T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/299KARAR NO : 2022/572
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: 2247 sayılı Kanun'un 14.maddesinde öngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27.maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: T. İ. A. ŞVekili
: Av. G. DDavalıİdari Yargıda
: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına İzmir Tır Gümrük Müd.Adli Yargıda
: İzmir Tır Gümrük MüdürlüğüVekili
: Av. N. E I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkil bankanın, dava dışı şirket lehine banka teminat mektubu verdiğini, şirketin muafiyetkapsamından çıkarılması ve tahakkuk eden alacağın şirketten tahsil edilememesi nedeniyle davacı bankadan tahsil yolunagidildiğini oysa ödenen para cezasının teminat mektubu ile garanti edilen riskin kapsamı dışında olduğunu, teminatmektubunu makul bir sürede paraya çevirme olanağına sahip bulunan gümrük idaresinin teminatı paraya çevirme yolunagitmemesinde bankaya herhangi bir kusur yüklenemeyeceği, bu nedenle tahsil edilen gecikme zammının iadesinin degerektiğini ileri sürerek, ödenen iki kat para cezası ile gecikme faizinin Gümrük Kanunu'nun 211/2. fıkrası uyarınca iadesitalebinin reddine ilişkin idari işlemin iptali ve ödenen tutarların iadesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. İzmir 1. Vergi Mahkemesi 05/04/2007 tarihli ve E.2006/671, K.2007/294 sayılı kararı ile, davanınkabulüne karar vermiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...davacı bankanın D. U. F. S. ve Tic. A.Ş. adlı firma için verdiği teminat mektubunun anılan firmaiçin kesilen 165.970,04 YTL iki kat para cezasını kapsayıp kapsamadığı ve Ege İhracatçı Birliklerincedüzenlenen 28.01.2005 tarihli yazısı üzerine teminat mektubunun nakde çevrilmesi mümkün iken10.10.2005 tarihinde nakde çevrilmesi nedeniyle arada geçen süre için 21.963,36 YTL gecikme zammıistenip istenemeyeceğin bu kapsamda 4458 sayılı yasanın 211/2 maddesi uyarınca geri verilipverilemeyeceği hususları oluşturmakta olup; davacı bankanın verdiği teminat mektubu incelendiğindemektupta aynen 'D. U. F. S. ve Tic. A.Ş. adlı firma adına 25.04.2002 tarih ve IM000094 numara ile tescilettirilen beyanname kapsamı eşyanın kanuni süre içinde gümrük kanunu ve yönetmeliğinde yazılı şartlarauygun olarak çıkarıldığı ispat edilmemiş bulunursa, bu eşya için gümrük vergisi ile sair vergi ve resimler,fon ve hazine hissesi olarak tahakkuk ettirilen 105.192,98.-YTL’nin gümrük idaresinin her zamanyapabileceği istek üzerine derhal ve herhangi bir itiraza ve hüküm istihsaline mahal kalmaksızın, teminatmektubunun bankaca verildiği tarih ile paraya çevrildiği tarih arasında geçen günlere ait kanuni faiz vegecikme zamları ile birlikte ödenmesi' ibaresine yer verilmek suretiyle taahhüt edildiği görülmektedir.Bu durumda davacı banka taahhüdünün toplam 105.192,98.-YTL. olduğu ve bu miktara teminatmektubunun bankaca verildiği tarih ile paraya çevrildiği tarih arasında geçen günlere ait kanuni faiz vegecikme zamlarının uygulanabileceği anlaşılmakta olup iki katı ceza miktarı olan 165.970,04.-YTL.’nintaahhüt kapsamı dışında bulunduğu ve davalı bankaca sehven ödendiği anlaşıldığından anılan meblağınyukarıda yazılı kaldırma geri verme hükümleri uyarınca davacı bankaya iadesi gerekirken aksi yöndetesis edilen işlemde yasal isabet görülmemiştir.Uyuşmazlığın 21.963,36.-YTL.’lik gecikme zammına ilişkin kısmına gelince;Söz konusu meblağın Ege İhracatçı Birliklerince D. U. F. S. ve Tic. A.Ş. adına tescilli giriş
beyannamesi muhteviyatı eşyanın kapsam dışına çıkartılmasından kaynaklandığı ve anılan tarihte sözkonusu firmanın ne miktarda gecikme zammı ödeyeceğinin yazının idareye tebliğ tarihi olan 31.01.2005tarihinde belirli olduğuna ve bu tarihten itibaren makul sürede davacı bankadan tahsilinin sağlanarakteminat mektubunun nakde çevrilmesi mümkün iken 10.10.2005 tarihinde nakde çevrilmesi nedeniylearada geçen süre için fazladan 21.963,36 YTL gecikme zammı istenilmesinde bankaya her hangi birkusur izafe edilemeyeceğinden anılan miktarında davacı bankaya iadesi gerekirken bu yoldakibaşvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne davacı Bankanın başvurusunun reddine ilişkin işlemleriniptali ile bankaca fazladan ödenen 165.970,04.-YTL. iki kat para cezası ile 21.963,36 YTL gecikmezammının iadesine" 3. Danıştay 7. Dairesinin 13/11/2008 tarihli ve E.2007/4050, K.2008/4595 sayılı kararı ile, temyiz istemininkabulüne mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...Olayda, davacıya tebliğ edilen ve teminat mektubunda yer alan meblağın, teminat mektubununverildiği tarih ile paraya çevrildiği tarih arasında geçen günlere ait faiz ve gecikme zamlarının ödenmesigereken miktarını gösteren ve, bir bildirim niteliği taşıyan davalı Gümrük Müdürlüğü yazısı davacınınhukuki durumunda herhangi bir değişiklik yaratmaması nedeniyle, idari davaya konu olabilecek kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olarak nitelendirilemez.Ayrıca, davacının talebi üzerine düzenlenerek tebliğ edilen ve ödenmesi gereken tutarlarınbildirimine ilişkin yazı da, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda, ammealacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenebilecek işlemlerden olmadığından, rızaen yapılan, ve,ancak bu haliyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre Adli Yargı yerinde açılacak davaya konuedilebilecek nitelikteki fazladan ödemeye konu para cezası ile gecikme faizi tutarlarının iadesi talebininreddi üzerine açılan davayı, uyuşmazlığın esasını inceleyerek çözümleyen mahkeme kararında isabetgörülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına" 4. İzmir 1. Vergi Mahkemesi 31/03/2011 tarihli ve E.2011/474, K.2011/500 sayılı kararı ile, fazladanödemeye konu para cezası ile gecikme faizi tutarlarının iadesi talebinin reddi işleminin idari davaya konu edilmesimümkün olmadığından, uyuşmazlığın esasını inceleme olanağı bulunmadığını belirterek davanın incelenmeksizin reddinekarar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...Uyuşmazlık, davacı Bankanın bir müşterisine verdiği teminat mektubunun nakde çevrilmesisırasında fazladan ödediği ileri sürülen para cezası ile gecikme faizinin iadesi istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlem ile ödenen tutarların iadesi istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinden, İdarece, davacı Bankanın bir müşterisine verdiği teminat mektubunda yeralan meblağın, teminat mektubunun verildiği tarih ile paraya çevrildiği tarih arasında geçen günlere aitfaizin ve gecikme zammının ödenmesi gerektiği yolundaki yazının davacıya tebliğ edildiği; müteakiben,davacının talebi üzerine kendisine bildirilen tahsili gerekengümrük vergisi, katma değer vergisi ve paracezası tutarlarının itirazsız ödendiği; daha sonra fazladan ödendiği ileri sürülen para cezası ile gecikmefaizinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarların iadesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Olayda, davacıya tebliğ edilen ve teminat mektubunda yer alan meblağın, teminat mektubununverildiği tarih ile paraya çevrildiği tarih arasında geçen günlere ait faiz ve gecikme zamlarının ödenmesigereken miktarını gösteren ve bir bildirim niteliği taşıyan davalı Gümrük Müdürlüğü yazısı davacınınhukuki durumunda bir değişiklik yaratmaması nedeniyle, idari davaya konu olabilecek kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olarak nitelendirilemezAyrıca, davacının talebi üzerine düzenlenerek tebliğ edilen ve ödenmesi gereken tutarlarınbildirimine ilişkin yazı da, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ammealacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenebilecek işlemlerden olmadığından rızaen yapılan ve ancakbu haliyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre adli yargı yerinde açılacak davaya konu edilebileceknitelikteki fazladan ödemeye konu para cezası ile gecikme faizi tutarlarının iadesi talebinin reddiişleminin idari davaya konu edilmesi mümkün olmadığından uyuşmazlığın esasını incelemeye olanakbulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle bozma kararına uyularak, davanın incelenmeksizin reddine" 5. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine, Danıştay 7. Dairesinin 14/10/2014 tarihli ve 2011/6981,K.2014/4234 sayılı kararı ile, davacının temyiz talebinin reddine, kararın onanmasına karar verilmiş yine davacı tarafınkarar düzeltme talebi aynı Daire tarafından reddedilmiştir. 6. Davacı vekili, ödenen bedelin faizi ile birlikte tahsili talebiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. 7. Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/11/2016 tarihli ve E.2014/722, K.2016/377 sayılı kararı ile,"...Davalı idarenin teminat mektubunun tahsil tarihini dikkate alınarak davacı bankadan para cezası vegecikme zammı talebinde bulunmasınınteminat mektubu kapsamına uygun olmadığı gibi, söz konusu ödemeyigeciktirmesinin davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, davalının kendi kusuruna dayanarak gecikmezammı talebinde bulunamayacağı, teminat mektubu kapsamında para cezasının teminat içerisine
kalmadığı,böylelikle davacı haksız yere ödediği para cezası ve gecikme zammı toplamı olan 187.933,36 TLödeme tarihi olan 10/10/2005 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini isteyebileceğianlaşılmakla davanın kabulüne" karar vermiştir. Davalı tarafından istinaf yoluna müracaat edilmesi üzerine, İzmirBölge Adliye Mahkemesi 18/04/2017 tarihli ve E.2017/333, K.2017/337 sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu kamuborcunun fazla ödendiğinden bahisle 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iadesi talebinin reddineilişkin işlemin idari bir işlem olduğu, bu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açılması gerektiği, bu işlem nedeniylezarara uğrayanın zararını, işlemin iptali ile birlikte açacağı tam yargı davası ile istemesi gerektiğini belirterek istinafbaşvurusunun kabulüne, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir. 8. Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/10/2017 tarihli ve E.2017/242, K.2017/449 sayılıkararı ile, dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. 9. Kararın kesinleşmesini ve davacı talebini müteakip görevsizlik kararlarına konu dava dosyaları, Karşıyaka 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevli yargı yerinin belirlenmesi talebiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 10. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve yetkileri, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 158. maddesiile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde açıkça gösterilmiş,Mahkeme adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilikılınmıştır.11. 2247 sayılı Kanun’un 1. maddesi şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargımercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunlakurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir…”,12. 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesi şöyledir:“Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.”13. Anılan düzenlemelere göre, davanın taraflarınca 14. madde kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulabilmesi için, adli ve idari yargı yerlerince yargı yolu bakımından verilmiş görevsizlik kararlarının bulunması,ayrıca kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekmektedir.14. Kanun'un 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceleyeceği, yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmiştir.IV. İNCELEME VE GEREKÇE15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI’nın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddigerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:16. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa ilişkin olarak idari yargı yerinde, iki kat para cezası ile gecikmefaizinin Gümrük Kanunu'nun 211/2. fıkrası uyarınca iadesi talebinin reddine ilişkin davalı idari işleminin iptali ve ödenentutarların iadesi istemiyle açılan davada, vergi mahkemesince "davanın incelenmeksizin reddine" karar verildiği, diğerbir deyişle, idari yargı yerinceadli yargı yerinin görevli olduğuna dair verilmiş bir yargı yoluna ilişkin görevsizlik kararınınbulunmadığıanlaşılmıştır.17.Bu durumda,adli ve idari yargı yerlerince aynı konuda karşılıklı olarak verilmiş görevsizlik kararıbulunmadığından, 2247 sayılı Kanun'un14. maddesinde öngörülen adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusuve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri koşulu gerçekleşmemiştir.18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27.maddesi uyarınca REDDİNE,31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN