T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/178KARAR NO : 2022/225
KARAR TR : 18/04/2022ÖZET: Trafik kazasında yaralanan davacınınuğradığı maddi ve manevi zararın tazminiistemiyle açtığı davanın, 2918 sayılıKanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiğihk.
K A R A R Davacı
: A. YVekili
: Av. H. KDavalı
: İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. T. UDavalı
: Karayolları Genel MüdürlüğüVekili
: Av. Y. E. PI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 18/06/2016 tarihinde sevk ve idaresindeki ... YH .. plakalı araç ile seyirhalindeyken yol yapım ve onarımından sorumlu davalı idarelerin kusuru yüzünden başka bir araçla çarpışması sonucutrafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile araçtahasar oluştuğunu, müvekkilinin %16 oranında malul kaldığını ilerisürerek uğradığı maddi ve manevi zararlarına karşılık toplam 23.000 TL tazminatın tazmini istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve E.2017/1127, K.2017/1050 sayılı dosyada;"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine" dairverdiği karar istinaf başvurusunun reddedilmesiyle 13/09/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmışöyledir:" ...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 19.01.2011 tarih ve 27820 Sayılı Resmî Gazetedeyayımlanan 6099 Sayılı Kanun ile değiştirilen 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmü yer almaktadır.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı vekilinin, davalı idarelerin kusuru sonucu meydanageldiğini iddia ettiği trafik kazası nedeniyle, müvekkili için 3.000 TL maluliyet tazminatı ve 20.000 TLmanevi tazminat olmak üzere toplamda 23.000 TL tazminatın avans faizi ile davalı idarelerden tazminiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda yer verilen 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yer alan açık hüküm gereğikarayolunda meydana gelen trafik kazasından kaynaklı sorumluluk davaları adli yargının görev alanınagirmekte olup, yasa metni tüm sorumluluk davalarını kapsayıcı lafza sahip olduğundan iş bu davanın dagörüm ve çözümünün adli yargı mercilerinin görevine girdiği açıktır."3. Davacı vekili benzer taleple adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli ve E.2017/810, K.2018/572 sayılı dosyada"Davanın yargı yolu yönünden usulen reddine" dair verdiği karar istinaf edilmiştir.5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 26. Hukuk Dairesi 08/11/2019 tarih ve E.2019/2729,K.2019/1862 sayı ile "Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli ve E.2017/810, K.2018/572sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak, varılacak sonuca göre bir kararverilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine" hükmetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...somut olayda, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 08.06.2017 tarih, 2017 i 27 E., 2017/1050 K.sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek, kesin esmişse mahkemenin elinde derdestbulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak sureti) e (UMK m. 19/1), dosyayı kül halinde yargıyolu uyuşmazlığının çözümlenmesi açısından Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesi, bu mahkemeceverilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile HMK'nın 1 K/b ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi isabetligörülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf talebinin kabulü ile yerel mankene kararınınHMK. nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak,varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine..."6. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/06/2021 tarihinde E.2019/383 sayılı gönderme kararınaistinaden; BAM kararındaki gerekçeler doğrultusunda 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için 04/03/2022 tarih ve E.2019/383 sayılıüst yazı ile Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmuştur.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat7. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.8. Aynı Kanun'un, “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesi şöyledir;
“Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)
Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönündengerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)
Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontroletmek,
d)
Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e)
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek,
f)
Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında,gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g)
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)
Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilengerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 ncimaddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır”9. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve AskeriYüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.10. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.B. Yargı Kararları11. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:"… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretlekısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…" (Any. Mah.'nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Celal Mümtaz AKINCI’nın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 18/04/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye Hukuk Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargı dosyasının ekinde idari yargıdosyası bilgileri ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, davalı idarelerin sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen maddi hasarlı kazada yaralanandavacının, kaza nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açılmıştır.15. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa'nın 158. maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.16. Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin29/06/2021 tarihli ve E.2019/383 sayılı ara kararına istinaden yaptığı başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli ve E.2019/383 sayılı ara kararına istinadenyaptığı BAŞVURUNUN REDDİNE,
18/04/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18/04/2022
Üye
Ahmet ARSLAN