T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/149KARAR NO : 2022/359
KARAR TR : 20/06/2022ÖZET: Belediyelerin katı atık toplamabedelininözel hukuk hükümlerine tabi olan aboneliksözleşmesinden kaynaklandığı gözetildiğinde, sözkonusu ücretin iptali istemiyle açılan davanın,ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: M. T. A.Ş.Vekili
: Av. S. E. H
Davalı
: Sapanca Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. H.Ç I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davalı İdare tarafından müvekkili şirket aleyhinde düzenlenen 20/05/2020 düzenleme tarihliborç hesap dökümünün, katı atık bedeli açıklamalı 2020 yılına ilişkin 2.000 TL'lik kısmının iptaline ve 2020 yılı içintahakkuk ettirilen Katı Atık Bedellerinin terkinine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Sakarya 1. İdare Mahkemesi 21/07/2020 tarihli ve E.2020/525, K.2020/442 sayılı kararı ile; katıatık bedeli ücretinin, özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, bu sebeple, sözkonusuücretin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı mercilerine ait olduğugerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine kesin olarakkarar vermiştir.3. Davacı vekili bu kez, davalı belediye tarafından düzenlenen 20/05/2020 düzenlemetarihli borç hesapdökümünün katı atık bedeli açıklamalı, 2020 yılına ilişkin toplamda 2.000 TL'lik kısmı uyarınca müvekkili şirketin borçluolmadığının tespitiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi 29/03/2021 tarihli ve E.2020/342, K.2021/163 sayılı kararı ile, istemin2577 sayılı İYUK'nun 2. maddesi gereğince iptal davasının konusunu oluşturduğu, bu davalara bakma görevinin de idariyargı yerlerine ait olduğu gerekçesiyle,davanıngörev yönündenreddine;önce kanun yolu açık olmak üzere, sonrasında ise'Tashih Şerhi' ile, kesin olmak üzere karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşmazlığın dayanağını Sapanca Belediye Başkanlığı'nın 20.05.2020 tarihli borç hesapdökümünün oluşturduğu, davalı Belediyenin katı atık ücreti talep etmesi işleminin kamusal nitelik taşıdığıanlaşılmıştır. Mahkememiz somut olayda davaya bakmakla görevli değildir. Nitekim Yargıtay 4. HukukDairesi'nin emsal kararında "Davalı .... Belediyesi bir kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak, işlem veeylemleri kamusal nitelik taşır. Alacak isteminin, davalı Belediye Meclisince alınan kararın hukukaaykırılığı iddiasına dayandığından İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde idari işlemin iptali davası açılması gerekir. Görev sorunu, kamu düzenineilişkin olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelercekendiliğinden araştırılır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/1. Maddeleri). Mahkemece,açıklanan olgular gözetilerek yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasınınincelenerek kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." (Yargıtay4.HD 03/02/2020 T., 2017/33II E., 2020/335 K., sayılı ilamı) denilmiştir.Yukarda açıklanan gerekçelerle istemin 2577 sayılı İYUK 2. maddesi gereğince iptal davasınınkonusunu oluşturduğu, bu davalara bakma görevinin de idari yargı yerlerine ait olduğu anlaşılmakladavanın yargı yolu bakımından mahkememizin görevli olmaması nedeniyle reddine karar vermekgerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."5. Görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 08/09/2021 tarihli ve E.2021/859, K.2021/661 sayılıkararı ile,istinaf başvurusununkabulü ile, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/03/2021 tarih E.2020/342,K.2021/163 sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarakyeniden bir hüküm kurulmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Somut uyuşmazlıkta; görülmekte olan davadan önce davacı tarafından aynı konuda, davalı idare
aleyhine Sakarya 1. İdare Mahkemesine dava açıldığı, Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 2020/525 Esas,2020/442 sayılı kararla açılan davada adli yargının görevli olduğu yönde kesin olarak karar verildiğidosya kapsamından anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece; Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nin 2020/525 E. 2020/442 K. sayılıdosyasının, dosya arasına alınması, dosyanın incelenmesi, getirtilen dosyaya konu uyuşmazlık ilegörülmekte olan uyuşmazlıkla aynı olduğunun tespiti halinde ve idare mahkemesince verilen kararınkesinleşmiş olması durumunda, görülmekte olan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle(2247 sayılı UMK m. 19/1), her iki dosyanın kül halinde yargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı beklenilereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekçesiyle usuldenretkararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf, başvurusunun kabulü ile HMK.m.353/1-a/6 maddehükümleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, dosyanın yukarıdaaçıklanan şekilde işlem yapılarak sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir." 7. Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi 04/02/2022 tarihli ve E.2021/285 sayılı kararı ile, SakaryaBölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda, dava dosyasındaki yargılamanın durdurulmasına,2247 sayılı Kanun'un19/1. maddesi uyarınca her iki dosyanın kül halinde yargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesiamacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat8. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları" başlıklı 15. maddesinin (d)bendinde, özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkukve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su,atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasındasayılmıştır.9. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun "Ücrete Tabi İşler" başlıklı 97.maddesinde; “Belediyeler buKanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlühizmet (...)için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekelolarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.’’ hükmü yer almakta olup, Kanuna 15/07/1993 tarihli ResmiGazete'de yayımlanan 3914 sayılı Kanunla eklenen ve "Çevre Temizlik Vergisi" başlığını taşıyan mükerrer44.maddesinde de; "belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atık toplama ilekanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlikvergisine tabi olduğu, çevre temizlik vergisinin katı atıklar için maddedeki tarifeye göre hesaplanacağı,belediyelerin, atık su ile ilgili olarak da, katı atıklarla ilgili tarifede yer alan bina gruplarını topluca veya ayrıayrı dikkate almak suretiyle su tüketim bedelini aşmamak üzere meclislerince belirlenecek miktarda çevretemizlik vergisi alacakları, atık su ile ilgili çevre temizlik vergisinin su tüketim bedeli ile birlikte tarh vetahakkuk etmiş sayılacağı ve bu bedel ile birlikte tahsil edileceği, su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunladüzenlenmiş bulunan belediyelerde ise atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulamanın kendi kanunlarındakihükme bağlı olduğu" hükümlerine yer verilmiştir.10. 27/10/2010 tarih, 27742 sayılı Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri TarifelerininBelirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlıklı 4.maddesinin 1-a fıkrasında''Abone'' tanımı yapılmış olup, buna göre, Abone: Su ve atık su ve katı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veyafaydalanacak gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmekte, ''Abonelik'' başlıklı 10.maddesinde ise, ''Atık su altyapıyönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur'' hükmüyer almaktadır.B. Yargı Kararları11. Su abonesi olmayan kişi hakkında İSKİ Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre tahakkuk ettirilen atık subedeline ilişkin faturanın iptali istemiyle açılan bir davada; İstanbul 3. Vergi Mahkemesi’nce, dava konusu bedelin vergi,resim, harç benzeri mali yüküm olduğu kabul edilmek suretiyle işin esası hakkında verilen kararı temyizen incelemekteolan Danıştay Dokuzuncu Dairesi tarafından, iş yerinde yer altı suyunun kullanılması nedeniyle İSKİ tarafından istenenatık su bedelinin vergi, resim, harç benzeri mali yükümlülük olmayıp, akdi nitelik taşıdığı kanaatine varıldığından bahisletemyiz incelemesi ertelenerek, 2247 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre görevli yargı yerinin belirlenmesi için başvurudabulunulması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü; 14/10/1991 tarih ve E.1991/29, K.1991/29 sayı ile, gerek2560 sayılı Kanun’un 23. maddesi gerekse buna dayanılarak çıkarılan İSKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 5., 16. ve 17.maddelerinde, İSKİ’ye ait kanalizasyonu kullananlardan atık su bedelinin tarifeye göre alınacağının açıkça belirtildiği vebunun taraflar arasında bir sözleşmeye dayandırılacağının hükme bağlandığı, buyurucu nitelikteki bu hükmün sözleşmeyapılmaksızın atık su üretenleri de sözleşme yapmakla yükümlü kıldığı, bu hükme uymayanların sözleşme yapmadurumunda olmaları nedeniyle atık su bedeli ödemekten kaçınmalarına olanak bulunmadığı, sözleşmeden kaçınmanın sözkonusu bedelin ödenmesinden kurtulma sonucunu doğurmayacağı ve bunların da sözleşmeli sayılmalarının gerektiği, öteyandan Kanun ve Yönetmelik ile öngörülen usul ve esaslara göre İSKİ tarafından düzenlenen tarifelerle tespit edilen atıksu bedelinin Anayasa’nın 73. maddesinde öngörüldüğü biçimde kanunla konulan vergi, resim, harç ve benzeri bir maliyükümlülük olduğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla, atık su bedeli, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük
olmayıp, özel hukuk alanındaki alacak-borç ilişkisini içeren abonman sözleşmesine dayalı ve idarece düzenlenen bir tarifeuyarınca alınan bir bedel olduğundan, bu konuyla ilgili anlaşmazlığın çözümünün adli yargının görevine girdiği gerekçesiyleve Anayasa Mahkemesi’nin 14/02/1991 tarihli ve E.1990/18, K.1991/4 sayılı kararında yazılı gerekçede de bu görüşünkabul edildiğinden bahisle, Danıştay Dokuzuncu Dairesince yapılan başvurunun kabulü ile uyuşmazlık konusu davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine karar vermiştir. (Bu karar 26/11/1991 tarihli ve 21063 sayılı ResmiGazete’de yayımlanmıştır.) 12. Anayasa Mahkemesinin 08/05/1991 tarihli ve 20865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/02/1991 tarihlive E.1990/18, K.1991/4 sayılı kararında, atık sular karşılığı alınacak bedelin niteliği sorunu ayrı bir başlık altında elealınmış ve aynen şöyle denilmiştir:“Vergi benzeri mali yükümlülüklerin en belirgin özellikleri (...) genellikle, bir kamu hizmetikarşılığında kamu gücüne dayanılarak tek taraflı yükletilmeleri, harç ve resme göre, daha çok ücretgörünümünde olmalarıdır.Atık su bedeli, kullanılmış suların uzaklaştırılması karşılığında yapılacak bir tarifeye ve abonmansözleşmesine göre alınmaktadır. Başka bir deyişle, idareyle kişi arasında sözleşmeyle alacak- borç ilişkisidoğmakta, ödenecek miktar İSKİ ile kişi arasında abonman sözleşmesiyle özel hukuk ilişkisikurulmasından sonra yapılan hizmet karşılığında maliyet- kâr esasına göre belirlenmektedir. Ödemeninhukuksal dayanağı, kamu gücüne değil, tarifeye ve iki taraf arasında yapılan abonman sözleşmesinedayanmaktadır. Nitekim, ödemelerin yapılmaması durumunda İSKİ alacağını, Amme Alacaklarının TahsiliHakkındaki Yasa’ya göre değil, özel hukuk ilişkisi içinde ilgili Yasa’ya göre alacaktır. Abone ile İstanbulSu ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) arasında yapılan abonman sözleşmesi, daha çok “tip” sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin, sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerine katılımı(iltihakı) söz konusudur. Ancak bu durum, idareyle kişi arasında kurulan özel hukuk ilişkisini, kamuhukuku ilişkisine dönüştürmez. Çünkü, birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiye götürülmezorunluluğu, işin, çoğunlukla, tip sözleşmelerle ve kişilerin katılımıyla gerçekleşebilmesini olanaklıkılmaktadır. (...)”“Açıklanan nedenlerle, atık suların uzaklaştırılması karşılığında alınan ücretlerin vergi, resim, harçbenzeri mali yükümlülük olarak kabul edilmemesi gerekir.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 20/06/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye Hukuk Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesindeki usule uygun başvuruda bulunulduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Recep KALKAN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, Sakarya İli Sapanca İlçesinde faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, 2020 yılına ilişkin olarak2.000-TL katı atık bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin 20/05/2020 tarihli Sapanca Belediyesi işleminin iptali istemiyleaçılmıştır.16. Belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve kararorganı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini ifade etmektedir. Böyleolmakla birlikte, bu kuruluşun kişilere sağladığı hizmete ilişkin işlem ve eylemlerinin yargısal denetimini yapacak yargıdüzenini belirleyebilmek için, işlem ya da eylemin özel hukuk ilişkilerinden veya kamusal yetkilerin kullanılmasındandoğup doğmadığına bakmak gerekir.17. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve ilgili mahkeme kararları da dikkate alındığında; davalı belediyetarafından düzenlenenkatı atık bedeliödenmesine ilişkin işlemin, gerek belediye tarafından tesis edilmiş olması veUyuşmazlık Mahkemesinin 16/06/2003 tarihli E.2002/57, K.2003/34 sayılı ve 02/04/2007 tarihli E.2004/127,K.2007/31 sayılı hüküm uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararlarında da açıklandığı üzere bu işlemin vergi, resim, harçve benzeri mali yükümlülük mahiyetini taşımaması, gerekse de taraflar arasında adı geçen iş yerinin su aboneliğine tabi birabonelik ilişkisi bulunduğunun kabulü gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ücretin idareyle kişiarasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu anlaşılmıştır.18. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarındaki“atık su bedelinin, vergi benzeri mali yükümlülük olmayıp, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiylekurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göre idarece belirlenentarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu” yolundaki kabulün sonuçları itibarıyla: idarenin faaliyet alanıyla ilgili
olarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısal denetiminin idari yargı yerinde,abonman sözleşmesine dayanan bir alacak - borç ilişkisi kapsamındaki atık su bedelinin tahsiline ilişkin davaların ise adliyargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmekte olup, uygulama bu doğrultuda istikrar kazanmıştır.19. Belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2022 tarihli ve E.2021/285 sayılı başvurusunun reddinekararvermek gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan nedenlerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2022 tarihli ve E.2021/285 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE,20/06/2022 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI