T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/365KARAR NO : 2022/487
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Davacının ekili taşınmazlarının HESprojesi kapsamında su altında bırakılarakuğranıldığı ileri sürülen zararıntazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A. PVekili
: Av. T. G, T. GDavalı
: Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğüVekili
: Av. R. Y. B I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin Diyarbakır İli, Bismil İlçesi, .... Köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel sayılıtaşınmazlarda mısır bitkisi ektiğini, taşınmazların davalı idare tarafından yapılan Ilısu HES projesi kapsamında yapılanbaraj nedeniyle tamamen göl alanı içinde kaldığını, ekilen ürünlerin tamamıyla sular altında kaldığını ve zarar gördüğünü,bu hususta Bismil Asliye Hukuk Mahkemesince taşınmazlarla ilgili zarar ziyan tespiti yapıldığını, Bismil Tarım ve Ormanİlçe Müdürlüğünün tutmuş olduğu 10/06/2020 tarihli tutanak ile de taşınmazların baraj gölü altında kaldığını, mısır vepamuk bitkisi ekilmiş olduğunu ve ürün zararının %100 olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacı ve müştereklerin ekmişoldukları araziyi kurtarmak adına taşınmazlarına 2600 metre uzunluğunda, 6 metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğinde setçektiğini, ancak çekmiş oldukları bu setin de sular altında kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıile şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/12/2021 tarihli ve E.2020/24, K.2021/267 sayılı kararı ile,kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilipişletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, idari yargı yerlerince yapılacağının açık olduğunu;6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartlarının mevcut olup olmadığını, yargılamanın her aşamasındamahkemenin kendiliğinden araştırması gerektiğini belirterek, davalı DSİ Genel Müdürlüğü bakımından uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, HMK’nın 114/b maddesi gereği yargı yolu dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. 3. Davacı vekili bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi 03/06/2022 tarihli ve E.2022/762 sayılı kararı ile, idarenin aynihakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işin esasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile bir idaritasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenilmemiş bulunması karşısında,haksız fiilden doğan zararların tazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin
görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunu'nun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 5. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: "...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: " 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" 7. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerinedoğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilkönce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanunyollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğanzararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." 8. Aynı Kanun'un "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi şöyledir:"1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılıbildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihindenitibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Buisteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veyaistek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresiiçinde dava açılabilir.2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddihalinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareyebaşvurma şartı aranmaz." B. Yargı Kararları 9. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir: “İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelenzararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır.Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareket
bulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 11. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 12. Dava, davacınınekili taşınmazlarının HES projesi kapsamında yapılan baraj nedeniyle su altında kaldığındanbahisle uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılmıştır. 13. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerineait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 14. Olayda, HES projesi kapsamında yapılan baraj nedeniyle davacılarıntaşınmazlarınaektiği ürünlerinsularaltında kaldığı belirtilerek, oluşan zararlarıntazmininin istenildiği, adli yargı yerinde yapılan keşif ve sonrasındadüzenlenenbilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazların Ilısu Barajı ve Hes Rezervuar alanının içinde kalmış olduğu,2020 yılı üretim sezonunda su seviyesinin yükseldiği, ekili olan mısır ve pamuk bitkilerinin suların yükselmesi ile sularaltında kaldığı, taşınmazlara davalı idare tarafından fiilen el atıldığına ilişkin bir ibareye yer verilmediği anlaşılmıştır. 15. Taşınmaz ile ilgili kamulaştırma kararı alınmış olmakla birlikte sürecin henüz tamamlanmadığı, bu aşamadakamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya konulan plan ve proje kapsamında taşınmazlaraekili ürünlere zarar verildiğianlaşılmaktadır. Bu sebeple açılan tam yargı davasında, idarenin eylem veya işlemlerinin hukuka uygunluğunundenetimiyapılıp idari faaliyet karşısında ilgililerin durumu belirlenerek idarenin tazmin sorumluluğununbulunupbulunmadığına karar verilmelidir. İdarenin tazmin sorumluluğu olup olmadığı saptanırken, öncelikle olaydaidarenin hizmet kusuru olup olmadığı hususunun hizmetkusurunun bulunmaması halinde ise kusursuz sorumluluk ilkesininolayda uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekmekte olup, bu nedenle uyuşmazlık idari yargı yerinceçözümlenmelidir. 16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 03/06/2022tarihli ve E.2022/762 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 03/06/2022 tarihli ve E.2022/762 sayılıBAŞVURUSUNUNREDDİNE, 31/10/2022 tarihinde, Üyeler Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Muharrem ÜRGÜP'ün KARŞIOYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, davacıların ekili taşınmazlarının kamulaştırılma işlemleri bitmeden HES projesi kapsamında su altındabırakılarak zarara uğratıldığı iddiası ve tazminat istemiyle açılmıştır. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasındakişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerineait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacılarınmaliki olduğu taşınmazlar üzerinde ekili bulunan ürünlerin, Ilısu HesProjesi kapsamında yapılan baraj nedeniyle sular altında kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın, davatarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görev uyuşmazlığına konudavaların açıldığı,aynı taşınmaz ile ilgili olarak Ilısu Barajı ve Hes Rezervuar İnşaatı nedeniyle davalı idarece kamulaştırmakararı alındığı, Asliye Hukuk Mahkemelerindebedel tespiti ve tescil davaları açıldığı,davalarınderdest olduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda, görev uyuşmazlığına konu davanın; idarece HES göl alanı içinde kalan taşınmazlarınkamulaştırılmasına karar verildiği halde halen bedel tespiti ve tescil davası devam ederken taşınmazlara fiilen el atıldığıiddiası ve tazminat istemiyle açıldığının kabulü gerekmekte olup, bu kapsamda uyuşmazlığın mülkiyete tecavüzünönlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği görüşüyleçoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Üye
Üye
Doğan
Eyüp
Muharrem
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP