T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/143KARAR NO : 2022/189
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyleaynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e)bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünceverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : Ö.G.T ve H. San. ve Tic. A.Ş.Vekili
: Av. M.GDavalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıI. DAVA KONUSU OLAY1. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Yenişehir Sosyal GüvenlikMerkezinin 22/12/2017 tarih ve 15.551.480 sayılı yazısı ile, davacıya ait işyerinde 20/09/2017 tarihinde meydana gelenve E.B isimli kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanun’a aykırılık nedeniyle, davacıadına aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca 5.404 TL idari para cezası verildiği davacıyabildirilmiş, yapılan itiraz aynı Kurumun 16/01/2018 tarihli ve 2018/2 sayılı komisyon kararı ile reddedilmiştir.2. Davacı vekili,idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. Bursa 1. İdare Mahkemesi 05/03/2018 tarihli ve E.2018/219, K.2018/298 sayılı kararı ile, 6331sayılı Kanun'da, bu Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşı idari yargı yerinde dava açılabileceğine ilişkinherhangi bir hüküm bulunmadığı ve idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında idari yargının görev alanına girenkararların da verilmediğini belirterek, dava konusu idari para cezasının görüm ve çözümünün adli yargı yerineait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu, İstanbulBölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesinin 28/06/2018 tarihli ve E.2018/1868, 2018/1783 sayılı kararı ilekesin olarak reddedilmiştir.4. Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.B. Adli Yargıda5. Yenişehir Sulh Ceza Hâkimliği 08/06/2021 tarihli ve D.İş No. 2018/265 sayılı kararı ile,idari paracezasının 6331 sayılı Kanun uyarınca verildiği, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerindenbiri olduğu, 6331 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz vetahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarına karşı idari yargı yerine itiraz edileceğinin düzenlendiği,itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterildiğinin anlaşıldığı, bu durumda Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağını belirterek, Sosyal Güvelik Kurumunca verilen idari para cezasınakarşı açılan davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, ayrıcagörevli yargı yerinin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 6331 sayılı Kanun’un “İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi” başlığı altında düzenlenen14. maddesi şöyledir:“(1) İşveren;a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlarile ilgili raporları düzenler.b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da işekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratmapotansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde.b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,
öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.(3) İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığı ön tanısı koydukları vakaları,Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.(4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmetisunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir.(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir.”7. “İdari para cezaları ve uygulanması” başlığı altında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanunun;……e) 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerinegetirmeyen işverene iki bin Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına iki bin Türk Lirası,……idari para cezası verilir.”8. Aynı maddenin ikinci fıkrası şöyledir:“(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idari paracezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun102nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğer idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz güniçinde ödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.”9. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi şöyledir:“.......İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içindeKuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraztakibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde,idari para cezası kesinleşir.İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödemeidari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.
.......”10. Öte yandan, 30/03/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/06/2005 tarihindeyürürlüğe giren 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kanun’un 06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 31. maddesiyledeğişik 3. maddesi şöyledir:“ (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır”;11. Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzeretarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.13. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini
görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adliye mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde,olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancakdavanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.14. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.15. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.16. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verildikten sonra bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciinbelirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.17. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarıncabaşvuruda bulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Hakimliğincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, 6331 sayılı Kanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası(e) bendi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.20.6331 sayılı Kanun’da idari para cezası verilecek hususların düzenlendiği, buna karşın idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bu Kanun'un 14. maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceğive Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 102.maddesi hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmıştır.21. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevlimahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı açıktır.22. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genelhukuk ilkesidir.23. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.24. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir.25. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 6331 sayılı Kanun uyarınca, Bursa Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü tarafından verildiği,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz vetahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde ise,idari para cezalarına karşı idari yargı yerine itiraz edileceği düzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır.26. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde bu Kanun'un idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı belirtildiğinden, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın görüm veçözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.27. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yenişehir Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan
başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında kabulü ile Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen 05/03/2018tarihli ve E.2018/219, K.2018/298 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yenişehir Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan BAŞVURUNUN 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamındaKABULÜ ile Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen 05/03/2018 tarihli ve E.2018/219, K.2018/298 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,18/04/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN