddine" karar vermiş, karar bir kez daha temyizedilmiştir.7. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 27/03/2019 tarihli ve E.2017/2766, K.2019/1340 ilamıyla Gaziantep2. İdare Mahkemesinin temyize konu 24/03/2017 tarih ve E.2017/500, K.2017/706 sayılı ısrar kararının onanmasınakarar vermiş, İdare Mahkemesi kararı bu suretle kesinleşmiştir.8. Oluşan görev uyuşmazlığının çözümü için dava dosyaları davacı vekilinin talebi üzerine Gaziantep 2. İdareMahkemesinin 28/02/2022 tarihli ve E.2017/500 sayılı üst yazısıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat9. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri
bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.10. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve AskeriYüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.B. Yargı Kararları11. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemişve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretlekısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 21/03/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL'ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, davalı idareye ait aracın karıştığı kaza nedeniyle oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararın,olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle idareden tazmini istemiyle açılmıştır.15. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş ve Anayasa uyarınca, Uyuşmazlık Mahkemesi dahil
olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.16. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaretedilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği12/05/2015 tarihli ve E.2014/345, K.2015/354 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan nedenlerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği 12/05/2015 tarihli ve E.2014/345, K.2015/354 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,21/03/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanMuammerTOPALÜyeBirolSONERÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMAN
ÜyeAydemirTUNÇÜyeNurdaneTOPUZÜyeAhmetARSLAN