T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/401KARAR NO : 2022/535
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafikkazasında uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar
: 1-N. K 2-Y. K 3-H. K. KVekili
: Av. A. BDavalı
: Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili
: Av.T. EI. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, 08/12/2016 tarihinde davacıların murisinin kullandığı aracındireksiyon hakimiyetininkaybolması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiğini, davalı idarece kaza yerinde koruyucu bariyer yapılmamasınınkazanın sonucunu ağırlaştırdığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idare aleyhine adli yargı yerindedava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 24/10/2017 tarihli ve E.2017/314 K.2017/496 sayılıdosyasında "hizmet kusuruna dayanılarak açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik gerekçesiyledavanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" dair verdiği kararın istinaf başvurusunun esastan reddiüzerine 03/01/2018 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.3. Davacılar vekili bu kez benzer istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Zonguldak İdare Mahkemesi 29/05/2019 tarihinde E.2018/116, K.2019/598 sayılı dosyada, "olayınsürücünün tam kusuruyla meydana geldiği, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı" gerekçesiyle"davanın reddine" karar vermiş, karar istinaf edilmiştir.5. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 16/10/2019 tarihinde E.2019/1900,K.2019/1855 sayı ile davacıların istinaf isteminin reddine dair verdiği karar temyiz edilmiştir.6. Danıştay 8. Dairesi 26/10/2021 tarihli ve E.2019/9805, K.2021/4863 sayılı ilamıyla "davanın görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu, bozma kararına uyulması halinde 2247 sayılı Kanun hükümleriuyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiği"nibelirterek Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 16/10/2019 tarihli ve E.2019/1900, K.2019/1855sayılı kararının bozulmasına hükmetmiştir.7. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, 30/03/2022 tarihli ve E.2022/1167 sayılıkararıyla "2247 sayılı Kanun'un 19 ve 20 inci maddeleri uyarınca, bakılan davada görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına" karar vererek, Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurmuştur.III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat
8. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "amaç" başlıklı 1.maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."9. "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarında uygulanır"10. Aynı Kanun'un, “Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesi şöyledir;
“Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)
Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönündengerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)
Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontroletmek,
d)
Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e)
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek,
f)
Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında,gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g)
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)
Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilengerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 ncimaddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır”11. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. Maddesi şöyledir: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”B. Yargı Kararları12. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ile anılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş veiptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:
“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretlekısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği
yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Bölge İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası bilgileri ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, Devlet karayolunda meydana gelen kazada ortak murisleri vefat eden davacıların, olayıngerçekleşmesinde kusurlu olduğu gerekçesi ile davalı idareden maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır.16. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca,başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.17. Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari DavaDairesinin başvurusunun kabulü ile Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/10/2017 tarihli ve E.2017/314K.2017/496 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan nedenlerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Zonguldak2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/10/2017 tarihli ve E.2017/314 K.2017/496 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,31/10/2022 tarihinde,Üye Ahmet ASLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 31/10/2022
Üye
Ahmet ARSLAN