T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/328KARAR NO : 2022/493
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Davacının maliki olduğu taşınmazınayol yapımı çalışmaları sırasında dökülenhafriyatın dere yatağını doldurarak yönünüdeğiştirdiğinden ve taşkın suyun süreklişekilde tarım yapma imkanını ortadankaldırdığından bahisle, uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açılan davanınİDARİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: A. KVekili
: Av. E. ÖDavalı
: Karayolları Genel Müdürlüğü I. DAVA KONUSU OLAY 1.Davacı vekili, Artvin İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan ... ada, ... sayılı parselde kayıtlıtaşınmazın maliki olan davacının, taşınmazının bulunduğu bölgede yüklenici dava dışı firma tarafından yapılan "Artvin-Şavşat Ayrım Ortaköy İl Yolu" yol yapım çalışmaları sırasında taşınmazının ve dere yatağının üzerine dökülen hafriyatın,dere yatağını doldurarak, yönünü değiştirmesi sonucu taşkın suyun ve hafriyatın taşınmazına zarar verdiği; sulu tarım veüretim yapma imkanının sürekli şekilde ortadan kalktığından bahisle, taşınmazının kamulaştırılması ya da zararıngiderilmesi maksatlı başvurusunun reddi üzerine, zararın tazmini istemiyle idari yargı yerinde tam yargı davası açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Rize İdare Mahkemesi 27/08/2019 tarihli ve E.2019/369, K.2019/558 sayılı kararı ile; haksız fiildendoğan zararların tazmini davasında özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir. 3. Davacı vekili, bu kez maddi tazminatın ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 4. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 18/04/2022 tarihli ve E.2022/185, K.2022/303 sayılı kararı ile;idari eylemden kaynaklı zararların tazmininde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik sebebiyle davanınusulden reddine ve kesinleşmeden sonra dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat
5. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kuralı getirilmiştir. B. Yargı Kararları 6. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.Bölümü şöyledir: “İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelenzararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır. Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareketbulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 7. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyenadli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 8. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idari yargı yerinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adliye mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde,olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancakdavanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 9. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. 10. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır. 11. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verildikten sonra bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciinbelirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir. 12. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarıncabaşvuruda bulunulmadığı gözetilerek, Artvin Asliye Hukuk Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacınauygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14.Dava, davacının maliki olduğu taşınmazın bulunduğu bölgede yüklenici firma tarafından yapılan "Artvin-Şavşat Ayrım Ortaköy İl Yolu" yol yapım çalışmaları sırasında dökülen hafriyatın dere yatağını doldurarak yönünüdeğiştirmesi sonucu taşkın suyun ve hafriyatın dere kenarındaki taşınmazına zarar verdiği nedeniyle, sulu tarım ve üretimyapma imkanının sürekli şekilde ortadan kalktığından taşınmazın kamulaştırılması ya da zararın giderilmesi maksatlıbaşvurunun reddi üzerine zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 15. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerineait olduğu; idarece bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığıveya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 16. Somut olayda, "kamulaştırmasız fiilen el atma" ve "hizmet kusuru" hallerinin karşılaştırılmasıgerekmektedir. Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzel kişileri kamu kurumları veya kamu yararı bulunmasıhalinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, hukuka uygun bir kamulaştırma işlemiyapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastıyla ve kalıcı olarak el koyup,taşınmazüzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmazüzerindeki tasarruf hakkını engellerse, kamulaştırmasız fiilen el atmış sayılır. Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasındaveya sebebiyle idarenin belli bir görevlisine atıf ve izafe edilmesi mümkün bir kişisel kusur ile ortaya çıkmış olmayan,kamu hizmetinin bizzat kuruluş, işleyiş veya teşkilatlanmasındaki aksaklık bozukluk, düzensizlik, eksiklik ve sakatlıkhalinde karşımıza çıkan kusura hizmet kusuru denir. 17. Bu durumda, sahiplenme kastıyla el koyma niteliğinde olmayan ve yine müdahalenin önlenmesi talebiniiçermeyen davanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü sıradaki eyleminden doğan zararın giderilmesineyönelik olarak açıldığının kabulü gerekir. 18. Kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygunşekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası kapsamındaidari yargı yerlerince yapılacağı açıktır. 19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, ArtvinAsliye Hukuk Mahkemesinin 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilen başvurusunun kabulü ile Rize İdare Mahkemesinin 27/08/2019tarihli ve E.2019/369, K.2019/558sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. ArtvinAsliye Hukuk Mahkemesinin 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilenBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Rize İdare Mahkemesinin 27/08/2019 tarihli ve E.2019/369, K.2019/558 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN