T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/381KARAR NO : 2022/754
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: İdareye şartlı bağış yoluyla devredilentaşınmazın, inşaat yoğunluğu kullanamadığındanbahisle bağıştan rücu ile kendisine iadesi vetapudan ferağına dair başvurusunun reddiişleminin ferağa icbar suretiyle iptaliistemiyleaçılan davanın, Türk Medeni Kanunuhükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M. KDavalı
: Yenişehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. H. G. Ö
I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı, maliki olduğu taşınmazlarda yoğunluk artışı yapılması şartıyla idareye bağışladığı taşınmaz hissesinininşaat yoğunluğu kullanamadığından bahisle kendisine iadesi için tapudan ferağının verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun,"belediyeye hibe edilen parselde bulunan hissede herhangi bir hakkının kalmadığı" belirtilerek reddi üzerine, idariyargı yerinde dava açmıştır. 2. Davalı idare vekili, yasal savunma süresi içinde yargı yolu bakımından görev itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 3. Mersin 2. İdare Mahkemesi 26/01/2022 tarihli ve E.2021/613 sayılı kararı ile; "imar mevzuatıuyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle bakılan davada idari yargının görevli olduğu" gerekçesiyle, davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiştir. 4. Davalı vekili tarafından, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerinedilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümleri ileHukuk Muhakemeleri Kanunu'nunmalvarlığına ve taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin hükümleri uyarıncatapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescili sonucunu doğuracak olan davanın adli yargı yerinde görülmesigerektiği" gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. 6. Emsal dosyalarda aksi yöndeki görüşü bilinmekle, 2247 sayılı Kanun'un 13/3.maddesi çerçevesindeDanıştay Başsavcısının görüşünün alınmasına gerek görülmemiştir. III. İLGİLİ HUKUK 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Yüklemeli bağışlama" başlıklı 291. maddesinin birinci cümlesişöyledir:
"Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir. Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanantarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir." 8. Aynı Kanun'un "Bağışlamanın geri alınması" başlıklı 295. maddesi şöyledir:
"Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse veya bağışlanan,bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde
aykırı davranmışsa veya bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerinegetirmemişse, bağışlayan, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir vebağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesiniisteyebilir." 9. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 704 ilâ 761. maddelerinde taşınmaz mülkiyetine ilişkin düzenlemelereyer verilmiş olup, "Tescil" başlıklı 705. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur." 10. 4721 sayılı Kanun’un Üçüncü Kısım, İkinci Bölümünde Tapu Sicili başlığı altında; Kanun'un997.maddesinde, "taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulacağı, tapu sicilinin, tapukütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluştuğu";998. maddesinde, "arazilerin, taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli hakların, kat mülkiyetine konu olanbağımsız bölümlerin tapu siciline taşınmaz olarak kaydedileceği"; 1008.maddesinde, "taşınmaza ilişkin,mülkiyet, irtifak hakları ve taşınmaz yükleri ve rehin haklarının tapu kütüğüne tescil edileceği"; 1013.maddesinde, "tescilin, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılacağı ve edinen kimse,kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerekolmayacağı"; 1021. maddesinde, "kurulması kanunen tescile tâbi aynî hakların, tescil edilmedikçe varlıkkazanamayacağı"; 1027. maddesinde, "ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun, tapu sicilindekiyanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği; düzeltmenin, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilinyapılması biçiminde de olabileceği, tapu memurunun, basit yazı yanlışlıklarını Cumhurbaşkanınca çıkarılanyönetmelik uyarınca re'sen düzelteceği" hükümleri yer almıştır. 11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye hukuk mahkemelerinin görevi" başlıklı 2.maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukukmahkemesidir." 12. Aynı Kanun'un "Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki" başlıklı 12.maddesinin birinci fıkrasışöyledir: "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecekdavalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer(asliye hukuk) mahkemesi kesin yetkilidir." 13. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "1. İdari dava türleri şunlardır:a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
16. Dava, davacının maliki olduğu taşınmazlarda yoğunluk artışı yapılması şartıyla İçel ili, Mersin ilçesi,.....Köyü....ada ve....parsel sayılı taşınmazın 468/2400 hissesini idareye bağışladıktan sonra, yapmaya başladığı inşaattayoğunluk kullanamaması sebebiyle taşınmazın kendisine iadesi için tapuda ferağ verilmesi istemiyle yaptığı başvurununreddi üzerine ret işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 17. Dosyanın incelenmesinden, anılan taşınmaz hissesinin şartlı bağışlanması üzerine Mersin Yenişehir BelediyeEncümeninin 10/06/1999 tarihli ve 204 sayılı kararı ile, bağışlanan taşınmazlardan ifrazen oluşturulacak.... ada,...ve....sayılı parsellerde inşaat yoğunluğu olarak kullanılmak üzere 21/02/1995 tarihli ve 16 sayılı Belediye Meclisi kararıdoğrultusunda davacının şartlı bağışının kabulüne karar verildiği, yeni oluşan parsellerde inşaat yoğunluğukullanamadığından bahisle davacının 22/04/2021 tarihli başvuru ile bağıştan rücu ederek taşınmazının iadesini, bir başkadeyişle mevcut tapu kaydının iptali ile kendine ait hissenin tapuda ferağının verilmesini istediği, Encümen ya da Mecliskararına ve vaat edilen inşaat yoğunluğuna ilişkin herhangi bir iptal veya yeni başvurusunun olmadığı anlaşılmaktadır. 18. Somut olayda, davacının talebi, 4721 sayılı Kanun'un taşınmaz mülkiyeti ve tapu siciline tescil hükümleri ileilgili olup, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen ilgili maddeleri çerçevesinde mal varlığı haklarına ilişkin davalardagörevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, taşınmaz üzerindeki aynihakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda da taşınmazın bulunduğu yer mahkemesininkesin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
19. Öte yandan, bağıştan dönme bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye yürürlüolarak hukukî ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağıştabulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkânsız olmadığı sürece 6098 sayılı Kanun'un 291. maddesiuyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi hâlindede aynı Kanun'un 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Buna ilişkintaleplerin, özel hukuk hükümleri uyarınca genel yetkili adli yargı yerlerinde ileri sürülebileceği açıktır. 20. Bu sebeplerle, davacı tarafından dava konusu taşınmazla ilgili olarak şartlı bağıştan dönmek suretiyle ferağaicbar suretiyle adına tescil edilmesine yönelik açılan ve idari dava türlerinden olmayan davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin 26/01/2022 tarihli ve E.2021/613 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mersin 2. İdare Mahkemesinin26/01/2022 tarihli ve E.2021/613 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26/12/2022 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN ve Üye Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, davacının maliki olduğu taşınmazda yoğunluk artışı yapılması şartıyla İçel İli, Mersin İlçesi,.....Köyü....
ada,....parsel sayılı taşınmazının 468/2400 hissesini idareye bağışladıktan sonra yapmaya başladığı inşaatta yoğunlukkullanılmaması sebebiyle kendisine iadesi için tapuda ferağ verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi yolundaki işleminiptali istemiyle açılmıştır.Dosyanın incelenmesinden; anılan taşınmaz hissesinin şartlı bağışlanması üzerine Mersin Yenişehir BelediyeEncümeninin 10/06/1999 tarihli ve 204 sayılı kararı ile, bağışlanan taşınmazlardan izafen oluşturulacak.... ada,...ve....sayılı parsellerde inşaat yoğunluğu olarak kullanılmak üzere 21/02/1995 tarihli ve 16 sayılı Belediye Meclisi kararıdoğrultusunda davacının şartlı bağışının kabulüne karar verildiği, yeni oluşan parsellerde inşaat yoğunluğukullanamadığından bahisle davacının 22/04/2021 tarihli başvuru ile bağıştan rücu ederek taşınmazın iadesini, bir başkadeyişle mevcut tapu kaydının iptali ile kendisine ait hissenin tapuda ferağının verilmesini istediği anlaşılmaktadır.Olayda, davacının sahibi olduğu 7913 ada, 1 parsel sayılı uyuşmazlığa konu taşınmaz davalı idareye hibe akdiyoluyla devredilmişse de, taşınmazın bedelsiz olarak davalı idareye terk edilmesinin nedeni başka taşınmazlardayapılaşabilmenin sağlanmasıdır. Dolayısıyla, diğer taşınmazlarda inşaat yapabilmek için imar planında kamu kullanımınaayrılmış bulunan uyuşmazlığa konu taşınmaz bedelsiz olarak terk edilmek zorunda kalınmıştır. Söz konusu bedelsiz terk,idarece kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş imar planı ve parselasyon işlemlerinin gereğinin yerine getirilmesi amacınıtaşıdığından, yine kamu gücü kullanılarak yapılan imar planı değişiklikleri ile taşınmazın kullanım amacının değiştirilmesi,sonrasında trampa ve satış suretiyle el değiştirmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmin edilipedilemeyeceğinin tespitine ilişkin bulunan uyuşmazlığın da imar mevzuatı uyarınca tesis edilen işlemlerden kaynaklandığıaçıktır.Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucunda uğranılanzararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacının yapmaya başladığı inşaatta yoğunluk kullanması sebebiyle kendisine iadesi içintapuda ferağ verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi yolundaki işlem yönünden açılan davanın çözümünde idari yargıyerleri görevli olduğundan uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye
Üye
Ahmet
Bilal
ARSLAN
ÇALIŞKAN