T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/331KARAR NO : 2022/469
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Davalı Üniversitede okutman olarakçalışan davacının, iş sözleşmesini feshettiktensonra, ödenmediğini ileri sürdüğü kıdemtazminatı, ücretli izin, özel sağlık sigortasıiadesi alacağı, Öğretim Görevlisi Kadrosunageçişinden doğan ücret alacaklarının, yasalfaizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: S.AVekili
: Av. A. ÖDavalılar : Adli Yargıda1-İ.Ş.Ü.RVekili
: Av. S. İ
2- Bilim ve Sanat VakfıVekili
: Av. S. Uİdari Yargıda1-Marmara Üniversitesi Rektörlüğü2-İ. Ş. Ü. R I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı Vakıf Üniversitesinde 01/09/2014-22/11/2019 tarihleri arasında ingilizceokutmanı olarak çalıştığını, Üniversiteye Halkbankası tarafından ihtiyati haciz uygulandığını, davacının bu durumdanhaberdar edilmediğini, ücretinin ödenmemesi nedeni ile müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini, 54 gün gecikmeile ücretinin YÖK tarafından garantör atanan Marmara Üniversitesi tarafından ödendiğini, SGK'ya işten çıkış bildiriminin03 "İstifa" kodu ile bildirildiğini, öğretim görevlisi kadrosuna geçmesine rağmen maaşında ve unvanında resmendeğişiklik yapılmadığını, son brüt maaşının 9.375 TL net maaşının ise 6.236 TL olduğunu, kendisine verilen akademikkarta 320 TL yemek bedeli tanımlandığını, müvekkilinin ihtar sonrasında iş akdi feshedilerek mağdur edildiğini, yıllık izinücreti için yapılan ödemede eksik hesaplama bulunduğunu, kendisinden özel sağlık sigortası kesintisi yapılmasına rağmenüniversitenin son iki aylık dönemde bu ödemeyi yapmadığını ve bu konuda da mağdur olduğunu ileri sürerek 100 TLkıdem tazminatı, 100 TL ücretli izin, 100 TL Özel Sağlık Sigortası iadesi alacağı, 100 TL Öğretim Görevlisi Kadrosunageçişinden doğan alacakları olmak üzere toplam 400 TL alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi 20/10/2021 tarihli ve E.2020/56, K.2021/475 sayılı kararı ile,davacının davalı iş yerinde ingilizce okutman olarak görev yaptığı, Vakıf Üniversitesinde öğretim elamanı olarak çalışandavacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğununanlaşıldığı gerekçesiyle, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi 02/02/2022 tarihli ve E.2022/16, K.2022/50 sayılıkararı ile, dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göreistinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinafbaşvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. 4. Davacı vekili bu kez, Kıdem tazminatı alacağı olarak 33.094,03 TL, yıllık izin alacağı olarak 3.353,53 TL,özel sigorta prim iadesi olarak şimdilik 228,36 TL’nin sözleşmenin feshedildiği tarih olan 22/11/2019 tarihinden itibaren
yasal faizden az olmamak üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 5. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 22/04/2022 tarihli ve E.2022/870 sayılı kararı ile, davacı ile faaliyetizni kaldırılan davalı idare arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin idari sözleşme olarak nitelendirilmesinden bağımsızolarak bu sözleşme hakkında 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağının açık kanun hükmüyle kurala bağlandığıgözetildiğinde; kanun koyucunun, bu sözleşmelerden dolayı personel ile faaliyet izni kaldırılan üniversite arasındaçıkabilecek uyuşmazlıkların, iş hukuku çerçevesinde iş mahkemelerince çözümlenmesini öngördüğünün anlaşıldığı, kanunkoyucunun amacına uygun olarak 4857 sayılı Kanun'a tabi olduğu öngörülen iş sözleşmesinden ve anılan Kanundandoğan işçilik alacaklarından kaynaklanan iş bu uyuşmazlığın iş hukuku kuralları çerçevesinde görüm ve çözümünde işmahkemelerinin görevli bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2247 Sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevlimahkemenin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. III. İLGİLİ HUKUK 6. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir: “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uyguninsan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.... Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflartarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir....Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumları ile ilgili düzenlemeler getiren Ek 2. maddesi şöyledir:“Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademikçalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas veusullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaçduyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesindekalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup,Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitimbölgesinde gereksinim duyulması esastır. ..." 8. Aynı Kanun'unEk 5. maddesi şöyledir: “Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişidenoluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl içinseçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devletmemuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenimgörmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelliheyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğüölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretimelemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelikhükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 incimaddesi hükmü uygulanır.” 9. Aynı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: “ Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretimkurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretimelemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerininaynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu
kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklarailişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır." 10. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğretim elemanları” başlıklı 23. maddesi şöyledir: “Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarlagörevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıfyükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında,devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretimkurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarındaözellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğerözlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13.
Dava, davalı vakıf üniversitesinde ingilizce okutmanı görevi ile çalışan davacının, iş sözleşmesinifeshettikten sonra, ödenmediğini ileri sürdüğü kıdem tazminatı, ücretli izin, özel sağlık sigortası iadesi alacağı, ÖğretimGörevlisi Kadrosuna geçişinden doğanücret alacaklarının, yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 14. Davalı İstanbul Şehir Üniversiteside anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı “YükseköğretimKurumları Teşkilatı Kanunu”nun Ek 43. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmaküzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. 15. İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamuhukukuna tabidir. 16. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır.Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskıgrupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarınısağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama,yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, anayasal teminat altına alınmıştır. 17. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli niteliktekikamu hizmetinde çalıştırdığı davacının; statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır. 18. Bununla birlikte, davacının sözleşmesinin tek taraflı feshinden sonra, bu sözleşmeye dayanarak açılandavanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2.maddesinin 1 (c) bendinde belirtilen; "Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı
taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. 19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 22/04/2022tarihli ve E.2022/870 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 22/04/2022 tarihli ve E.2022/870 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 31/10/2022 tarihinde Üye Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Muharrem ÜRGÜP'ün KARŞI OYLARIve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, vakıf yükseköğretim kurumu statüsündeki İstanbul Şehir Üniversitesi bünyesinde İngilizce Okutmanıolarak görev yapmakta iken 4857 sayılı îş Kanunu'ndaki haklı fesih sebebine dayanarak sözleşmesini feshedendavacının, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı İstanbul Şehir Üniversitesi, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 136. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzerekamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalananiş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklınedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarınailişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda anılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere, 2547 sayılı kanunu kapsamındaki kamu hizmetiniyürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışma esasları yönünden aynı kanun'a tabi olduğu tartışmasızise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlık konusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmetiniteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlükhakları bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı kanun'un 5/a maddesi uyarınca da işmahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak; İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesinin yargı yolunailişkin görevsizlik kararının kaldırılması gerektiğini ve adli yargının görevli olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğungörüşüne katılmıyoruz.
Üye
Üye
Üye
Doğan
Eyüp
Muharrem
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP