T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/152KARAR NO : 2022/461
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Yargı kararı ile tazminle yükümlüolduğu tutarın tamamını ödemiş bulunandavacı tarafından ödenen tazminatın birkısmının, olayda sorumlu olduğu ileri sürülenBelediyelerden rücuen tahsili istemiyle açılandavanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A.A.T.S.ŞVekili
: Av. Z. A.ADavalılar: 1-Diyarbakır ValiliğiVekili
: Av. G. E
: 2-Diyarbakır Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. D. E I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı... AF .... plakalı, S. B'a ait aracın, 04.05.2014 tarihinde, YeniMardin Yolunu takiben Mardin istikametinden Diyarbakır yönüne tek yönlü yolda seyir halindeyken, kendisini kovalayanköpekten kaçmak için kaplamaya giren 2001 doğumlu müteveffa yaya Ş. İ'eçarpması sonucu ölümüne neden olduğunu,öleninmirasçıları tarafından müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesindetazminat davasıaçıldığını, yargılama esnasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre sürücünün kusurunun %15, müteveffanınkusurunun %25 olarak belirlendiğini, sahipsiz köpeğe %60 kusur izafe edildiğini, Belediyelerin sahipsiz hayvanlarüzerindeki yetki ve sorumlulukları göz önünde bulundurularak davanın, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığınaihbar edildiğini; Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin, köpeğin kusurunu BK'nun 43-44 maddeleri uyarınca diğerkusurlulara paylaştırdığını, müteveffanın kusurunu %52,50, sürücünün kusurunu da % 37,50 ye çıkardığını ve buna görekarar verdiğini, bu kararın kesinleştiğini, karar sonucundaDiyarbakır 8. İcra Dairesinin 2017/4050 E. no'lu dosyasındakiborç nedeniyle müvekkilinin 13/11/2018 tarihinde 69.140,59 TL ödeme yaptığını, 2. Yüksek Mahkemenin istikrarlı bir şekilde, sahipsiz köpeklerin gerçekleştirdiği saldırılarda sorumluluğun ilgiliBelediyeye ait olduğunu ve Belediyenin tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu karara bağladığını, 5199 sayılı HayvanlarıKoruma Kanunu'na vebu Kanuna bağlı olarak çıkartılan Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğine göresahipsiz hayvanların bakımı ve gözetiminden yerel yönetimler olan belediyelerin sorumlu tutulduğunu, bu nedenle sahipsizhayvanların vermiş olduğu zararlardan da belediyenin üzerine düşen özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesinedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 11/1-h bendinde de "Sahipsiz olup, beldedebaşıboş dolaşan hayvanların muhafaza altına alınmasını sağlar ve bunlardan tehlike yaratması muhtemelolanların veteriner ekiplerince usulü dairesinde etkisiz hale getirilmesine yardımcı olur" hükmüyle Zabıtalaragörev yüklendiğini, somut olayda belediyenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniylekusurlu olduğunuifade ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.824 TL maddi zararın, ödeme tarihinden itibaren işletilecekyasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazmini istemiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/07/2020 tarih ve E.2020/22, K.2020/309sayı ile, 5199sayılı Hayvanları Koruma Kanununun "Yerel Hayvan Koruma Görevlilerinin Sorumlulukları" başlıklı 18.,Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinin "Belediyelerin Alacağı Tedbirler” başlıklı 7. ve BelediyeZabıta Yönetmeliğinin 11/1-h maddesi hükümlerine yer verdikten sonra, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b, 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Görevsizlik kararının ilgili kısımları şöyledir: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrası ''İdarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır"hükmünü, son fıkrası ise ‘'‘'İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" düzenlemesini içermektedir. Keza 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu ("İYUK") m. 2/1-b hükmünde "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları
ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır.İdarenin kusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ile anlatılmaktadır.Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı bir tanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrindehizmet kusuru; idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda,düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık,hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması, şeklindetanımlanmaktadır. Hizmet kusurunun üç durumda varlığı hem yargı içtihatları hem de öğreti tarafındankabul edilmiştir. Bu üç durum; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.Yapılan tüm bu açıklamalar sonucunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinesigortalı aracın dava dışı Şehmus İçten'e çarpması sonucu Şehmus İçten'in vefat ettiği, kazanın meydanagelmesinde kesinleşen Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1430 Esas sayılı dosyasındaalınan ATK raporuna göre, müteveffa Şehmus İçten'in %25, sürücü Murat Bozhan'ın %15 kusurluolduğu, ayrıca mahaldeki köpeğin müteveffayı kovalaması, kontrolsüz davranmasına ve yola intikaletmesine büyük oranda etkenliği olması nedeniyle sonuç üzerine %60 oranında asli derece müessirolduğunun belirtildiği, meydana gelen zararda davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 18. Maddesi, Hayvanların Korunmasına Dair UygulamaYönetmeliğin 12. Maddesi ve yine Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 11/1-h maddesinden kaynaklanansorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklandığının iddia edilmiş olması bakımından, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği yani yürütülen kamu hizmetinin kusurluişletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklandığından uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu anlaşılmaktadır." 4. Davacı vekili bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmış, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesiuyuşmazlığın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Diyarbakır Valiliği husumetiyle incelenmesine karar vermiştir. B. İdari Yargıda 5. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi18/06/2021 tarih ve E.2020/1088, K.2021/942 sayı ile, davanın süre aşımınedeniyle reddine kararvermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdariDava Dairesi 03/12/2021 tarih ve E.2021/3264, K.2021/3846 sayıile, uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiğinden bahisle, istinaf başvurusunun kabulüne, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yenidenbir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarakkarar vermiştir. 6. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi 07/01/2022 tarih ve E.2021/2960 sayı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 1., 2., 10., 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmeyerek iptal isteminioy birliğiyle reddettiği 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, dosya incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “Bu durumda, 2918 sayılı Yasa'nın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can vemal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davaya bakmakla görevlimerciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği sonuç ve kanaatineulaşılmıştır.Öte yandan, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 1.8.2016 tarih ve E:2016/751 K:2016/858 sayılıkararıyla davanın görev yönünden reddine ilişkin ısrar kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun8.3.2017 gün ve E: 2016/5249 K: 2017/1048 sayılı kararıyla bozulmuş ise de, Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunca daha sonra bu görüşten vazgeçilmiş olup, buna benzer davalı idarenin sorumluluğuiddiasıyla açılan davaların adli yargı yerinde görülmesi yolunda kesinlik kazanmış içtihatlarıbulunmaktadır." III. İLGİLİ HUKUK 7. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."9. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110'uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” 10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61.maddesi şöyledir:"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerdendolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."11. Aynı Kanun'un 62.maddesi ise şöyledir:"Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum vekoşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikeninyoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsilsorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. "IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekindeadli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava,davacı şirket tarafından sigortalıaracın seyir halindeyken, kendisini kovalayan sahipsiz köpektenkaçanŞ. İ'e çarparak kaza yapması ve adı geçenin ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle, aleyhine açılan dava sonucundaölen şahsın mirasçılarına tazminat ödendiğinden bahisle, sahipsiz hayvanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlüğü olandavalı idare tarafından zararının rücuan tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 15.
Tazminat davasına bakan Asliye Hukuk Mahkemesince davacıya ilişkin hükmolunan tazminatıntamamının ödenmiş olduğu gözetildiğinde, olayda zarar gören taraf yönünden, davacı şirkete yönelik ortada tazminatdavasında giderilmemiş bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesindebelirtilen "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında, zarar gören tarafından idari yargı yerinde açılacak bir idari dava yoluyla giderilmesi gerekenzararın olduğundan da bahsedilemeyeceği açıktır.16.
Öte yandan, ortada, Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptandoğanlar dışındaki alacakların tahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunkapsamına giren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır.17. Belirtilen tüm bu hususlara göre, tam yargı davası niteliği taşımayan ve konusu bir kamu alacağı olmayanrücu davasının, Borçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
18. Diğer taraftan, tazminata konu edilen zararın bir trafik kazası sonucunda doğmuş olması nedeniylekonuyailişkin özel düzenleme içeren Karayolları Trafik Kanunu yönünden bir değerlendirme yapmak gerekmektedir.Uyuşmazlık Mahkemesinin; 2918 sayılı Kanun'un, 19/01/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi ile2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptal istemini oy birliğiylereddettiği 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararını gözeterek, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşantrafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelenzararın/zararların tazmini istemiyle açılan bu davaların da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yolunda,istikrarlıkararları bulunmaktadır.Bu bağlamda, somut olayitibariyle de davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır. 19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/07/2020 tarih ve E.2020/22, K.2020/309 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 2. Asliye HukukMahkemesinin 16/07/2020 tarih ve E.2020/22, K.2020/309 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN