T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/333KARAR NO : 2022/479
KARAR TR : 31/10/2022 ÖZET: Davalı idarenin lağım gideri atıksuyunun arıtma sisteminebırakılarak,tarlalarında zarara ve çevre kirliliğinesebebiyet verildiğinden bahisle uğranıldığıileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılandavanın, İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar: 1- A. A
2- M. A. AVekili
: Av. N. ADavalı
: Adalet BakanlığıVekili
: Av. U. B I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacılar vekili, müvekkillerinin Şanlıurfa İli, Hilvan İlçesi, ...... Köyü, ..... Mezrasında yaşadığını, 2016yılında Şanlıurfa Ceza İnfaz Kurumunun faaliyete geçtiğini, lağımın, başka bir deyişle atık suyun müvekkillerinin tarlasınaakıtıldığını, bu şekilde taşınmazlarına fiili olarak el atıldığını, el atılan taşınmazların müvekkillerinin tapulu taşınmazıolduğunu, bu yüzden tarlanın bataklık haline geldiğini,tarlaya ve ekinlere zarar verildiğini, çevre kirliliğine neden olduğunu,kokusunun yayıldığını, köy sakinlerinin bu durumdan dolayı ciddi sıkıntılar yaşadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 1.000 TL ecrimisil ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesi 20/03/2019 tarihli ve E.2018/81, K.2019/41 sayılı kararı ile,2577 sayılı İYUK'nun 2/1 -b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacakdavada ileri sürülmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararlarının bu yönde olduğunu, görevin kamudüzenine ilişkin olduğu, açıkça veya hiç ileri sürülmese dahi kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirterek, yargıyolu bakımından mahkemelerinin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 05/11/2019 tarihli ve E.2019/857, K.2019/1265sayılı kararı ile, davanın ileri sürülüş şekli ve zarara sebebiyet verdiği iddia edilen olayın gerçekleşme şekli dikkatealındığında, uyuşmazlığın davalı kurumun hizmet kusurundan kaynaklandığının anlaşıldığını, ilk derece mahkemesincedavanın tam yargı davası olarak idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek, dava şartı yokluğundan usulden reddiyönünde verilen kararda bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddinekararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. 4. Davacılar vekili, bu kez davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 1.000 TL maddi, 50.000 TLmanevi tazminat istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 5. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi 25/03/2022 tarihli ve E.2020/389 sayılı kararı ile, ilgili taşınmazlaraŞanlıurfa Ceza İnfaz Kurumunun lağım gideri atık suyunun bırakılması suretiyle gerçekleştirilen eylemin idareninyürütmekte olduğu kamu hizmetiyle ilişkili olmadığı, fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekildeyapılması gerektiği, fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümünün adli yargı yerinin görevine girdiğini belirterek, bakılmakta olan iş bu uyuşmazlığın
da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesiuyarınca dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: "...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: " 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" 8. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerinedoğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilkönce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanunyollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğanzararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." 9. Aynı Kanun'un "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi şöyledir: "1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılıbildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihindenitibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Buisteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veyaistek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresiiçinde dava açılabilir.2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddihalinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareyebaşvurma şartı aranmaz." B. Yargı Kararları 10. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının ilgilikısmı şu şekildedir: "İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelenzararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır.Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareket
bulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlara şümulüyoktur"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosya sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava, davalı idarenin davacılara ait taşınmazlarına Şanlıurfa Ceza İnfaz Kurumunun lağım gideri atık suyunuarıtma sistemi ile bıraktığı, atık suyun geçeceğine ilişkin davalı idarece kamulaştırma yapılmadığı, tarlalarının bataklıkhaline geldiği, yaklaşık 200 ağacının kuruduğu, çevre kirliliğine neden olduğu, kokusunun yayıldığı ileri sürülerek, davalıidarenin taşınmazlarına el attığından bahisle, uğranıldığı belirtilen zararın tazmini talebiyle açılmıştır. 14. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerineait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 15. Bu sebeplerle açılan davanın, idarenin plan ve proje kapsamında yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak kurulmuş bir işleme karşı ya da bu nitelikteki işlem ve eyleminden doğan zararların tazminineyönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 2/1. maddesinde belirtilen dava türlerinden olması nedenleriyle uyuşmazlığın idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 16. Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idarenin kusursuz sorumluluğunun veya hizmet kusurununhukuka uygunluğunun yargısal denetimi işin esasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile bir idari tasarruf nedeniyle oluştuğuileri sürülen zararın tazmininin istenilmiş bulunması karşısında, doğan zararların tazmini davasının taşınmazın tamamının birbütün olarak ele alınıp kamu hukuku hükümlerine göre görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. 17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 25/03/2022tarihli ve E.2020/389 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 25/03/2022 tarihli ve E.2020/389 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN