T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/380KARAR NO : 2022/433
KARAR TR : 16/09/2022ÖZET: Güvercinada Mesleki ve TeknikAnadolu Lisesi Uygulama Otelinde ustaöğretici olarak çalışırken iş akdi feshedilendavacının, İş Kanunu’ndan kaynaklananparasal haklarının ödenmesi istemiyle açtığıdavanın ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: İ.ÇVekili
: Av. E. UDavalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. D. B I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Güvercinada Mesleki ve TeknikAnadolu Lisesi Turizm Uygulama Otelinde 2005-2021 tarihleri arasında iş akdi ile usta öğretici olarak çalışmakta iken,28/01/2021 tarihinde iş akdinin feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL kıdemtazminatı, 3.000 TL fazla mesai ücreti, 3.000 TL resmi tatil ve bayramlar çalışma ücreti, 3.000 TL yıllık ücretli izin,3.000 TL ihbar tazminatı alacağı ve 3.000 TL 6772 sayılı Kanun gereğince tediye alacağı olmak üzere toplam 20.000TL alacağın tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Kuşadası İş Mahkemesi 16/06/2021 tarihli ve E.2021/62, 2021/190 sayılı kararı ile, davada idariyargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 6100 HMK md. 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca, dava şartıyokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge AdliyeMahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 30/12/2021 tarihli ve E.2021/1990, K.2021/1858 sayılı kararı ile, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve Mahkeme kararı 08/03/2022 tarihinde kesinleşmiştir.Görevsizlik kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava, davalı kurum bünyesinde usta öğretici olarak çalışan davacının işçilik alacaklarının tahsiliistemine ilişkindir.Öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığa bakma görevinin îş Mahkemesine mi yoksa İdareMahkemesine mi ait olduğu hususunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Zira görev konusu kamudüzenine ilişkin olup mahkemece her aşamada kendiliğinden dikkate alınır.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun I. maddesi (7036 sayılı Kanunu'nun 5. maddesi) uyarınca İşKanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya işKanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri işmahkemeleridir.Somut olayda, davacının dışarıdan ücretli usta öğretici olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün istemive Valiliğin onayı ile görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Yani davacı 657 sayılı Yasanın 89. maddesindebelirtilen statü içinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89.maddesinde "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumlan ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademilerdahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretimüyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi,alacaklarının nitelikleri ve diğer hususlar ile ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu'nun kararı iletespit olunur" hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan TC. Milli Eğitim BakanlığıKurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin 5/2.maddesinde Uzman ve Usta Öğreticilerin 657 Sayılı Devlet MemurlarıKanununun 89.maddesi uyarınca 02/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ileyürürlüğe giren TC Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkinEsaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebileceği belirtilmiştir.7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca 5953 Sayılı Kanuna tabi gazeteciler,854 Sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/05/2003 tarihli ve 4857 Sayılı İş Kanununa veya 11/01/2011tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet
sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeni ile sözleşmedenveya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında çözüm yeri İş Mahkemeleridir. Davacı iledavalı arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tabiolduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisiolarak nitelenemez. Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamındaolması iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermez.İş bu davaya emsal, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/01/2017 tarih 2015/9-736 Esas 2017/25Karar sayılı kararında: "Davacının ders ücret karşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Valilik onayı iledavalı hakanlık bünyesindeki Sürmene Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görevlendirildiği,ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlinin ücretler üzerinden ödendiği, taraflararasında iş sözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabii olduğu anlaşıldığınagöre; davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyal güvenlik hukuku açısından Sosyal SigortalarKurumuna primlerinin yatırılmış olmasının iş sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceği de dikkatealınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün İş Mahkemesinin görev alanına girmediğisonucuna varmak gerekmiştir." denilmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının bağlayıcı olduğu göz önüne alındığında eldeki davadadavacının usta öğretici olarak Valilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Kuşadası GüvercinadaMesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görevlendirildiği, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabiiolduğu belirlenmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün İş Mahkemesinin görev alanınagirmediği, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği açıktır.Farklı yargı kollarına mensup mahkemeler arasında yargı yolu ilişkisi vardır. Mahkemeler, kamudüzenine ilişkin yargı yolu ilişkisine re'sen dikkat etmek zorundadırlar. HMK. 114. maddesi gereğince buhusus dava şartı olduğundan davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Tüm bu gerekçelerle emsalİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2020/125 Esas, 2020/276 karar sayılı, 20/10/2020karar tarihli ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2073 Esas, 2018/311 Kararsayılı, 08/03/2018 tarihli ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2018/1433 Esas,2019/1243 Karar sayılı, 30/12/2019 karar tarihli ilamları birlikte değerlendirilerek davacının 657 SayılıYasanın 89.maddesinde belirtilen statü içinde ve Valilik onayı ile görevlendirildiği, taraflar arasında işsözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin Statü Hukukuna tabi olduğu, aralarında işçi-işverenilişkisi olmadığı, ilke kararı niteliğinde olmayan Uyuşmazlık Mahkemesinin çözüm yerinin Adli Yargıolduğuna ilişkin kararının bağlayıcı nitelikte olmaması nedeni ile uyuşmazlığın çözüm yerinin İdari Yargıolduğu kanaatine varılarak açılan davada idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından6100 sy. HMK md. 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca, dava şartı yokluğundan davanın USULDENREDDİNE dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Ayrıca her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi ekinde adli yargının görevli olduğuna dair birkısım uyuşmazlık mahkemesi kararları yer almakta ise de Uyuşmazlık Mahkemesince uyuşmazlığın esasıhakkında verilen kararın kural olarak sadece o uyuşmazlığın tarafları arasında geçerli olduğu, üçüncükişilere karşı etkili olması ve onları da bağlamasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından Mahkememizcedikkate alınmamıştır." 3. Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Aydın 1. İdare Mahkemesi 25/05/2022 tarihli ve E.2022/721 sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir: "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinde; kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesigereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkinhükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde. Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişikmaddelerinde yer verilmiştir. 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri;a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler. 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı iş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki
uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar." denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının, Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Güvercinada Mesleki ve TeknikAnadolu Lisesi Uygulama Oteli'nde usta öğretici olarak 2005-2021 tarihleri arasında çalıştığı dönemeilişkin kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, resmi tatil ve bayramlarda çalışma ücreti ile yıllık ücretli izinalacağı ücretlerinin kendisine ödenmediğinden bahisle toplam 20.000,00-TL'nin işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak, davacı tarafından önce adli yargı yerinde dava açıldığı, budavanın Kuşadası İş Mahkemesi'nin 16/06/2021 tarih ve E:2021/62, K:2021/190 sayılı kararıyla idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usul bakımından reddedildiği; anılankararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 30.12.2021 tarih ve E;2021/1990,K:2021/1858 sayılı kararıyla onandığı ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı ve bu kararındavacıya tebliği üzerine yasal süresi içerisinde bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davacı ile davalı idare arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklanan bir işilişkisi olduğu ve bu minvalde davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25-II/g maddesi uyarıncafeshedilmesi üzerine, talep edilen tazminatın yine 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklanan hak olduğuanlaşılmakta olup, yukarıda anılan düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerinin (İş Mahkemeleri) görevli olduğu sonucuna varılmıştır." III. İLGİLİ HUKUK 5. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaçişveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar…" denilmiş, aynı Kanun'un"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 134. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmüne yer verilmiş; 506sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 6. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan 4.Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür"denilmiştir. 7. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının,işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; "İşSözleşmesi, Türleri ve Feshi" hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'un değişik maddelerinde yer verilmiştir. 8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliyemahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargıçevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge AdliyeMahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Budaireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliğidikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, oyerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır." 9. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: " (1)Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işeiade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 10. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve
sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar."
11. 7036 sayılı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici madde 1 şöyledir: "(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, ÜyelerBirol SONER, Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Nurdane TOPUZ, Ahmet ARSLAN ve Mahmut BALLI'nın katılımlarıyla yapılan 16/09/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI’nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava, Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Güvercinada Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiTurizm Uygulama Oteli'nde 2005-2021 tarihleri arasında iş akdi ile usta öğretici olarak çalışmakta iken 28/01/2021tarihinde iş akdinin feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL kıdem tazminatı alacağı,3.000 TL fazla mesai ücreti alacağı, 3.000 TL resmi tatil ve bayramlar çalışma ücreti alacağı, 3.000 TL yıllık ücretli izinalacağı, 3.000 TL ihbar tazminatı alacağı ve 3.000 TL, 6772 sayılı Kanun gereğince tediye alacağı olmak üzere toplam20.000 TL alacağın ödenmesi istemiyle açılmıştır. 15. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve diğer alacaklarının İşKanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Aydın 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Kuşadası İş Mahkemesince verilen 16/06/2021 tarihli ve E.2021/62, 2021/190 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Aydın 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kuşadası İş Mahkemesince verilen16/06/2021 tarihli ve E.2021/62, 2021/190 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 16/09/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Nurdane
Ahmet
Mahmut
TOPUZ
ARSLAN
BALLI