T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/176KARAR NO : 2022/216
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Davacı şirket tarafından sistemeverilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmesiistemiyle açılan davanın, davanın açıldığıtarihte davalı konumunda kamu kuruluşuniteliği taşımayan Gediz Elektrik DağıtımA.Ş.'nin olması karşısında, ADLİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: P. G. E. D. T. A.ŞVekili
: Av. M. ÖDavalı
: Gediz Elektrik Dağıtım A.ŞVekili
: Av. K. DDavalı
: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu BaşkanlığıVekili
: Av. D. İ. E I. DAVA KONUSU OLAY1.Davacı vekili, yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik enerjisi üretimi yapan davacı tarafından,24700604 tesisat numaralı üretim tesisinden Mart ve Nisan 2021 döneminde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelininGediz Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ödenmesi talebiyle davalılara yaptığı 04/08/2021 tarihli başvurunun zımnenreddine dair işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması ile Mart ve Nisan 2021 döneminde sisteme verdiğitoplam 286.624TL elektrik enerjisi bedelinin amme alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.2. Davalı Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; müvekkilinin özelhukuk tüzel kişisi olması sebebiyle davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği görüşüyle davanın görev yönündenreddini talep etmiştir.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. Ankara 15. İdare Mahkemesi, E.2021/1896 sayılı dosyada, 12/11/2021 tarihinde verdiği görevlilikkararı ile talebi reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:“…2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; İdari dava türleri, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıaçılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı açılan davalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır.İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının; idaridava türlerinden biri olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.İdare, idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklamasısonucu tesis etmiş olduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıyla idari işlem kimliğikazandırmakta ve kural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idari yargı denetimine tabibulunmaktadır.Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın, üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesislerinde mücbirsebep halleri dışında "0" tüketim olması halinde sisteme verilen enerji karşılığında herhangi bir ödemeyapılmayacağına ilişkin -yukarıdaki tanıma uygun- idari işlemden kaynaklandığı, taraflar arasında özelhukuktan doğan bir alacak-borç ilişkisinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davanın görüm veçözümünde idari yargının görevli bulunduğu sonucuna ulaşılarak, davalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir.”4. Davalı Gediz A.Ş vekili tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine, dilekçe dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde bulunan GDZ ElektrikDağıtım A.Ş.nin kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olması karşısında; bu şirketbakımından idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızolduğundan, uyuşmazlığın, davalı GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.yle ilgili kısmının özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde görülmesi gerektiği" görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayı 18/02/2022 tarihli ve 2021/160036 sayılı görüş yazısı ile Uyuşmazlık Mahkemesinegöndermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir:“(…) Türkiye Elektrik Kurumu (TEK), elektrik sektöründeki yapının yeniden düzenlenmesi amacıyla1970 yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ile kurulmuş; özelleştirme politikaları çerçevesinde, 12.08.1993tarihli ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) veTürkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yenidenyapılandırılmış ve 1994 yılında tüzel kişiliklerine kavuşmuşlardır. Bu şirketler daha sonra, 233 sayılıKanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) ekli listede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen"Teşekkül' olarak gösterilmişlerdir.233 sayılı KHK'nın 1. maddesinde, bu KHK'nın iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadikuruluşlarının ve bunların müesseselerinin, bağlı ortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerinin teşkilini,özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak yönetilmelerini ve amaçlarına ulaşabilmelerinisağlamak için denetlenmelerini düzenlemek amacı taşıdığına işaret edilmiş; 2. maddesinde; ".... İktisadidevlet teşekkülü "Teşekkül"; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyetgöstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür. /...." hükmüne; 15. maddesinde; "Sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese halinde teşkilatlandırabilirler. /... / ... /Müesseseler, teşebbüs genel müdürün teklifi ve yönetim kurulunun kararı ile kurulur. / ...." hükmüne yerverilmiş; 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde de müesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları vebu KHK'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi bulundukları ifade edilmiştir. Buna göre, TEDAŞ, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak faaliyette bulunmaküzere kurulup işletmelerini müessese olarak teşkilatlandıran, sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumudur. Bununla birlikte, 233 sayılı KHK'da saklı tutulan hususlar dışındaözel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu da gözden kaçırılmamalıdır.Öte yandan, elektrik dağıtım ve perakende satış sektöründe rekabete dayalı bir ortamınoluşturulması ve gerekli reformların yapılabilmesi amacıyla dağıtım bölgeleri baz alınarak kamumülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyle elektrik enerjisi dağıtımhizmetlerinin özelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı ÖzelleştirmeYüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Türkiye, dağıtım bölgeleriyeniden belirlenerek 21 dağıtım bölgesine ayrılmış, şirketlerle TEDAŞ arasındaki hisse devri sözleşmeleri31.08.2013 tarihi itibariyle tamamlanmıştır.Bu kapsamda, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.03.2013 tarihli ve 2013/21 sayılı kararıdoğrultusunda TEDAŞ'ın, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. deki %100 oranındaki hissesinin özelleştirilmesi ileilgili olarak, 19.12.2012 tarihinde yapılan ihale sonucu, İhale Komisyonunca; TEDAŞ'ın bağlı şirketiolan Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. deki TEDAŞ’a ait % 100 oranındaki hissenin; en yüksek teklifi verenElsan-Tümaş-Karaçay Ortak Girişim Grubuna (GDZ Enerji Yatırımları / Bereket Enerji) İhale Şartnamesiçerçevesinde satılmasına karar verildiği, 29.05.2013 tarihi itibari ile sözleşmenin imzalanmasından sonraGDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. nin (GDZ EDAŞ), dağıtım hizmetlerini yürütme faaliyetlerine başladığı, davalışirketin bu tarih itibariyle kamu kurumu, yani idare olma vasfını kaybederek özel bir şirket (özel hukuktüzel kişisi) statüsüne kavuştuğu görülmektedir.”III. İLGİLİ HUKUK6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde şu düzenlemeye yer verilmiştir:"İdari dava türleri şunlardır:
a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme7. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında;başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi8. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargınınDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:9. Dava, davacı şirket tarafından Mart ve Nisan 2021 tarihlerinde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelininödenmesi istemiyle açılmıştır.10. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07/03/2013 tarihli ve 2013/21 sayılı kararı doğrultusunda TEDAŞ'ın,Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. deki %100 oranındaki hissesinin 19/12/2012 tarihinde yapılan ihale sonucu, en yüksekteklifi veren Elsan-Tümaş-Karaçay Ortak Girişim Grubuna satılmasına karar verildiği, 29/05/2013 tarihinde sözleşmeninimzalanmasından sonra GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. nin, dağıtım hizmetlerini yürütme faaliyetlerine başladığı, böylecedavalı Şirketin devir tarihi itibariyle kamu kurumu yani idare olma vasfını kaybederek, özel şirket statüsüne dönüştüğüanlaşılmıştır Bu itibarla davalı şirketin özel hukuk tüzel kişisi sıfatında bir tereddüt yoktur.11. Buna göre, davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde bulunan özel hukuk tüzel kişisi Gediz Elektrik DağıtımAnonim Şirketi’ne karşı, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava açılması olanaksız olduğundan; bu davalıyönünden uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.12. Yukarıda belirtilen hususlar nazara alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın başvurusunun kabulü ileAnkara 15. İdare Mahkemesince verilen 12/11/2021 tarihli ve E.2021/1896 sayılı görevlilik kararının davalı GedizElektrik Dağıtım A.Ş. ile ilgili kısmının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 15. İdare Mahkemesinceverilen 12/11/2021 tarihli ve E.2021/1896 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ davalı GEDİZ ELEKTRİK DAĞITIMA.Ş. İLE İLGİLİ KISMININ KALDIRILMASINA,18/04/2022 tarihinde,Üyelerden Aydemir TUNÇ ve Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN KARŞI OY Dava, davacı şirket tarafından Mart ve Nisan 2021 tarihlerinde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelininödenmesi istemiyle açılmıştır.2577 sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları İdarî dava türleri arasında sayılmış olup, idare tarafından, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda İdarîyargı yeri görevli bulunmaktadır.Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak "üretim", "iletim", "dağıtım" ve "ticaret" başlıkları altındatoplamak mümkündür. Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çok yüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerinbir koordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Bu amaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001 yılında kamu tüzelkişiliğini haiz, İdarî ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek, enerji piyasasınıdüzenlemek ve denetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur.Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628 sayılıKanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasası faaliyetlerini; "piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim,dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri" olarak sıralamıştır.Kanun'da elektrik enerjisi "iletim" faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de
hizmetlerin yürütülmesine katılabileceği öngörülmüştür. Elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel aynmıyapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilen yaklaşım, 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılıResmî Gazete'de yayımlanarak yürüriüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de sürdürülmüştür.Bu itibaria, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyumiçinde yürütülmesi için düzenleme, denetleme ve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerine getirildiğibir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği, "dağıtım" faaliyeti açısından ele alındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9. maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarında belirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikameve kapasite artınm yatınmlannı yapma, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm sistem kullanıcılarına, eşittaraflar arasında aynm gözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımı ve bağlantı hizmeti sunma yükümlülüğü getirmiştir.Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde "dağıtım" faaliyetini yerine getirecek işletmelerin uyması gereken yükümlülükler açıkçadüzenlenmiştir.Elektrik dağıtım piyasasının en temel aktörü Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özelhukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırii, elektrik dağıtımıyla, elektriğintüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür.Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılıKanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtım sektörünün,EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür. 17/03/2004 tarihindeYüksek Planlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu veÖzelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş; Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarakÖzelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerininşirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım ve perakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtımşirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2. maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan vedağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenendağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesidüzenlenebilir." kuralı uyarınca, TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarî sözleşme niteliğine sahip "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" imzalanmış veÖzelleştirme Yüksek Kurulu'nun 07/11/2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a aitolan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkınasahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özeleştirilmesine kararverilmiştir.Öte yandan, 14/02/2018 tarihli, 30332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. AnaStatüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ'ın tüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı biriktisadi devlet teşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir.Her ne kadar davalı şirketin özel hukuk tüzel kişisi ve dava konusu işlemlerin de özel hukuk işlemi olduğu ifadeedilmişse de, özel faaliyetler için söz konusu olamayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan, yükümlülükler rejimine tabitutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrikdağıtım faaliyetini yürüten davalı şirketin yürüttüğü hizmetin kamu hizmeti olduğu kuşkusuz olup; elektrik enerji bedelininödenmemesinin kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğması nedeniyle idarenin sorumluluğunun bulunupbulunmadığının yargısal denetimini yapma ve doğan zarardan dolayı tazminat istemini karara bağlama görevinin idari yargımerciine ait olduğu açıktır.Bu itibarla, davanın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 18/04/2022
Üye
Üye
Aydemir TUNÇ
Ahmet ARSLAN