T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/146KARAR NO : 2022/358
KARAR TR : 20/06/2022ÖZET: Yargı kararı sonrasında müteselsilsorumluluk gereğince, davacı şirketin teminatmektubunun idarece bozdurulması sureti ileödenen tazminatın, olayda sorumlu olduğuileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemi ileaçılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: E. İ. S. ve T. Ltd. Şti.
Vekilleri : Av. O. Y, Av. O. ÇDavalı
: Adana Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. B. B. G I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkil şirketin, davalı Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen "Türkmenbaşı Bulvarı-Havaalanı Arası Devlet Demiryolları Altgeçidi B,C,D Kolları Tünel ve Yol İnşaatı" işinin yapımını üstlenen Adi ortaklığınortaklarından olduğunu; işin yapımı esnasında, davalı S-O-İ-L T. A.Ş.ye ait iş makinesinin devrilmesi sonucu meydanagelen kazada A. G'in ölümü nedeniyle açılan davada, Adana l. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2014/394, K.2017/686sayılı ilamı ile, ölenin yakınları lehine maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmedildiğini; davalı BüyükşehirBelediyesinin, uhdesinde bulunan 540.000 TL'lik Kesin Teminat Mektuplarını irat kaydetmek suretiyle hükmolunantazminatı ödediğini; anılan kararda her ne kadar davalı Büyükşehir Belediyesi %50 kusurlu, diğer davalılar kusursuzgörülmüş ise de hükmedilen tazminatın ödenmesinden davalıların %100 olarak sorumlu bulunduğunu; şöyle ki, S-O-İ-LT. A.Ş.'ye ait iş makinesinin çalışma sahasında bulunan kanalizasyon çukuruna düşmesi sonucu devrilmesi ile kazanınmeydana geldiğini; davalı ASKİ tarafından kendilerine verilen projede, kazanın meydana geldiği noktadan geçen birkanalizasyon olduğunun belirtilmediğini, yer altından geçen bir kanalizasyonu bilmelerinin mümkün olmadığını, bu durumukendilerine bildirmeyen ASKİ'nin asli ve %100 kusurlu olduğunu; diğer taraftan Büyükşehir Belediye Başkanlığı UlaşımKoordinasyon Merkezinin, inşaat alanından geçen yolun Trafiğe kapatılmasına dair 14/08/2013 tarih ve 2013/230 Kararsayılı kararına rağmen, hiçbir birimin yolu trafiğe kapatmadığını, yolun, trafiğe kapatılmadan ve inşaat sahası tamamenistimlak edilmeden kendilerine teslim edilmesinden ötürü Adana Büyükşehir Belediyesinin asli ve %100 kusurluolduğunu; diğer davalı S-O-İ-L T. A.Ş. ile akdedilen sözleşme gereğince, S-O-İ-L Teknik tarafından yüklenilen işle ilgiliiş güvenliğini almak ve üçüncü şahıslara verilen zararların sorumluluğunun bu şirkete ait olduğunu, anılan kazanın buşirketin iş makinesinin devrilmesi ve yeterli iş güvenliğinin alınmaması nedeniyle gerçekleştiğini, bu nedenle anılan şirketinda asli ve%100 kusurlu olduğunu ifade ederek; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 540.000 TLrücuan tazminatın, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle1-Adana Büyükşehir Belediyesi, 2-Adana Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüve 3-S-O-İ-L T. E. M. M.İnş.Ve Tic.'ne karşı adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Dava Adana 3. Asliye Ticaret MahkemesininE.2017/2214 esasına kaydedilmiştir. 3. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 31/05/2019 tarihli 5. Celsede, E.2017/2214sayı ile, açılan davanınAdana Büyükşehir Belediyesi yönünden tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar vermiş; dosya aynıMahkemeninE.2019/363 sayısına kaydedilmiştir. 4. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/06/2019 tarih ve E.2019/363, K.2019/613 sayı ile,uyuşmazlıkta yargılama yetkisinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş,görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Somut dava, davalı büyükşehir belediyesi tarafından ihale edilen Türkmenbaşı Bulvarı HavaalanıArası Demiryolu Alt Geçidi B, C, D Kolları Tünel ve Yol İnşaatı sırasında iş sahasının trafiğekapatılmaması nedenine dayalıdır. İhale konusu iş büyükşehir belediyesi tarafından ifa edilen kamuhizmeti niteliğindedir. Dava konusu zarar, kamu hizmeti niteliğindeki işin yapımı sırasındagerçekleştiğinden oluşan zarardan davalı büyükşehir belediyesinin sorumlu olup olmadığı vesorumluluğun kapsamı konusunda yargılama yetkisi idari yargı mercilerine aittir. Bu nedenlerle 6100sayılı HMK 114. maddesi uyarınca davanın usülden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır"
5. Davacı vekili bu kez, davalı Büyükşehir Belediyesi tarafından müvekkil şirkete ihale edilen "TürkmenbaşıBulvarı- Havaalanı Arası Devlet Demiryolları Altgeçidi B,C,D kollan Tüneli ve Yol İnşaatı" işinin yapımıesnasında iş makinesinin devrilmesi sonucu meydana gelen kazada A. G'in ölümü sebebiyle Adana 1. Asliye TicaretMahkemesinin ölenin yakınları lehine maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmettiğini, kararda BüyükşehirBelediyesinin%50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kararla birlikte davacılar tarafından, davalılar ve müvekkili şirketaleyhinde Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/6877 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, her ne kadar ilamdamüvekkili şirketin %50, Adana Büyükşehir Belediyesi'nin de %50 kusurlu olduğuna hükmolunmuşsa da davalı AdanaBüyükşehir Belediyesi tarafından sorumluluğu olan miktarın, müvekkili şirketin davalı Belediye'ye vermiş olduğu 540.000TL bedelli teminat mektubunun bozularak, müvekkilinin hesabından ödendiğini; müvekkilin sorumluluğu % 50 olsa daaçılacak davada bilirkişiler tarafından müvekkilinin sorumluluğu olmadığının tespit edileceğini, bu nedenle haksız vehukuka aykırı olarak müvekkilinin davalı Belediye'ye vermiş olduğu 540.000 TL bedelli teminat mektubu bozulmaksuretiyle ödenen miktarın rücu hakları doğrultusunda davalı Belediye'den alınarak kendilerine ödenmesi gerektiğini ifadeederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 540.000 TL rücuen tazminatın ilk dava tarihindenitibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalı Büyükşehir Belediyesinden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. B. İdari Yargıda 6. Adana 3. İdare Mahkemesi 24/11/2021 tarihli ve E.2021/1458, K.2021/1308 sayı ile, uyuşmazlığınadli yargının konusuna girdiği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin l/a bendiuyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Kamu ihaleleri çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar açısından görevli yargı yeri hususuirdelendiğinde; ihaleye ilişkin kanunların kamu hukukunu ilgilendiren kanunlar olması nedeniyle,sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyleaçılan davaların İdarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanmasınedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise özel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerinde görülmesigerekmekle birlikte, sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile, sözleşmenin uygulanmasındankaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamugücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların da İdarîyargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. İhale aşamasında tesis edilen işlemlerdendoğabilecek uyuşmazlıklar idari yargı mercileri; ihale safhası tamamlanıp, taraflar arasında sözleşmeimzalandıktan sonra, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ise adli yargı yerleritarafından çözümlenecektir.Bu durumda, ihalenin kesinleşmesinden sonraki aşamada davacı ile davalı idare arasında imzalanansözleşmenin uygulanması sırasında ve sözleşme/idari şartname hükümlerine dayanılarak ifa edilen ihalekonusu işin yapımı sırasında 3. kişilere verilen zararların tazmini ve rücusundan kaynaklı ortaya çıkanihtilafın sözleşmeler hukukuna tabi özel hukuk ilişkisinden doğan ve adli yargının konusuna giren biruyuşmazlık olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce bu davanın esasının incelenemeyeceği sonucunavarılmıştır." 7. Davacı vekili, adli ve idari yargı kararları arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyladosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini İdare Mahkemesinden talep etmiş; Adana 3. İdare Mahkemesi09/02/2022 tarih ve E.2021/1458 sayı ile, daha önce verdiği kararı tekrar ederek ve "davanın adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 15 ve 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Adana 3. Asliye TicaretMahkemesinin E:2019/363 sayılı dosyası (dava dilekçesi, Mahkeme kararı ve kesinleşme şerhi) ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine"karar vererek dosyayı Mahkememize göndermiştir. III. İLGİLİ HUKUK 8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi şöyledir:"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerdendolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."9. Aynı Kanun'un 62. maddesi ise şöyledir:"Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum vekoşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikeninyoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsilsorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. "10. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 20/06/2022tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; adli yargı yerince idari yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen idari yargıyerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği kararlar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 12. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.” hükmüne göre, adliyargı yerinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine idari yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 13. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmüne göre ise, idari yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren adli yargıyerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şukadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da içermesi gerekir. 14. Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargı merciinceişten el çekilmiş olduğundan başvurma istencini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamandaçözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayıinceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır. 15. Olayda, idari yargı yerince görevsizlik kararı verilmesinden sonra kararın kesinleştiği, davacı vekilinin talebiüzerine Mahkemenin adli yargı dosyasını temin ettikten sonra dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesigerekirken, bu defa da 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı ilekendi kararları arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından dolayı, görevsizlik kararı yanında, görevli yargı yerininbelirlenmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine de karar verdiği görülmüştür.16. Bu haliyle, İdare Mahkemesinin, esas numarası kapatılan karardan sonra,"dosya incelemesininertelenmesini de içeren"başvurusu, 2247sayılı Kanunun ilgili hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır. 17. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, yapılan başvurunun2247 sayılı Kanun'un 14.maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşamacına uygun olacağından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 18. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Recep KALKAN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü: 19.Dava davacı şirket tarafından, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ihale edilen işin yapımısırasında meydana gelen ölümlü kaza sebebiyle, yargı kararıyla ölenin yakınları lehine hükmedilen maddi ve manevitazminatta %50 oranında davalı idarenin sorumlu olduğuna hükmedilmesine karşın, mahkeme kararı sonrasında başlatılantakip üzerine, ihale alımı esnasında davalı idareye verilen 540.000,00-TL teminat mektubunun bozdurulması suretiyle,davalı idare tarafından sorumlu olduğu miktar ödendiğinden bahisle ödenen tazminat miktarının rücuen davalı idaredentazmini istemiyle açılmıştır. 20. Tazminat davasına bakan Mahkemece, saptanan kusur ve sorumluluk oranları esas alınarak tazminatahükmolunduğu, hükmolunan tazminatın da icra takibi sonucunda ödenmiş olduğu gözetildiğinde, olayda zarar gören tarafyönünden, ortada tazminat davasında giderilmemiş bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde belirtilen "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında, zarar gören tarafından idari yargı yerinde açılacak bir
idari dava yoluyla giderilmesi gereken zararın olduğundan da bahsedilemeyeceği açıktır.21. Öte yandan, ortada, Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptandoğanlar dışındaki alacakların tahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunkapsamına giren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır.22. Bu itibarla,tam yargı davası niteliği taşımayan ve konusu bir kamu alacağı olmayan rücu davasının, BorçlarKanunu hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin11/06/2019 tarih ve E.2019/363, K.2019/613 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B.Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2019 tarih ve E.2019/363, K.2019/613 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20/06/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI