T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/344KARAR NO : 2022/484
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Davacıların taşınmazından 3194 ve2981 sayılı Kanunlar uyarınca iki kezdüzenleme ortaklık payı alındığından bahisleaçılan tazminat davasının İDARİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M.AVekili
: Av. A. MDavalı
: Melikgazi Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. Z. D I. DAVA KONUSU OLAY 1.
Davacı vekili, davacının Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, .... Mahalle ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazınhissedarı olduğunu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında 2981 sayılı Kanunuyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kezkesinti yapılması nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. 2.
Davalı vekili, süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde, yargı yolu itirazında bulunarak, görevli yargıyerinin idare mahkemeleri olduğunu savunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/03/2019 tarihli ve E.2018/301, K.2019/199 sayılı kararıile, 3194ve 2981 sayılı Kanun hükümlerinden sözedip açılan davada yargı yolu dava şartının mevcut bulunmadığını belirterek,HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı taraf vekilleriistinaf isteminde bulunmuştur. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 17/03/2022 tarihli ve E.2021/686, K.2022/490 sayılıkararı ile, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18/6. maddesine göre "Herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenlemeortaklık payı alınamaz." hükmü uyarınca ikinci defa düzenleme ortaklık payı alınması, taşınmazın aynına ilişkin olupkamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğundan ve adli yargıda bakılması gerektiğinden, bedele ilişkin değerlendirme deKamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılacağından 2942 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca adli yargı görevliolup bu dosyaya özgü bir uyuşmazlık mahkemesi kararı da bulunmadığı gözetildiğinde, işin esasına girilerek sonucunagöre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesinin hukuka uygunolmadığını belirterek, HMK'nın 353/1-a.3 bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yenidengörülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir. 5. Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 07/04/2022 tarihli, E.2022/135 sayılı kararı ile, Bölge AdliyeMahkemesi kararı uyarınca dosyanın esasa kaydedildiğini, taraflara duruşma gününü bildirir davetiyenin gönderildiğini,kaldırma kararının taraflara tebliğ edildiğini belirterek davada görevli olduğuna karar vermiştir. 6. Davalı vekilinin, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçesi üzerine, dava dosyası Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi
7. Danıştay Başsavcısı, uyuşmazlığın çözümünün idari yargı yerinin görevine girdiğinden bahisle, 2247 sayılıKanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı UyuşmazlıkMahkemesine göndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: " ... idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucunda uğranılanzararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıyerince çözümlenmesi gerekmektedir.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/06/2020 günlü, E:2020/262, K:2020/395 sayılı kararı da buyöndedir." III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir. 9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucunavarıldığından, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulü ilemahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yolunda düşünce verilmiştir. Düşüncenin ilgili kısmı şöyledir: “Uyuşmazlık konusu olayda, dava, aynı taşınmazdan 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarıncayapılan uygulama sırasında ikinci defa DOP alındığı iddiasıyla açılmıştır.Yukarda belirtilen Kanun hükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak davayakonu olan olay incelendiğinde, idarece kamu gücü kullanılarak, re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilenuygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1.b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları dokudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatıhükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 02.02.2009 tarihli ve E.2008/305, K.2009/24 sayılı kararında da, bu türdavaların görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu vurgulanmıştır.” IV. İLGİLİ HUKUK 10. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde de, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır. 11. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılıUsulü Kanun'un 12. ve 13.maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümleriningereğidir. 12. Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tekyanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır. 13. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılıİmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un "Tapu verme" başlıklı 10. maddesinin (b) bendişöyledir: " b) Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyonadayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilikveya belediyelerin talebi üzerine:
1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilenmülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,
2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkilerkadastro müdürlüklerince kullanılarak,
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanlarınyapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro veTapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayinedilerek adlarına tescil edilir.
Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilenoluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkinhisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılanyerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir.
Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiğiarsa veya arazileri üzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanır.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek kirakontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerine tapu tahsis belgesi ve tapuları verilir.Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları resen iptal edilir." 14. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun; “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesininilgili kısımları şöyledir:“Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölgeplanı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerinnazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisinceonaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlaronay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internetsayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılırveya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.)Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar......Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir......c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundabelirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz ... ” 15. Aynı Kanun'un davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18.maddesişöyledir: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelereait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklıkpayları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (1)
(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbitutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan,park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve buhizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklıkpayı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payıalınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenleme ortaklık payı alınanlarından, budüzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz.Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesindebina bedeli ayrıca dikkate alınır.Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir
imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göremuhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli birveya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibineödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapılarıneski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçekamulaştırılmadıkça yıktırılamaz.Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya planve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave,değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu maddehükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakilinşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaatruhsatı verilebilir.Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerinmuvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapıyapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunuuygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ilecebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa veparselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz." V. İNCELEME VE GEREKÇE: A. İlk İnceleme 16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin,anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 17. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 18. Dava, davacıların maliki olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesine göre yapılan imar uygulamasında, 2981 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkatealınmaksızın tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle taşınmazlara kamulaştırmasız elatıldığından bahisle ve tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 19. Belediyelerin yukarıda alıntılanan mevzuat hükümleri uyarınca tek yanlı irade açıklaması ile tesis ettiği, genelve düzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, düzenlemeortaklık payı alınması gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda
olduğuprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, "idarieylem" niteliği taşımaktadır. 20. Dosyanın incelenmesinden, Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, .... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğualanda 2981 sayılı yasa uyarınca yapılan parselasyon sırasında düzenleme ortaklık payı kesilerek davacıya ....i Mahalle.... ada ... parsel sayılı taşınmazdan hisse verilmişken, aynı alanda bu kez 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesiuyarınca yapılan parselasyonda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilerek 12472 ada, 4 sayılı parselden hisse verildiği,davacıya ait taşınmazda 2981 sayılı Kanun uyarınca kesinti yapıldıktan sonra ikinci kez kesinti yapılamayacağındanbahisle, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davalı idare tarafından ise,2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesinin uygulanması nedeniyle yapılan kesintilerin düzenleme ortaklık payı olarak değil,Kanun hükmü gereği maddeye dayanılarak oluşan kesintilerin tapudan terkinine yönelik olduğu, dolayısıyla 3194 sayılıKanun uyarınca alınan düzenleme ortaklık payınınmükerrer olmadığının ileri sürüldüğüanlaşılmaktadır. 21. Bu durumda, idarece tesis edilen parselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyleuğranıldığı öne sürülen zararın tazminiistemiyle açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesisedilen imar uygulama işlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın; 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b.maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ile
davalı idare vekilinin yaptığı görev itirazının reddine ilişkin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/04/2022 tarihli veE.2022/135 sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilinin yaptığı görev itirazınınreddine ilişkin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/04/2022 tarihli ve E.2022/135 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 31/10/2022 tarihinde, Üye Muharrem ÜRGÜP'ün KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın da bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinegöre yapılan imar uygulamasında 2981 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan düzenleme ortaklık payı dikkate alınmaksızıntekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazminineilişkin davada hangi yargı kolunun görevli olduğuna ilişkindir.Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince imar mevzuatına göre düzenlemeye tâbi tutulanparsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmetve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış
bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulması veya bedel istemli dava açılması halinde,davaya bakmaya adlî yargı görevlidir.3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinde 7181 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra, herhangi birparselden birden fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esas olarak kabul edilmiş ise de; her türlü imar planı kararı ileyapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması halinde artış olan parsellerden, uygulama sonucu oluşan değerinin öncekideğerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45'e kadar tamamlamak üzereilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceği kabul edilmiştir.Yapılan bu düzenleme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 ve 37 nci maddeleri ve 3194 sayılı İmarKanunu'nun bedel takdirleri ve bu bedele itiraz şekillerinin 2942 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olduğunu düzenleyen17/son maddesinin hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazın aynına ilişkin olan ikinci defa düzenleme ortaklıkpayı kesintisi nedeniyle açılan tazminat istemli davanın adlî yargıda görülmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 31.10.2022
Üye
Muharrem ÜRGÜP