T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/298KARAR NO : 2022/430
KARAR TR : 16/09/2022ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafikkazasında sigortalı aracın uğradığı hasarbedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararınidarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın,2918 sayılı Kanun'un 110. maddesikapsamında, ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: E. S. A.ŞVekilleri
: Av. Z. L. D, Av. İ. ÇDavalı
:Karayolları Genel Müdürlüğü (Adli-İdari yargı)Vekilleri
: Av. A. Y, Av. D. KDavalı
:İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İdari yargı)Vekilleri
: Av. A. K I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan .... JU .... plakalı araçsürücüsünün, 01/08/2014 tarihinde seyir halinde iken, ikitelli köprü üstünde meydana gelen trafik kazası sonucu otoyoladüşen köprü korkuluk parçalarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında aracın hasarlandığını belirterek,meydana gelen kazada davalı idarenin kusurlu olduğundan bahisle, sigortalıya ödenen hasar bedeli olan 19.850 TLtazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. İstanbul 7. İdare Mahkemesi 07/07/2017 tarihli ve E.2015/900, K.2017/1487 sayılı kararı ile,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine kararvermiş, bu karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesi'nin15/01/2018 tarihli ve E.2018/120, K.2018/102 sayılı kararı ile, Kanun'da sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığıgerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve Mahkeme kararı 15/01/2018 tarihinde kesinleşmiştir.Görevsizlik kararının ilgili kısmı şöyledir: "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzenin sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikteilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanun'unkarayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.Öte yandan, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde; "(1) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. (2) Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüne, Geçici 21.maddesinde de; "Bu Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin kasko sigorta poliçesi ile sigortaladığı .... JU ....plaka sayılı aracın 01.08.2014 tarihinde E-80 TEM Otoyolu İkitelli Köprü Altı Güney yol mevkiinde seyirhalinde iken aracın ön kısımları ile İkitelli köprü üstünde meydana gelen trafik kazası sonucu otoyoladüşen köprü korkuluk parçalarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından dolayı oluşan
maddi hasar için sigortalıya ödenen 19.850-TL'nin rücuen tazmini istemiyle Mahkememiz kayıtlarınagiren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.2918 Sayılı Kanunda yapılan değişikle, söz konusu kanunda kamu kurum ve kuruluşlarına verilengörevlerin ya da yüklenen sorumlulukların, ilgili idare tarafından gereği gibi yerme getirilmemesinedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesi ortaya çıkan zararın tazmini istemiyle açılacak davaların,adli yargı mercilerinde çözüme kavuşturulacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla, 2918 Sayılı Kanun uyarıncaidareye karşı hizmet kusuru bulunduğundan bahisle açılacak tazminat davaları adli yargının görevalanına girmektedir.Bakılan davada; davanın, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığı iddiasıyla açılmış olmasınedeniyle, 2918 Sayılı Kanunun uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, 2918Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca, Adli Yargı'nın görev alanına girdiğigörülmektedir." 3. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 4. İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/11/2018 tarihli ve E.2018/103, K.2018/464 sayılı kararı ile,davanın HMK.114/1-b maddesinde düzenlenen ve dava şartı olan yargı yolunun caiz olması dava şartı eksikliğinedeniyle HMK 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf yoluna gidilmesiüzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 05/12/2019 tarihli ve E.2019/4664, K.2019/4023 sayılıkararı ile, İstanbul 7. İdare Mahkemesinin E.2015/900, K.2017/1487 sayılı dosyasının dosya arasına alınarak,görülmekte olan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (2247 sayılı UMK. M.19/1), her iki dosyanın külhalinde yargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi; UyuşmazlıkMahkemesinin kararı beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kararverilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararınınHMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir. 5. İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/07/2020 tarihli ve E.2019/369 sayılı ara kararı ile,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ilamı okunduktan sonra, dosyaların Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve yargılamanın Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu ifade edilmiş; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir. 7. Kanun’un, “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesi şöyledir: “ Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,c) (Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)d) Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardakiprojeleri incelemek ve onaylamak,e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız sınırları belirlemek veişaretlemek,f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyiciteknik tedbirleri almak veya aldırmak,g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durakyeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolunfiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak,i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)j) (Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere BuKanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinintespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafik
kuruluşuna teslim etmek,k) (Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamında takoğraf veçalışma-dinlenme süreleri yönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmak ve trafik idaripara cezası karar tutanağı düzenlemek,l) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatları böldüğü yerlerde Doğa Koruma ve MilliParklar Genel Müdürlüğünün görüşünü alarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecek menfez,ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak,m) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafikkazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak,n) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşam alanlarının bulunduğubölgelerdeki karayollarında uyarıcı levhalara yer vermek,o) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” 8. 2918 sayılıKanun'un “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13. maddesinde de,karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü olduklarıbelirtilmiştir. 9. Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; 10. Kanun'un Geçici 21. maddesi şöyledir: “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” B. Yargı Kararları 11. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı:28954, s.136-147) kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretlekısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 16/09/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli yargı yerince, anılan Kanun'un19. maddesindeki usule uygun başvuruda bulunulduğu, Mahkemece adli yargı dosyasının ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI’nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğu aracın kaza yapmasındakusur ve sorumluluğu bulunduğundanbahisle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin, faiziyle birlikte, davalı idareden rücuan tazmini istemiyle açılmıştır. 15. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,yukarıda belirtilen gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. 16. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesininyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. 17. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın rücuan tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin16/07/2020 tarihli ve E.2019/369 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve E.2019/369 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 16/09/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş Kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 16/09/2022
ÜYE
Ahmet ARSLAN