T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/153KARAR NO : 2022/470
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Belediye Başkanlığına taşeron olarakhizmet sağlayan şirketin çalışanı olan davacının,görevi sırasındayaralandığı ve iş kazasınauğradığından bahisle, kendisinegeçici ve sürekli işgöremezliktazminatı ile maddi ve manevi tazminatödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
:U.HVekilleri
: Av. B. M, Av. N. YDavalılar : 1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri
: Av. S. A, Av. E. B. A
: 2- G.S ve D.H.T.S. ve T.Ltd. Şti. I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin taşeronu olan G.S ve D.H.T.S ve T.Ltd.Şti.'nde zabıtaolarak çalışırken,29/11/2015tarihinde seyyar satıcılara yönelik önleme görevi yaptığısıradaT.S., E.Ç veT.Ö. tarafından saldırıya uğradığını,bıçakla yüzünden yaralandığını,kesikler derin olduğundan ve dikiş gerektirdiğindenyüzünde kalıcıiz oluştuğunu,bu saldırının iş kazası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, mevzuata ve yerleşik Yargıtayuygulamasına göre iş kazası neticesinde, geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyleoluşan iş ve kazanç kaybının, tedavisürecinde yapılan masrafların tespit edilerek ödenmesi gerektiğini, uğranılan manevi zararların da karşılanması gerektiğini,4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca, işverenlerin iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekliher türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlü olduğunu,işverenlerin işçileri karşı karşıyabulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli işsağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduğunu, olayda davalıların, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunuuyarınca üzerine düşenyükümlülükleri yerine getirmediğini, iş kazasının meydana gelmesinde, işyerinde iş sağlığı vegüvenliğine ilişkin tedbirleri almayan davalı işverenlerin birinci dereceden asli kusurlu ve sorumlu olduğunu ifadeederek;fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,ekonomik geleceğinin sarsılması tazminatıolarak 100 TL,tedavi ve bakım masrafları tazminatı olarak 100 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekliiş göremezlik tazminatı olarak 100 TL olmak üzere toplam 400 TL maddi tazminat ile 60.000 TL manevi tazminatın işkazasının gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı ile G.S ve D.H.T.S. ve T.Ltd. Şirketine karşı adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. İstanbul 28. İş Mahkemesi 10/06/2021 tarih ve E.2020/838, K.2021/613 sayıile, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevli olduğundan bahisle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine kararvermiş ve bukarar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Davacı işçi iş yerinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle tazminat davası açmıştır. Çalışma şartlarıitibariyle davacının davalı idaredeki eyleminden kaynaklı yaralanma sonucu açmış olduğu tazminatdavasının adli yargı yolunda açılması hatalı olmuştur.İdari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tazminat davası "Tam Yargı Davası" niteliğinde olupfarklı usuli kurallara tabidir. Davacı hala idare çalışanı olduğundan davayı idari yargı yolunda açmasıgerekmekte olup iş bu dava Yargı Yolunun Caiz Olmaması Nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur." 3. Davacı vekili bu kez aynı olay nedeniyle toplam 400 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ödenmesiistemiyle, aynı davalılara karşı idari yargı yerinde dava açmış, İstanbul 9. İdare Mahkemesi, G.S ve D.H.T.S. ve T.Ltd.Şirketinin hasım mevkiinden çıkarılmasına, davanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı husumetiyle görülmesigerektiğine karar vermiştir. B. İdari Yargıda 4. İstanbul 9. İdare Mahkemesi 11/02/2022 tarih ve E.2021/1737 sayıile, olayda adli yargının görevliolduğu gerekçesiyle,Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli
yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesi kararına kadar dosyanın incelemesinin ertelenerek bekletilmesine karar vermiştir. Kararın ilgilikısımları şöyledir: "Olayın gerçekleştiği 29.11.2015 tarihinde davacının G.S ve D.H.T.S ve T.Ltd. Şirketi çalışanıolduğu, söz konusu şirketin ise davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yapılan sözleşmekapsamında zabıta hizmetleri destek personeli temini kapsamında davacının zabıta hizmetlerininyürütülmesinde destek personeli olarak çalıştırıldığı anlaşılmakla birlikte, davalı idare tarafındandavacının kamu görevi sayılan zabıta memurluğu görevlerini yaptığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgive belgeye rastlanılmamıştır.Öte yandan zabıta hizmetleri destek personeli olarak faaliyet göstermesi, davacının G.S ve D.H.T.Sve T.Ltd. Şirketi çalışanı olduğu yönündeki olguyu da ortadan kaldırmayacağı tabi olup, iş akdininyürütülmesi sırasında uğramış olduğu zararlar nedeniyle iş verenin işçiye karşı tazminat sorumluluğununda bulunduğu açıktır. Davalı idare ile taşeron firma arasındaki sözleşme kapsamında üst işveren olarakdavalı idareden, iş akdi kapsamında davacının uğradığı zarar nedeniyle sorumluluğuna gidilebileceğidüşünülebilir ise de, bu sorumluluğun iş akdinden kaynaklı olarak iş mahkemelerinde görülmesigerektiğinden, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. " III. İLGİLİ HUKUK 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı4. maddesi şöyledir:"(Değişik: 30/5/1974 - KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.A) Memur:Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idareesaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanununuygulanmasında memur sayılır.Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama,programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.B) Sözleşmeli personel:Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması,gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özelbir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas veusuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasınakarar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.(Mülga ikinci paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.)Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarınıdeğerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortayaçıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; davaadedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, (....)(2)kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesiuzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarısanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerdeçalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.(Ek paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ileistisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı,kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindekimüeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas veusulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. (Ek cümle: 25/6/2009 - 5917/47 md.) Bu şekilde istihdam edilenler,hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesiveya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tektaraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personelpozisyonlarında istihdam edilemezler.(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Bir yıldan azsüreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde (…)(1) sözleşme ileçalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Özelleştirmeuygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarınanakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hakkazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarınagöre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Cumhurbaşkanınca belirlenir.(Ek fıkra: 5/7/1991 - KHK-433/1 md.; Mülga: 27/12/1991 - KHK-475/11 md.)C) (Mülga: 20/11/2017 - KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.)D) İşçiler:(Değişik birinci cümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.)(A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalanve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele
hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli işsözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz."6. 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartlarıve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu Kanun, 4 üncü maddedekiistisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerinefaaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncümaddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar" 7. Aynı Kanun'un 'Tanımlar' başlıklı 2.maddesi şöyledir: "Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyeyahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye işilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ileişçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.(...) İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ileoluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür." 8. Aynı Kanun'un 'Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi' başlıklı 11.maddesi şöyledir: "İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreliişlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullarabağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksihalde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme işsözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar." 9. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış;101. maddesinde "BuKanun'da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür" denilmiştir. 10. 5510 sayılıKanun'nun "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4/1-a maddesinde; hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılan işçilere ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. 11. Aynı Kanun'un "İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması" başlıklı 13.maddesi şöyledir: "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniylesigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverenebağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asılişini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendikapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılanzamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. (2)İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunansigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal veKuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalıbakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığıgünden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga; 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendindebelirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasınınöğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında birkarara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurlarıtarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılıolarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olayiçin yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırıbildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığıbildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurumtarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." 12. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun "İşverenin genel yükümlülüğü" başlıklı 4. maddesişöyledir: "(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması,organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişenşartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve
uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerleregirmemesi için gerekli tedbirleri alır.(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadankaldırmaz.(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarınıetkilemez.(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz." 13. Aynı Kanun'un "Risklerden korunma ilkeleri" başlıklı 5. maddesişöyledir: "(1) İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:a) Risklerden kaçınmak.b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.c) Risklerle kaynağında mücadele etmek.ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretimmetotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık vegüvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.d) Teknik gelişmelere uyum sağlamak.e) Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.f) Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerinetkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 16. Davaİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına taşeron olarak hizmet sağlayan G.S ve D.H.T.S ve T.Ltd.Şirketinin çalışanı olandavacının, seyyar satıcılara yönelik önleme görevi sırasında seyyar satıcılarınsaldırısı sonucuyaralandığı ve iş kazasına uğradığındanbahisle, kendisinegeçici ve sürekli iş göremezliktazminatı ile maddi vemanevitazminat ödenmesi istemiyle açılmıştır. 17. Davalı idarenin bir kamu kuruluşu olduğu çekişmesizdir. 18. 657 sayılı Kanun'da ilk üç istihdam şeklinin dışında kalan kişiler olarak belirtilen işçiler hakkında bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukuku dışında kalanistihdam şekli de benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel bir yasal düzenleme de öngörülmemişbulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur. 19. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 29/04/2015 tarihinde destek hizmeti alım ihalesi teknikşartnamesinde nitelikleri ve şartları belirlenen Zabıta Hizmetleri Destek Personeli statüsünde, Destek Personeli YardımcıHizmetler görevinde çalışmaya başladığı, SGK İşe Giriş Bildirgesinde de bu durumun belirtildiği, Belediye zabıta memuruolmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1-a ve 1-b bentlerine tabi tescil kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. 20. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davacı arasında,davacının Belediye Başkanlığına taşeron olarakhizmet sağlayan G.S ve D.H.T.S ve T.Ltd. Şirketinin çalışanıolması nedeniyle, dolaylı yoldanİş Kanunu’na tabi hizmetsözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi söz konusudur. Davacının uğradığını iddia ettiğimaddi vemanevi zarara ilişkin olayın, iş sözleşmesi kapsamına girip girmediği, iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğihususu da özel hukuk alanında değerlendirilecektir.
21. Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayanpersoneli hakkındaki tüm yazılı irade beyanlarının idari işlem, eylemlerinin de idari eylem niteliğinde görülerek, özel hukukalanına dahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğurur. 22. Belirtilen tüm bu hususlara göre ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi ile, İş Kanunu’nagöre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesiyle İş Mahkemelerinin görevli kılınmış olması; daha sonrayürürlüğe giren 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanun'dan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçiolan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğandavanın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 9. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile İstanbul 28. İş Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve E.2020/838, K.2021/613 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul9. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 28. İş Mahkemesinin10/06/2021 tarihli ve E.2020/838, K.2021/613 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN