T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/323KARAR NO : 2022/743
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: Fiili el atma durumu olmayan ve imarplanında kamusal hizmetlere ayrılmışbulunantaşınmazakamulaştırmasız el atıldığındanbahisle açılan tazminat davasının, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesininbirinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkındankaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adliyargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar: G. B ve diğerleriVekili
: Av. S. A. TDavalılar : 1- Nilüfer Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. S. A
2- TEDAŞ Genel MüdürlüğüVekili
: Av. A. P I. DAVA KONUSU OLAY 1.Davacılar vekili, davacıların hissedarı olduğu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın hukuken ve fiilen elatıldığından bahisle adli yargı yerinde tazminat davası açmıştır. 2. Davalılardan belediye vekili, yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu taşınmaza fiilen elatılmadığı ve bu nedenle uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek yargı yolu itirazındabulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/03/2022 tarihli ve E.2022/47 sayılı kararı ile, davalı idareningörev itirazının reddine karar vermiştir. 4. Davalılardan belediye vekili, 2247 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirlenen yasal süre içinde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunmuştur. Mahkemenin 16/05/2022 tarihli yazısı ile, talep doğrultusundadava dosyası Danıştay Başsavcılığınagönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 5. Danıştay Başsavcılığınca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin l. fıkrasının (b) bendihükmü gereğince idari işlem olan imar planlarındaki hukuki el atmalardan kaynaklanan tazminat istemlidavalarda idariyargı yerinin görevli olduğu görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar verilerek, dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre, benzer dosyalardakidüşüncesi bilinmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yazılı düşüncesi istenilmemiştir. III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat 7. Anayasa'nın "Mahkemelerin kuruluşu" başlıklı 142. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 8. 6745 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 1'in birincifıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imaruygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya herhâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planıdeğişikliği yapılır/yaptırılır." 9. 6745 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1'in birinci fıkrasının "Bu süre içerisindebelirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncımaddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleritamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir."şeklindeki ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.2016/181, K.2018/111 sayılı kararıyla iptaledilmiştir. 10. 26/11/2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle şöyledir: "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür. " 11. 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasının son durumu şöyledir: "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imaruygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya herhâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planıdeğişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.:2018/111 sayılı Kararı ile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür." B. Yargı Kararları
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/07/2019 tarihli ve E.2019/213, K.2019/416 sayılı kararında; AnayasaMahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.2016/181, K.2018/111 sayılıiptal kararının, Uyuşmazlık Mahkemesinin bukonuda istikrar bulmuş kararları doğrultusunda, yargı yolunun değişmesini gerektirecek bir duruma yol açmadığıbelirtilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...İptal edilen bölüm içerisinde kalan 'Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlindetaşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazınkamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.' cümlesi kapsamında, bakılangörev uyuşmazlığında yargı yolunun değişip değişmeyeceği hususu irdelendiğinde; davacılarıntaşınmazları üzerinde tasarruf etme hakkının kısıtlanmasının, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğindeki imar planından kaynaklanması; davacıların bu işlem sebebiyle doğduğunu iddiaettikleri zararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasına konu edilebileceğinin tartışmasızolmasının yanında; Anayasa Mahkemesinin belirtilen kararının gerekçesinde; bu konuya ilişkinuyuşmazlıkların adli yargıda görülmesinin gerektiği, diğer bir anlatımla taşınmazın malikleri tarafındanidari yargıda dava açılabileceğinin hukuka aykırı olduğu yönünde herhangi bir irdelemeye yerverilmediği gözetildiğinde; Mahkememizin bu konuda istikrar bulmuş kararları doğrultusunda, yargıyolunun değişmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır...." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan
incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10.maddede öngörülen biçimde, Nilüfer Belediye Başkanlığı yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 15. Dava, davacıların hissedarı olduğu taşınmaza kamulaştırma bedeli ödenmeksizin idare tarafından elatıldığından bahisle, oluşan zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 16. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasal düzenlemeyle kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinenbir genel hukuk ilkesidir. 17. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni yasal düzenleme ile görevsiz hale gelmişise, davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni Kanun'a göre görevsiz hale gelen mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni Kanun'daki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. 18. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir yasal değişiklik ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir. 19. Olayda, taşınmazın "Resmi Kurum" alanında kaldığı, dosya kapsamında taşınmaza fiili el atıldığı yolundabir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 20. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tekyanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idari eylem olarak tanımlanmaktadır. 21. Bu bakımdan, idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucunda uğranılanzararın tazminine ilişkin bulunan davanın, Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarlı kararları ile2577 sayılıKanun'un 2/1-b.maddesi kapsamında,imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmekte ise de, somutuyuşmazlıkta görevli yargı kolunu belirleyenve2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süreiçinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklıbedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun reddigerekmiştir.
V. HÜKÜM Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26/12/2022 tarihinde,OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN