T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/371KARAR NO : 2022/431
KARAR TR : 16/09/2022ÖZET:Karayolunda meydana gelen trafikkazasında uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Y. DVekili
: Av. H. MDavalı
: Karayolları Genel Müdürlüğü I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, .... DC ....plakalı otomobil ile seyir halinde iken aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesinedeniyle şarampolden yuvarlanarak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yolda çukur bulunmasıve uyarı levhasının bulunmaması nedeniyle meydana gelen kazada davalı idarenin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunuileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 06/04/2022 tarihli ve E.2022/100, K.2022/127 sayılı kararıile, davada idari yargı yerinin görevli olduğunu belirterek davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar 26/04/2022tarihinde kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "KTK’dan doğan sorumluluk davaları 85 ve devamı maddelerinde düzenlenen “motorlu aracınişletilmesinin” sonucu doğan zararlar nedeni ile “motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibinin” sorumlu olduğu davalardır. Yani KTK 106 gereğince Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına aitmotorlu araçların işletilmesi nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla (KTK 85 gereğince) kamu idareleri vekuruluşlarına karşı açılacaklar da dahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşı açılan davalar adli yargıkolunun görev alanına girmektedir. Buna karşın kamu idareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş kanunları gerekse 2918 sayılı KTK’ya göre yürüttüklerihizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşıması ve yukarıda sözü edilen KTK’da görevlendirilen kamu idareve kuruluşlarının sorumluluklarına ilişkin her hangi bir düzenlemenin ayrıca KTK’da yer almamasıdikkate alındığında, trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı iddia edilen zararlarıntazmini istemiyle ilgili idarelere karşı açılan davalar idari yargı kolunun görev alanına girmektedir.(Bkz.Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19434 Esas, 2018/9963 Kararı ile aynı dairenin2018/5566 Esas, 2019/4735 Karar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/5296 Esas, 2019/2315 Kararsayılı ilamları)Benzer bir uyuşmazlıkta aynı ilkeler Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.02.2015 tarih,2015/493 Esas, 2015/557 Karar sayılı ilamında da benimsenmiş ve idari yargı kolunun görevli olduğudeğerlendirilmiştir.Yapılan bu açıklamalar sonucu somut olay değerlendirildiğinde, davacının kullandığı aracınseyirhalindeyken direksiyon hâkimiyetini kaybederek şarampolden inerek elma ağacı ve bahçe telini yıkarakduvara çarpması neticesi ters takla dönerek devrilmesi nedeni ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğütarafından yapım, bakım ve onarımındaki eksiklik ve ihmal olması sonucunda kazanın gerçekleştiği iddiaedilmiş olması bakımından KTK’nın 85 ve devamı maddelerinde düzenlenen işletenin hukukisorumluluğuna değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği yaniyürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğuanlaşılmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.H.D. 12/07/2019 tarihli 2019/655 E.- 2019/671 K.)" 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda 4. Konya 2. İdare Mahkemesi 28/04/2022 tarihli ve E.2022/422 sayılı kararı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1., 2., 10., ve 110.maddeleri ile aynı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptaliistemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi'nin, anılan düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı görmeyerek iptal istemini oybirliğiyle reddettiği 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra, uyuşmazlığıçözmekte görevli yargı yerinin adli yargı mercileri olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu açıktır.Bu durumda; .... DC ....plakalı araçta yolcu konumunda iken meydana gelen trafik kazasının, yoldaçukur bulunması ve ayrıca, uyarı levhası da bulunmaması sebebiyle davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı ileri sürülerek sürekli iş gücü kaybına karşılık şimdilik 10,00-TL tutarındaki tazminatınkaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan işbu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26/11/2018 tarih ve E:2018/733, K:2018/782 sayılı kararı da buyöndedir." III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 5. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir. 6. 2918 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu ifade edilmiştir. 7. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13.maddesinde de,karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü olduklarıbelirtilmiştir. 8. 2918 sayılıKanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” 9. 2918 sayılıKanun'un Geçici 21. maddesi şöyledir: “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” B. Yargı Kararları 10. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı:28954, s.136-147) kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde
idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısasürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 16/09/2022 tarihlitoplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuru yapıldığı, adli yargı dosyasının ekinde idari yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI’nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava; davacının, .... DC ....plakalı otomobil ile seyir halinde iken direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesinedeniyle şarampolden yuvarlanarak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde, davalı idareninsorumluluğunda olan yolda çukur bulunması ve uyarı levhasının bulunmaması nedeniyle davalı idarenin kusur vesorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek, uğranılan maddi zararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır. 14. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,yukarıda belirtilen gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir. 15. Anayasa’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesininyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariylegörevkonusundaverilmişbirkarardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesiolmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. 16. Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Konya 2. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/04/2022 tarihli ve E.2022/100, K.2022/127 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Konya 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileKaraman 2. Asliye HukukMahkemesinin 06/04/2022 tarihli ve E.2022/100, K.2022/127 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 16/09/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş Kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 16/09/2022
ÜYE
Ahmet ARSLAN