T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/295KARAR NO : 2022/569
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Vakıf Üniversitesi bünyesindeöğretim elemanı olarak görev yapmaktaiken, iş akdinin sona ermesinden kaynaklıtazminatlarının faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılan davanın İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Z. İVekili
: Av. H. A. KDavalı
: Antalya.... Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av. N. T. A I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı üniversitede Sanat ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Tasarım bölümündeprofesör öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından ihtarname ile sözleşmesinin yenilenmeyeceğininbildirildiğini, iş sözleşmesinin yenilenmeyeceği iradesinin haksız olduğunu, fesih nedeni ile kıdem tazminatı ve yıllık ücretliizin alacağının doğduğunu yine çalışma süresi boyunca ücret ödenmediğini, bu ücretlerin de hesaplanarak ödenmesigerektiğini, YÖK sisteminde 29/03/2017 tarihinde işe giriş bildirgesinin yapıldığı ancak bir gün dahi çalışmasınıngörünmediğini, bu husustaki kötüniyet tazminat talep haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklıkalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL ücret alacağı, 2.500 TL kıdem tazminatı ve 2.500 TL yıllık izin ücreti alacağının,ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Serik İş Mahkemesi 04/07/2019 tarihli ve E.2019/664, K.2019/265 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddinekarar vermiştir. Karar, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır.İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İşMahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir.Ayrıca belirtmek gerekir ki, işçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halinde iş mahkemesine açılandavada, davanın esastan reddi usule aykırıdır. Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargıgörevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargınıngörevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdariYargı görevli ise gönderme kararı verilemez.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Öğretim Görevlilerinin işçiişveren ilişkisinden kaynaklanan işe iade ve işçilik alacakları ile ilgili davaların çözüm yeri ise idaremahkemeleridir.Somut olayda davalı.... Üniversitesinin bir vakıfüniversitesi olduğu, yukardaki açıklamalara göreuyuşmazlıkta çözüm yerinin idari yargı olduğu..." 3. Davacı vekili aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Antalya 5. İdare Mahkemesi 25/01/2021 tarihli ve E.2019/527, K.2021/73 sayılı kararı ile, davanınkabulüne karar vermiş, bu karara karşı taraflarca istinaf yoluna gidilmesi üzerine, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdariDava Dairesi 28/12/2021 tarihli ve E.2021/828, K.2021/2232 sayılı kararı ile, idari yargının görevine girmeyen davakonusu uyuşmazlık hakkında işin esasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinafbaşvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine
iadesine kesin olarak karar vermiştir. 5. Antalya 5. İdare Mahkemesi 10/02/2022 tarihli ve E.2022/164, K.2022/113 sayılı kararı ile, davayabakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... davacının davalı Üniversitede üstlendiği görevini davalı Vakıf Üniversitesi ile yaptığı birsözleşme gereği yürüttüğü, anılan sözleşmenin Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 23.maddesine istinaden ve bu maddenin verdiği yetkiye göre yapıldığı, anılan maddeye ve yapılansözleşmeye göre davacıyla davalı arasındaki ilişkinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukukilişkisi olduğu ortadadır. Kanunlarımızda öğretim elemanları ile yapılan sözleşmenin idari hizmetsözleşmesi olduğuna yönelik bir düzenleme bulunmaması, mali ve idari konular taraflarca sözleşmeözgürlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinden yapılan sözleşmenin idari sözleşme olaraknitelendirilmesinin mümkün olmaması, vakıf üniversiteleri ile öğretim elemanları arasındaki sözleşmenin,sözleşme özgürlüğüne dayalı, kuralları tarafların serbest iradeleriyle belirlenen bir özel hukuk sözleşmesiolması nedenleriyle Üniversite ile öğretim elemanı arasındaki işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı özelhukuka tabi bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargının görevli olduğu ve 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanununun 5. maddesi gereği uyuşmazlığın iş mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğianlaşılmaktadır.Buna göre,aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olduğuKanunda açıkça belirtilen davacının işbu davada yönelttiği taleplerinde iş mevzuatından kaynaklanantalepler olduğu görüldüğünden işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğuanlaşılmıştır.Nitekim benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/09/2021 tarihli veE.2017/9-3094, K.2021/1118 sayılı kararı da bu doğrultudadır..." III. İLGİLİ HUKUK 6. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir:“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uyguninsan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur....Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflartarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir....Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumları ile ilgili düzenlemeler getiren Ek 2. maddesi şöyledir: “Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademikçalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas veusullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaçduyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesindekalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup,Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitimbölgesinde gereksinim duyulması esastır. ..." 8. Aynı Kanun'unEk 5. maddesi şöyledir: “Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişidenoluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl içinseçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devletmemuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenimgörmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelliheyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğüölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretimelemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelikhükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 incimaddesi hükmü uygulanır.” 9. Aynı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: “ Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretimkurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretimelemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerininaynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bukurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklarailişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır." 10. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu Ek Madde 162 şöyledir: "(Ek: 31/3/2015-6640/4 md.)Antalya’da Antalya Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıfyükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Antalya....Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;a) İnsani Bilimler Fakültesinden,b) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden,c) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden,ç) Sanat ve Tasarım Fakültesinden,d) Meslek Yüksekokulundan,e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,f) Fen Bilimleri Enstitüsünden,Oluşur. " 11. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin "Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesi şöyledir: "Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarlagörevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıfyükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında,devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretimkurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarındaözellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğerözlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." (Danıştay Sekizinci Dairesinin29/4/2011 tarihli ve E.: 2008/8234, K.: 2011/2452 sayılı Kararı ile bu maddenin son cümlesinde yer alan“özlük hakları” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. ) 12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme
13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargıyerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı veadli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü: 15. Dava, davacının Antalya.... Üniversitesi bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken, iş akdininhaksız feshedildiğinden bahisle, ücret, kıdem ve yıllık izin alacağının yasal faiziyletahsili istemiyle açılmıştır. 16. Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 162. maddesiile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. 17. İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamuhukukuna tabidir. 18. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır.Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskıgrupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarınısağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama,yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır. 19. Somut olay ve mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenlinitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının, statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır. 20. Buna göre, davacının sözleşmesinin feshinden dolayı talep ettiği kıdem tazminatı ve ücret alacağının, asılişleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıdayer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. 21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Antalya 5. İdare Mahkemesinin 10/02/2022 tarihlive E.2022/164, K.2022/113 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Antalya 5. İdare Mahkemesinin 10/02/2022 tarihli ve E.2022/164, K.2022/113 sayılıGÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 31/10/2022 tarihinde, Üyeler Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR ve Muharrem ÜRGÜP'ün KARŞIOYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN KARŞI OY Dava, vakıf yükseköğretim kurumu statüsündeki Antalya.... Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarakgörev yapmakta iken sözleşme ve 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki haklı fesih sebebine dayanarak sözleşmesi feshedilendavacının, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı Antalya.... Üniversitesi, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 162. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzerekamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalananiş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklınedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarınailişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda anılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere, 2547 sayılı kanunu kapsamındaki kamu hizmetiniyürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışma esasları yönünden aynı kanun'a tabi olduğu tartışmasızise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlık konusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmetiniteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlükhakları bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı Kanun'un 5/a maddesi uyarınca da işmahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak; Serik İş Mahkemesinin yargı yoluna ilişkin görevsizlikkararının kaldırılması gerektiğini ve adli yargının görevli olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.31/10/2022
Üye
Üye
ÜyeDoğan AĞIRMAN
Eyüp SARICALAR
Muharrem ÜRGÜP