T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/184KARAR NO : 2022/356
KARAR TR : 20/06/2022ÖZET: Velayet altındaki davacının 2022sayılı Kanun uyarınca bağlanan engelliaylığının kesilmesinden sonraki süreçteyeniden aylık bağlanması talebiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfı MütevelliHeyetinin kararının iptali istemiyle açılandavanın ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: R. T'ya velayeten M. TVekili
: Av. K. GDavalılar: 1-Aile ve Sosyal Hizmetler BakanlığıVekili
:
Av. M. P. İ
2-Tekkeköy Kaymakamlığı I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, babası M. T'nun velayeti altında bulunan ve %96 oranında sürekli olarak engelli olanmüvekkili R. T'ya 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık BağlanmasıHakkında Kanun hükümleri uyarınca bağlanan engelli aylığının kesilmesinden sonraki süreçte yeniden aylık bağlanmasıtalebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tekkeköy Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı MütevelliHeyetinin 02/03/2021 tarihli, 2021/9-2/17 sayılı kararının iptali istemiyle Tekkeköy Kaymakamlığına karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.2. Samsun 2. İdare Mahkemesi davanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Tekkeköy Kaymakamlığıhusumetiyle görülmesine karar vermiştir.3. Davalılardan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; davanınvakıf husumetiyle görülmesi gerektiğini, vakfın özel hukuk tüzel kişisi olması ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkatealındığında uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda4. Samsun 2. İdare Mahkemesi 01/12/2021 tarihli ve E.2021/344 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın görümve çözümünün idari yargının görevine girdiğinden bahisle görev itirazının reddine ve Mahkemelerinin görevli olduğu kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına AylıkBağlanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde; 65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; başkasınınyardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesindealınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyalgüvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylıkhakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunmasıgereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariçolmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenleremuhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımındanbulunacak tutarda aylık bağlanacağı kurala bağlanmış, 3. maddesinde, bu aylıkların Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek ödeme gün ve dönemlerinde peşin olarak ödeneceği, 8.maddesinde de, 1 inci ve 2 inci maddelerin kapsamına girenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ncaaylık bağlanacağı ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden ödeneceği hüküm altına alınmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve KimsesizTürk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya bağlanan aylığın, TekkeköySosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı'nın kararıyla kesilmesinden sonraki süreçte yenidenaylık bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tekkeköy Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın 2021/9-2/17 sayılı kararının iptali istemiyle bakılandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak aylığın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından vebakanlık bütçesinden bağlanacağı kuşkusuz olup, İl veya İlçe Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarına sadece başvuru sahibinin muhtaç olup olmadığını belirleme görev ve yetkisi verildiğindendavacının engelli aylığı bağlanması istemiyle açtığı işbu davanın, 2022 sayılı 65 Yaşını DoldurmuşMuhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanundan kaynaklanmasısebebiyle idari yargının görev alanına girdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” 5. Davalılardan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine, dilekçe dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, 2247sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgilikısımları şöyledir:"...29.05.1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 1.maddesinde, “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ilegerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek,sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak,sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir" şeklindeki düzenleme ile Kanun'un amacıdüzenlenmiş; aynı Kanun'un 3. maddesinde ise, "'Bu Kanunda öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesiiçin Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısına veya bakana bağlı ve TC. MerkezBankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kurulmuştur" denilmek sureti ileSosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonunun amacı belirtilmiştir. Kanun'un 7. maddesinde yer alan; BuKanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynîyardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur. /Mülkiidare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, ilsağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü;ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü. Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi,varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemiiçin, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanlarınsalt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanundabelirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıyakatılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanundabelirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyettebulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisininseçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar. / Büyükşehir belediyesi bulunan illerdekiil ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasındanseçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından,ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafındanbelirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplumkuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan valitarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine valitarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir, il veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köymuhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısınıbaşkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; ilbelediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzeregörevlendirebilir. / Vakıf senetleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından Medeni Kanundakihükümlere göre tescil ettirilir." şeklindeki düzenleme ile Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün il veilçedeki faaliyetlerini, her ilde vali ve her ilçede ise kaymakam başkanlığında oluşturulmuş SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla yerine getirdiği belirtilmiştir.Öte yandan, 3294 sayılı Kanun'un uygulanmasını sağlamak üzere Başbakanlığa bağlı SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün kurulması, teşkilâtı, görev ve yetkilerine ilişkin usul veesasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan, 01.12.2004 tarihli ve 5263 sayılı "Sosyal Yardımlaşmave Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun", 08/06/2011 tarihli ve 633 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin (KHK)35. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı KHK'nın 11.maddesinde yer alan “3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun amaçlarınıgerçekleştirmek ve uygulanmasını sağlamak için gerekli idari ve mali tedbirleri almak." şeklindekidüzenleme ile "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü"nün, "Sosyal Yardımlar GenelMüdürlüğü" adı altında yeniden yapılandırıldığı ifade edilmiştir. Söz konusu KHK'nın “SosyalYardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu'' kenar başlıklı 34. maddesinde; “Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu, Bakanın başkanlığında Başbakanlık Müsteşarı, Müsteşar, İçişleri,Maliye ve Sağlık bakanlıklarının müsteşarları ile Sosyal Yardımlar Genel Müdürü ve Vakıflar GenelMüdüründen oluşur. ” denilmek sureti ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonunun yapısıSosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne paralel şekilde yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin üçüncüfıkrasının (c) bendinde “İl ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında çalıştırılacak personelinnitelikleri ile özlük hakları ve diğer hususlarla ilgili belirlenecek kriterleri görüşmek ve kararabağlamak" fonun görevleri arasında sayılmış, 633 sayılı KHK'nın belirtilen hükümleri 02.07.2018 tarihlive 703 sayılı KHK'nın 3. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.Diğer taraftan, 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 4. maddesinde; "Vakıflar, özelhukuk tüzel kişiliğine sahiptir." hükmüne yer verilmiş, 25.01.2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ileEngelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinde; buYönetmelik'in yürürlüğe girmesi ile birlikte muhtaçlık kararının alınması ve aylıkların bağlanmasınailişkin tüm iş ve işlemlerin Vakıflar tarafından yerine getirileceği kurala bağlanmış, Yönetmelik'in 4.maddesinin (e) bendinde, mütevelli heyetinin; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının karar organını,(i) bendinde ise, vakfın; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarını ifade ettiği belirtilmiştir.Olayda, davacının, daha önce 2022 sayılı Kanun hükümlerince aylık alan ve sonra aylığı kesilen %96 oranında ağır engelli bulunan kızına yeniden aylık bağlanması için Tekkeköy Kaymakamlığı SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurduğu, bu başvurunun Vakıf Mütevelli Heyetinin 02.03.2021tarihli ve 2021/9-2/17 sayılı kararıyla reddedildiği söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmıştır.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikte irdelendiğinde; 3294 sayılı Kanun'a görefaaliyet gösterecek vakıfların mütevelli heyetleri çoğunlukla belli kamu görevlilerinden oluşmasınarağmen, gerek 3294 sayılı Kanun'da, gerek diğer düzenlemelerde; söz konusu vakıfların kamu tüzelkişiliği şeklinde kurulduğuna işaret eden özel bir düzenlemeye yer verilmeyip, Medeni Kanunhükümlerine tabi olarak kurulup faaliyette bulunmalarının öngörülmüş olması karşısında; davacınınbaşvurusunun reddine ilişkin 02.03.2021 tarihli ve 2021/9-2/17 sayılı vakıf mütevelli heyeti kararınıniptali istemiyle açtığı davanın özel hukuk hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekecektir.Somut olayda davanın, Tekkeköy Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyeti kararınıniptaline karar verilmesi istemi ile açılması karşısında; söz konusu kararın 3294 sayılı Kanun'un 7.maddesi kapsamında vakıf mütevelli heyeti kararı niteliğinde olması, 3294 sayılı Kanun gereğince sözkonusu vakıfların Medeni Kanun hükümlerine tabi olarak kurulup faaliyette bulunmalarının öngörülmüşolması nedenleri ile dava konusu işlemin kamu gücü kullanılmak suretiyle tesis edildiğinin kabulününmümkün bulunmadığı sonucuna varılmakla; davanın çözümünde de adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.5.2020 tarihli ve E.-K.2020/269-319 sayılı kararında da benzerhususlar vurgulanmıştır." III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 7. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcılığındanda yazılı düşünce istenilmiştir. 8. Danıştay Başsavcısı, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 13. maddesi uyarınca, yapılan başvurunun reddi gerektiği yolunda görüş vermiştir. Görüşün ilgili kısımlarışöyledir: "5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 4. maddesinde, vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu,5. maddesinde de yeni vakıfların Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulacağı ve faaliyetgöstereceği düzenlenmiş ve bu hükümlerin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarını da kapsadığıaçık ise de; anılan vakıfların mütevelli heyetlerince alınan kararların ve tesis edilen işlemlerin hukukiaçıdan nitelendirilmesinin, yalnızca belirtilen hususlarla sınırlı olarak yapılamayacağı, budeğerlendirmenin, tesis edilen işlemin bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu İdarî işlem niteliği taşıyıptaşımadığının da göz önüne alınması gerekmektedir.Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının; kaynağını Anayasa'dan alan "sosyal devlet" ilkesigereği, Devlet tarafından yürütülmesi öngörülen zorunlu bir takım sosyal hizmetlerin yerine getirilmesiniteminen ve bu maksatla çıkartılan 3294 sayılı Kanun'da belirtilen amaçlar doğrultusunda faaliyetgöstermek üzere her il ve ilçede kurulan; faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslarının, 3294 sayılı Kanun vebu Kanun'un uygulamasını göstermek üzere çıkartılan Yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemler ilebelirlendiği, başkanlığını o yerin en büyük mülki amirinin yaptığı, mütevelli heyetini ise o yerdeki merkezive yerel idarenin en üst temsilcilerinin oluşturduğu, gelirlerinin bir kısmının Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılan kamusal kaynaklarla finanse edildiği, çoğunlukla kamusalyönü ağır basan faaliyetlerin yürütüldüğü ve ilgililerin maddi ve hukuki durumlarında etki doğuracaktek taraflı kararların alındığı hukuki ve yapısal bir niteliği haiz bulunduğu anlaşılmaktadır.Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının yukarıda belirtilen nitelikleri göz önünde alındığında,dava konusu mütevelli heyet kararının iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü, idariyargının görevine girdiğinden dava konusu uyuşmazlığın yargısal denetiminin idari yargı yerlerince
yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır." IV. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat9. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık BağlanmasıHakkında Kanun'un 1. maddesi şöyledir: "(Değişik: 14/4/2016-6704/1 md.) (1)Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veyaaylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunmasıgereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşınıdoldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memuraylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.(1)Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlügelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylıknet tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaçkabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.65 yaşın tespitinde, doğum tarihlerinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz." 10. 2022 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:"65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra;a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgilimevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşıengellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun birgelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olaraksigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkünolanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğunakarar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısıile çarpımından bulunacak tutarda,b) İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türkvatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun birgelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olaraksigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkünolanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğunakarar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısıile çarpımından bulunacak tutarda,aylık bağlanır....Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylıkbağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esasalınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler içinbelirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelirsağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.(Ek cümle:20/2/2014-6525/12 md.) Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaçolarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz." 11. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 1. maddesinde, "Bu Kanununamacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursaolsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarakgelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşviketmektir” şeklindeki düzenleme ile Kanun'un amacı düzenlenmiş; aynı Kanun’un 3.maddesinde de, “Bu Kanundaöngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısınaveya bakana bağlı ve T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonukurulmuştur.” denilmek sureti ile Fon’un kuruluşu yapısı belirtilmiştir.12. Aynı Kanun’un "Vakıflar" başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdîve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.
Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitimmüdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve ilmüftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üstgörevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyetdönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıyakatılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu
Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıyakatılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanundabelirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyettebulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisininseçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.
Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında,ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları içinise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenenamaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları içinise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırlarıiçerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetindegörev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genelsekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısınıtoplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir.Vakıf senetleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından Medeni Kanundaki hükümlere göretescil ettirilir.Vakıflar, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 34 üncümaddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar GenelMüdürlüğünce imzalanacak işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi kapsamında işyerleridir." 13. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 4. maddesi gereğince, "Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir.” 14. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesinde, "Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterlimal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları" olaraktanımlanmıştır. 15. Aynı Kanun'un "Denetim" başlıklı 111. maddesinde, "Vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerinegetirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve vakıf gelirlerini amacauygun olarak harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir.Vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir." düzenlemesi yer almaktadır. 16. 25/01/213 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 65 Yaşını DoldurmuşMuhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması HakkındaYönetmeliğin 19. maddesinde, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte muhtaçlık kararının alınması ve aylıklarınbağlanmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin Vakıflar tarafından yerine getirileceği kurala bağlanmış; anılan Yönetmeliğin 4.maddesinin (e) bendinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının karar organının mütevelli heyetini; (i) bendindeise, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının da vakfı ifade ettiği belirtilmiştir. B. Yargı Kararları17. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09/06/2017 tarihli ve E.2016/3., K.2017/4 sayılıkararında, "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip, ayrı işyeri olanbağımsız işveren oldukları..." tespit edilmiştir.18. Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/07/2019 tarihli ve E.2019/297, K.2019/422 sayılı kararı ile, "3294 sayılıKanun’a göre faaliyet gösterecek vakıfların mütevelli heyetleri (çoğunlukla) belli kamu görevlilerindenoluşmasına rağmen, gerek 3294 sayılı Yasada, gerek diğer düzenlemelerde;söz konusu vakıfların kamu tüzelkişiliği şeklinde kurulduğuna işaret eden özel bir düzenlemeye yer verilmeyip, söz konusu vakıfların MedeniKanun hükümlerine tabi olarak kurulup faaliyette bulunmalarının öngörülmüş olması karşısında davacınınmuhtaçlık aylığının kesilmesine ilişkin açılan davanın özel hukuk hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekeceği"sonucuna varılarak, uyuşmazlık konusu davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir (benzeryönde; Uyuşmazlık Mahkemesi, 28/05/2020, E.2020/269, K.2020/319).V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 20/06/2022tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalılardan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, anılan İdare yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının
incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi20. Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Recep KALKAN'ındavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL'ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:21. Dava, velayet altındaki davacıya, 2022 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bağlanan engelli aylığınınkesilmesinden sonraki süreçte yeniden aylık bağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin, TekkeköyKaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyetinin kararının iptali istemiyle açılmıştır.22. 3294 sayılı Kanun’a göre faaliyet gösterecek vakıfların mütevelli heyetleri (çoğunlukla) belli kamugörevlilerinden oluşmasına rağmen, yukarıda yer verilen mevzuatta söz konusu vakıfların kamu tüzel kişiliği şeklindekurulduğuna işaret eden özel bir düzenlemeye yer verilmeyip, söz konusu vakıfların Medeni Kanun hükümlerine tabiolarak kurulup faaliyette bulunmalarının öngörülmüş olması karşısında, davacının 2022 sayılı 65 Yaşını DoldurmuşMuhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca bağlananengelli aylığının kesilmesinden sonraki süreçte yeniden aylık bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine dairTekkeköy Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyetinin 02/03/2021 tarihli, 2021/9-2/17 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın özel hukuk hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekecektir.23. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile yargı içtihatlarına göre, 3294 sayılı Kanun kapsamında kurulanvakıfların kamu tüzel kişiliğini haiz olmadığı, Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde kurulup tescil edildiği ve bunagöre özel hukuk tüzelkişisi olduğu, dolayısıyla vakıf mütevelli heyeti kararlarının kamu gücü kullanılmak suretiyleverildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu anlaşılmıştır.24. Belirtilen nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun kabulü ile, davalılardan Aile veSosyal Hizmetler Bakanlığının görev itirazının reddine ilişkin Samsun 2. İdare Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.VI. HÜKÜMAçıklanan nedenlerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalılardan Aile ve SosyalHizmetler Bakanlığının görev itirazının reddine ilişkin Samsun 2. İdare Mahkemesinin 01/12/2021 tarihli ve E.2021/344sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20/06/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI
KARŞI OY 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılacağı hükme bağlanmıştır. İptal davasına konu edilebilecek işlemler, idari makamların idare işlevine ilişkinolarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır.3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde; "Bu Kanunun amacınauygun faaliyet ve çalışmaları yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni yardımda bulunmak üzere her il veilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur. Mülki idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, defterdar, il millieğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü;ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarımmüdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahallemuhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birermuhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarınınyöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelikfaaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya İlçede bu Kanundabelirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından ilgenel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar. Vakıf senetleri mahallin en büyük mülkiidare amiri tarafından Medeni Kanundaki hükümlere göre tescil ettirilir.1' hükmüne yer verilmiştir.Yukarıya aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; kuruluşu, karar mercii ile faaliyet alanıKanunla belirlenmiş, faaliyet alanı Anayasanın başlangıç kısmı ile 2. maddesinde ifade bulan sosyal devletin gereklerininyerine getirilmesine dair kamu hizmeti olan ve fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ilegerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaletipekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak gibi kamu yararına uygun amaçlarıolan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının, özel hukuk tüzel kişiliği yanında kamu tüzel kişiliğine de sahip karmatüzel kişiliklerinin olduğu sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, 2022 sayılı Kanun uyarınca davacının engelli aylığının kesilmesine ilişkin Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakfı Mütevelli Heyetinin işleminin, kamu gücüne dayanılarak tesis edilmiş bir idari işlem olduğu, bu nedenleuyuşmazlığın görüm ve çözüm görevi idari yargı yerine ait olduğu düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararınakatılmıyorum.20/06/2022
Üye
Ahmet ARSLAN