T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/368KARAR NO : 2022/482
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Davacıya ait bina ve müştemilatındavalı idarece 3194 sayılı Kanun'un 39.maddesi kapsamındayıktırılması nedeniyleuğranıldığı öne sürülen zararın tazminiistemiyle açılan davanın, İDARİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar : H. Ö mirasçıları;1-C. Ö2-G. D3-M. ÖVekili
: Av. S. ADavalı
: Çankaya Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. E. C I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin Ankara İli, Çankaya İlçesi, .... Mahallesinde bulunan kadastro ...parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın tapu tescil belgesi ile maliki olduğunu, murisin taşınmaz üzerine iki katlı binayaptığını, imar düzenlemesi nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan taşınmazın can güvenliğini tehlikeyeattığı nedeniyle davalı tarafından kamulaştırma yapmadan, para ödemeden yıkıldığını, Ankara 7. Asliye HukukMahkemesinin 2017/29 D. İş sayılı dosyası ile delil tespitine esas olmak üzere taşınmazın bulunduğu yerde keşifyapıldığını, müvekkillerine bina maliyet bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularakbina, müştemilat maliyet bedelinin yıkım tarihi ile ağaçların söküm tarihinden itibaren 1.000 TL'nin faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/03/2019 tarihli ve E.2018/104, K.2019/167 sayılı kararıile, dava konusu taşınmazın imar planında "Oyun ve Spor Alanı" olarak ayrıldığı, imar uygulaması işleminin idareninkamu gücüne dayanılarak, resen ve tek yanlı şekilde yapılan idari işlem niteliğinde olduğu, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2-1/b maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının idari dava olduğunun belirtildiği, idari eylemden kaynaklanan tam yargı davasının idari yargıyerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, HMK’nın 114/1-b maddesi gereğince, HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında,dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararın taraf vekillerine tebliğ edildiği ve tebliğtarihlerine bakılarak kesinleştiği anlaşılmıştır.3. Davacılarvekili bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Ankara 17. İdare Mahkemesi 29/04/2022 tarihli ve E.2021/1167 sayılı kararı ile, uyuşmazlık konusutazminat isteminin sebebinin dava konusu yapının yıkılması eylemi olduğu, bu eylemin dayanağı olarak herhangi bir idariişlem bulunmadığı, davalı idare tarafından bildirildiği üzere davacılardan Muzaffer Özkan tarafından verilen dilekçeüzerine herhangi bir encümen kararı alınmaksızın yapının yıkım programına alındığı görüldüğünden, temelinde idari işlemolmayan eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu bu itibarla da uyuşmazlığın adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar
ertelenmesine karar vermiştir. III. İLGİLİ HUKUK5.Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:"...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: " 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" 7. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerinedoğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilkönce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanunyollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğanzararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." 8. Aynı Kanun'un "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi şöyledir: "1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılıbildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihindenitibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Buisteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veyaistek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresiiçinde dava açılabilir.2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddihalinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareyebaşvurma şartı aranmaz." 9. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar" başlıklı 39.maddesi şöyledir:"(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiğivalilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğubelediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindekiadreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligatyapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internetsayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıyaasılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Malik dışında binada ikamet amacıylaoturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır.(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgiliidarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde,tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapısahibinden tahsil edilir.
Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır.Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızınzabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir."IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 11. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 12. Dava, Ankara İli, Çankaya İlçesi, .... Mahallesi, .... ada, ... parselde kayıtlı bulunan iki katlı gecekondu vemüştemilatın oyun ve spor alanı ve yolda kaldığı ve yıkılacak derecede tehlike arzettiği nedeniyle davalı idarece yıkılmasısonucu oluştuğu ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 13. İdarelerin 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri,genel vedüzenleyici
imar planları ile 2981 sayılı Kanun uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici ıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireyselişlemler, "idari işlem'' bu imar planı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gereklizamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, ''idari eylem'' niteliği taşımaktadır. 14. 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesinde belediye sınırları içinde yer alan ve varlığı kamu için tehlike arz edenbinadan belediyelerce yapılacak tebligat üzerine gereğinin ilgilileri tarafından yerine getirilmemesi kaydı ile yıktırılabileceğidüzenlenmiş, bu maddede belirtilen sakıncaların giderilmesi için idareye kamu gücünü kullanma yetkisi tanınmış, bu yollatesis edilen işlemin idari davaya konu edilerek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu belirtilmiştir. 15. Dosyanın incelenmesinden, imarın .... ada, ... sayılı parselindeki yapı hakkında Başkanlık Makamının25/03/2015 tarih ve 1071 sayılı oluru ile oluşturulan Komisyon tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesineistinaden 01/12/2015 tarih ve 2672 sayılı rapor düzenlendiği, komisyon raporuna istinaden 29/05/2017 tarihli tebligatdüzenlenerek söz konusu tebligatın bir nüshası mahalle muhtarına, bir nüshası da yapı mahalline bırakılarak tebligatişleminin gerçekleştirildiği, 01/12/2015 tarih ve 2672 sayılı komisyon raporunda afet karşısında yıkılacak derecedetehlikeli olduğu, bu haliyle mahalle sakinlerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olduğu belirtildiğinden İmarKanunu'nun 39. maddesine göre işlemler tesis edildiği, davacılardan M. Ö tarafından verilmiş olan 06/06/2017 tarih ve46118 kayıt nolu dilekçe ile gecekondunun yıkımı için bir müddet süre verilmesi ve akabinde gecekondunun belediyeekiplerince yıkılmasını talep ettiği, İdare Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından istenilen sürenin bitiminden sonra,gecekondunun 19/09/2017 tarihli yıkım programına alındığına dair 13/07/2017 tarihinde bildirim yapılarak 19/09/2017tarihinde gecekondunun yıkımının gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. 16. Bu durumda, kamu hizmeti yürüten Belediyenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyleaçılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetinyürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasınıgerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un2/1.b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır. 17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 29/04/2022tarihli ve E.2021/1167 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 17. İdare Mahkemesinin 29/04/2022 tarihli ve E.2021/1167 sayılıBAŞVURUSUNUNREDDİNE,31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN