T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/187KARAR NO : 2022/279
KARAR TR : 30/05/2022ÖZET: Halk Eğitim Müdürlüğünde ustaöğretici olarak çalışırken emeklilik nedeniyleiş akdini sonlandıran davacının, İşKanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarınınödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : E. YVekili
: Av. M. N. Y. TDavalı : Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. E. S I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde bulunan Halk Eğitim Merkezine bağlı olarak 1992-2020 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, iş akdiniemeklilik nedeniyle feshettiğini, çalıştığı süre boyunca tatil günlerinde sigorta pirimi ödenmediğini, sadece fiilen çalışılangünlerde sigorta primleri ödendiğini, gerek yerleşik Yargıtay İçtihatları gerekse de 1475 sayılı Kanunun 14. maddesiuyarınca kıdem tazminatına hak kazandığını, buna göre müvekkiline davalı işveren nezdinde fiilen çalışma sürelerinintoplamına göre ödenmesi gereken kıdem tazminatı miktarının hesaplanarak ödenmesi gerektiğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kıdem tazminatının işten ayrıldığı tarihten itibaren yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Trabzon 4. İş Mahkemesi 05/02/2021 tarihli ve E.2020/660, K.2021/57 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görev alanına girmediği gerekçesiyle, yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle davanınusulden reddine karar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi07/07/2021 tarihli ve E.2021/988, K.2021/1225 sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine kararvermiş, temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30/09/2021 tarihli ve E.2021/9376,K.2021/13452 sayı ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, yerindegörülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava: kadrosuz mevsimlik işçi statüsünde çalışırken emekli olması sebebiyle kendisine ödenmeyenkıdem tazminatı alacağının tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizce, Trabzon Milli Eğitim İl Müdürlüğünden davacıya ait işyeri dosyasının, SGK dandavacının sigorta sicil dosyası muhteviyatı ve hizmet dökümü belgesinin celp edildiği görülmüştür.6100 Sayılı HMK nın 114. maddesinde dava şartları sayılmıştır. Dava şartlarından ikinci sıradayargı yolunun caiz olması şartı yer almaktadır. Davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezi bünyesindeusta öğretici olarak çalışan davacı ile davalı kurum arasında iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı,ödenmeyen kıdem tazminatı alacağının tahsili istemi ile açılan davanın adli yargıda mı yoksa idariyargıda mı görüleceği hususunun öncelikli olarak ele alınması gerekir.1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler degeçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenlemeuyarınca çıkarılan "Millî Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ileGörevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi gereğince "Uzman veusta öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler;1- Geçici personel olarak:Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1 inci maddesi iledeğiştirilen 4 üncü maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.
2- Ek ders görevi verilmesi yoluyla:4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman veusta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca 1/12/2006 tarihli ve2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici veÖğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders göreviverilebilir."Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü, Sigorta Primleri Daire Başkanlığı’nca yayınlanan “UstaÖğreticiler” Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572 sayılı 16 -309 Ek sayılı Genelgesinde ise, “Çıraklık veHalk Eğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın ders ücreti karşılığında çalışan ustaöğreticilerin 657 sayılı Kanunun 89. maddesine göre çalıştırıldıkları, geçici personel statüsündebulundukları, İş Kanununa tâbi olmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilere ödenen ücretlerden4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun ile değiştirilen) 46. maddesi hükmügereğince işsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygun görüldüğü bildirilmiştir.4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre; "işçi'' bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçekkişi olarak tanımlanmaktadır. İşçi sıfatının kazanılması iş akdinin varlığına dayandığından, her şeydenönce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur. İşKanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İşKanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm görevi 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarınca iş mahkemelerine verilmiştir. Çalışma ilişkisinin işsözleşmesine, idarece yapılan bir görevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olup olmadığının tespiti,sonuç itibariyle yargı yolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olan işsözleşmesinde taraflar, yasaların öngördüğü sınırlar içinde sözleşmenin konusunu, amacını, biçimini,bağlantı kuracakları kişileri serbestçe seçebilirler. Buna karşılık istihdamın idari sözleşme,görevlendirme veya atama suretiyle yapılması durumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesini oluşturan yasalmevzuat tarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabi kılmaktadır. Bunedenledir ki, özel hukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda, idarece yapılangörevlendirmelerden ve atamalardan doğan uyuşmazlıklar ise idari yargıda çözümlenmektedir."açıklamasının getirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olaya bakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Valilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğünde görevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığıncabelirlenen ücretler üzerinden ödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı, aralarındakiilişkinin statü hukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre; davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumuna primlerinin yatırılmış olmasının iş sözleşmesi ileçalıştığı anlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün işmahkemesinin görev alanına girmediği sonucuna varılarak yargı yolunun caiz olmaması nedeni iledavanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." 3. Davacı vekili bu kez, müvekkilinin iş sonu/kıdem tazminatı talebinin reddine ilişkin Ortahisar Kaymakamlığıİlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitimi Merkezinin E-44504810-903.08.02-41243998 sayılı kararının iptali ile fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 21/10/982 - 29/05/2018 tarihleri arasındaki çalışmaları için şimdilik 1.000 TL işsonu/kıdem tazminatının faiziyle birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Trabzon İdare Mahkemesi 22/02/2022 tarihli ve E.2022/177 sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde; kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesigereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür’ denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde. Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişikmaddelerinde yer verilmiştir. 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri;a-5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b-İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c-Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlerebakar." denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının Trabzon Halk Eğitim Müdürlüğü'nde usta öğretici olarakçalıştığı, çalıştığı dönemlere ilişkin olarak tarafına kıdem tazminatı alacağı Ödenmesini istediği,davacıyla idare arasındaki ilişkinin bir iş ilişkisi olduğu, talep edilen ücret ve hakların İş Kanunu’ndankaynaklanan haklar olduğu anlaşılmakta olup, yukarıda anılan düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin (iş mahkemelerinin) görevli olduğusonucuna varılmaktadır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 27.12.2021 tarihli ve E:2021/536, K;2021/676 sayılı ve Danıştay10. Dairesinin 30.01.2014 tarihli ve E:2014/189, K:2014/548 sayılı kararları da bu yöndedir. Ayrıca,UYAP sistemi üzerinden Yargıtay kararları arasında yapılan araştırmada adli yargı yerlerinin aynımahiyetteki çok sayıda uyuşmazlığa baktıkları da görülmektedir" III. İLGİLİ HUKUK 5. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaçişveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar…" denilmiş, aynı Kanun'un"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 134. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmüne yer verilmiş; 506sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 6. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan 4.Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür"denilmiştir. 7. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; "İşSözleşmesi, Türleri ve Feshi" hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'un değişik maddelerinde yer verilmiştir. 8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliyemahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargıçevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge AdliyeMahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Budaireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliğidikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, oyerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."9. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: " (1)Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işeiade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 10. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar."
11. 7036 sayılı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici madde 1 şöyledir:
"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 30/05/2022 tarihlitoplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Recep KALKAN'ındavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava, davacının davalı bakanlığa bağlı olarak 1992-2020 tarihleri arasında, Halk Eğitim Merkezindehizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarak çalıştığı döneme ilişkin, kıdem tazminatının faiziylebirlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 15. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminatının İş Kanunu’ndankaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Trabzon 4. İş Mahkemesince verilen 05/02/2021 tarihli ve E.2020/660, K.2021/57 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Trabzon İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 4. İş Mahkemesince verilen05/02/2021 tarihli ve E.2020/660, K.2021/57 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30/05/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN