T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/144KARAR NO : 2022/190
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesiuyarınca Belediye Encümen Kararı ile verilenidari para cezasının iptaliistemiyle açılan davanınADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.
K A R A R Davacı
: V.R.P A.Ş.Vekili
: Av. M.DDavalı
: Ankara Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. D.B.GI. DAVA KONUSU OLAY1. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 30/07/2020 tarihli ve 347 sayılı Encümen Kararı ile, yapılankontrollerde davacı şirket ile Belediye arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak 68 adet otobüsdurağının bakım, onarım ve temizliğinin yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 1608 sayılı UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486 Numaralı Kanun'un BazıMaddelerini Muaddil Kanun’un 1. ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca 26.656 TL idari paracezası verilmiştir.2. Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği 21/10/2020 tarihli ve D. İş No.2020/6764 sayılı kararı ile; davacıtarafından encümen kararının iptali istemiyle idare mahkemesine dava açıldığı, encümen kararı iptal edilirse idari paracezasının da iptal edileceğini belirterek, uyuşmazlığın çözümünün 5326 sayılı Kanun’un 27/8. maddesi uyarınca idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından yapılan itirazAnkara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 16/11/2020 tarihli ve D.İş No. 2020/8582 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.4. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Ankara 16. İdare Mahkemesi 30/11/2020 tarihli ve E.2020/1627, K.2020/2130 sayılı kararı ile;1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılı Kanun'da bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, belediye encümenlerinin Kabahatler Kanunu'nun hükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbirkararları verilebileceğine dair hükmün1608 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtildiği, somut olayda da belediyeencümeni tarafından verilen idari para cezasının bu kapsamda uygulandığı, bu durumda görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiğini belirterek, idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde anılan Kanun'un 27. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdareMahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 07/04/2021 tarihli ve E.2021/1425, K.2021/1255 sayılı kararıyla kesin olarakreddine, kararın onanmasına karar verilmiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat6. Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırım türleri ve bu türler arasında sayılan İdariPara Cezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itiraz yolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.7. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesi şöyledir:
“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlıkanlaşılır.”8. Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediğiçerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta,böylece hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de somutolayda olduğu gibi genel ve düzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceği belirtilmiş, ayrıcaişlenen bir kabahatin karşılığıolan yaptırımın türü, süresi, miktarının ancak kanun ile belirlenebileceği de ifade edilmiş olmaktadır.9. Belediyeencümenlerinin Kabahatler Kanunu hükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbir kararlarıverebileceğine dair hüküm 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilmiştir. Kanun'un 1. maddesi şöyledir:“Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife vesalahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam vetalimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlereveya yapmayanlara belediye encümeninceKabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin meninekarar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.”10. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Çeşitli Kabahatler” üst başlığı altında düzenlenen “Emre aykırıdavranış” başlıklı 32. maddesi şöyledir:“(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veyagenel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüzTürk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526ncı maddesine diğer kanunlarda yapılanyollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.”11. Aynı Kanun’un 3. maddesini değiştiren 06/12/2006 tarihli, 5560 sayılı Kanun'un31. maddesi şöyledir:“ (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”12. Kanun'un 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların idari para cezası veidari tedbirlerden ibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğertedbirler olduğu hükme bağlanmış;19. maddesi ise şöyledir:“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,b) İşyerinin kapatılması,c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır.”13. Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrasında, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olmasıhalinde idari yaptırım kararı kesinleşir” hükmü yer almakta olup, idari para cezasına karşı hangi yargı organınamüracaat edileceği kanun tarafından gösterilmiş bulunmaktadır.B. Yargı Kararları14. 1608 sayılıKanun'un mülga 5. maddesinde; “Ceza kararlarına tebliği tarihinden itibaren beş güniçinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hakimliğine müracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir.İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imza ettirilir. İtirazda sebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmeyenitirazlar yapılmamış sayılır. Ticaret ve sanattan men kararıyla para cezasını vermediğinden dolayı hapsedeğiştirme hükmünün infazı itirazın neticesine karar geri bırakılır.” hükmü yer almakta iken, maddenin birincifıkrasının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmuş olup, Anayasa Mahkemesi22/12/2006 tarih, E.2001/26, K.2006/119 sayılı karar ile, “… haklı nedenlerin ve kamu yararının bulunmasıhalinde idari işlemlere yönelik itirazları inceleme görevi yasa koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. Buçerçevede, belediyelerce uygulanan kimi idari yaptırımlara karşı, belediye teşkilatının yaygınlığına paralel biridari yargı teşkilatlanmasının söz konusu olmaması nedeniyle sulh ceza mahkemelerine başvuru olanağıtanımasının hak arama özgürlüğünü kolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasını
olanaklı kıldığı ve sayılan hususların sözü edilen itirazları inceleme görevinin adli yargıya bırakılmasının haklınedenini oluşturduğu sonucuna varılmıştır….” demek suretiyle kanun kuralının Anayasa’ya aykırı olmadığındanbahisle iptal isteminin reddine karar vermiştir.IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hâkim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca, 1608 sayılı Kanun’un 1. ve 5326 sayılı Kanun’un 32.maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.18. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevlimahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.19. Dosyanın incelenmesinde, idari para cezasının verildiği encümen kararının iptali istemiyle idari yargı yerindeaçılan davanın Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2020/1627 esas sayılı dava dosyası olup, 30/11/2020 tarihli veE.2020/1627, K.2020/2130 sayılı karar ile olumsuz görev uyuşmazlığına konu dava olduğu, böylece encümen kararınıniptali istemiyle idari yargı yerinde açılan davanın konusunun daaynı olduğu anlaşılmıştır.20. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genelhukuk ilkesidir.21. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesigerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.22. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir. 23. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesine dayanılarak davacının idari para cezası ilecezalandırılmasına karar verildiği, kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden olduğu, 1608 sayılı Kanun’da bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde bu Kanun’un, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı belirtildiğinden, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen21/10/2020 tarihli ve D. İş No. 2020/6764 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 21/10/2020 tarihli ve D.İş No. 2020/6764 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,18/04/2022 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN