T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/564KARAR NO : 2022/510
KARAR TR : 31/10/2022ÖZET: Uyuşmazlık Mahkemesince dahaönce "idari yargı yerinin" görevli olduğuyönünde karara bağlanan konu ile ilgiliolarak yeniden yapılan BAŞVURUNUNREDDİ hk.
K A R A R
Davacılar
: 1-A. K 2-H. K 3-H. KVekili
: Av. M. ÖDavalılar
: 1- Konyaaltı Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. M. E. H
: 2-Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğüVekili
: Av. M. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, müvekkillerinin hissedar olduğu Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, .... Mahallesi, .... ada, ....parsel sayılı taşınmazın imar planında semt spor sahası olarak ayrıldığını, davalıların bugüne kadar taşınmaz üzerinde işlemtesis etmemek suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el attığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL tazminatın faizi ile birliktetahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Davalı Konyaaltı Belediye Başkanlığı vekili süresi içinde verdiği dilekçede özetle, taşınmaza fiilen elatılmadığını, imar planına dayalı olarak açılan tazminat davalarının görüm ve çözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunuileri sürerek görev itirazında bulunmuştur.3. Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/02/2013 tarihli ve E.2012/681 sayılı kararı ile görev itirazınınreddine karar verilmiştir.4. Davalı Konyaaltı Belediye Başkanlığı vekilinin idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dosya örneği Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir.5. Danıştay Başsavcısı, davanın, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyle açıldığısonucuna ulaşıldığı, dava dilekçesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucu sonuçlarının olabileceğinde kuşku olmadığı, ancak; bu sonuç yada sonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imar planından kaynaklandığı, bu planda öngörülenkamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından; başka bir anlatımla, idariişlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereği yapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklindeortaya çıkan idari eylemlerden kaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca idari yargı yerlerinde açılacak tam yargıdavalarına konu edilmelerinin, anılan Kanun hükümlerinin gereği olduğu, bu bakımdan hukuka uygunluklarının denetimi vezarar doğurucu sonuçlarının giderilmesi idari yargının görev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzenindeyaratmış oldukları etki ve sonuçların, hukuki elatma olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine hukuken olanak bulunmadığı, dolayısıyla2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinibelirterek, bu nedenle 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.6. Uyuşmazlık Mahkemesi 01/07/2013 tarihli ve E.2013/1009, K.2013/1166 sayılı dosyasında, 3194sayılı İmar Kanunu'nun "planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinden sözedilerek, imarplanının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imar planında okul alanında kaldığı, taşınmaza idarece fiilen el
atılmadığı ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin bedelinin ödeneceğine karar verildiği,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalıidarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alan davacınınhissedar olduğu taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğunun anlaşıldığını belirterek, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Kanun'un 2/1-b maddesindeyer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, Danıştay Başsavcısının başvurusununkabulüne, davalı vekilinin görev itirazının Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararının kaldırılmasınakarar verilmiştir.7. Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/10/2013 tarihli ve E.2012/681, K.2013/525 sayılı kararıile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un 1. maddesine göre, UyuşmazlıkMahkemesinin adli ve idari yargı merciileri arasında görev uyuşmazlığını kesin olarak çözmeye yetkili olduğu; ayrıca aynıKanun'un 18. maddesine göre de, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına uyma zorunluluğu bulunduğu; bu sebeple,Uyuşmazlık Mahkemesinin verdiği kesin kararlar dikkate alınarak, davada idari yargının görevli olduğunun anlaşıldığıgerekçesiyle, yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararın13/06/2014 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.8. Davacı vekili bu kez benzer istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda9. Antalya 1. İdare Mahkemesi 25/02/2016 tarihli ve E.2015/91, K.2016/197 sayılı dosyada, davanınkabulüne karar vermiş, bu karara karşı temyiz isteminde bulunulmuştur.10. Danıştay Altıncı Dairesi 09/11/2016 tarihli ve E.2016/4129, K.2016/7119 sayılı dosyasında; uygulamaimar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekildetasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süreiçerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelercekamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşlarınkarşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibarenen geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imarplanı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumuna göre imar planı/imaruygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesiveyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesinin amaçlandığı; Kanun'dadüzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkıkısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu maddehükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşıldığı; bu durumda, yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukukenuyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmadığından, İdare Mahkemesince bu hususlar gözönündebulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, idare mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanınMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.11. Antalya 1. İdare Mahkemesi 26/10/2017 tarihli ve E.2017/844, K.2017/1158 sayı ile, bozma ilamıdoğrultusunda tasarrufu kısıtlanan taşınmaz hakkında kanun hükümleri doğrultusunda işlem tesis edilmesi veya ilgililerindava açabilmesi ancak bu sürenin dolmasından sonra mümkün olabileceğinden, bu aşamada görülmekte olan davanınesası hakkında bir karar verilmesine yer bulunmadığına karar vermiş, karar temyiz edilmiştir.12. Danıştay Altıncı Dairesi 21/11/2018 tarihli ve E.2018/2828, K.2018/9530 sayı ile,2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması karşısında, İdareMahkemesince, öncelikle sorumlu idare/idareler belirlenerek, uyuşmazlığa konu taşınmazdaki tasarruf imkanının mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde kısıtlanıp kısıtlanmadığı, kısıtlanmışsa bu kısıtlılığın uygulama imar planından mı yoksaözel kanundan mı kaynaklandığı, taşınmazın hangi tarih itibariyle edinildiği hususları araştırılarak, uygulama imar planındabelirlenen işlevi nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığının ve tazminatı gerektirirmağduriyetinin oluştuğunun tespit edilmesi halinde ise; aralarında gayrimenkul değerleme uzmanının da bulunduğu bilirkişikurulunca, taşınmazın dava tarihindeki cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları, herunsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, taşınmazın mevkii veşartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan, uyuşmazlığa konu taşınmazınçevresinin imar planındaki kullanım biçimi, yapılaşma koşulları ve konumları açısından benzer özellikleri olan taşınmazlararasından seçilerek davaya konu taşınmaz kadastro parseli ise; emsal alınacak taşınmaz da kadastro parseli olacakşekilde ya da emsal parsel imar parseli ise, emsal taşınmazda kesilen düzenleme ortaklık payı oranı ölçüsünde davayakonu taşınmaz bedeli düşülerek taşınmazın gerçek bedeli belirlenmek suretiyle emsal satışlara göre satış değeri, bedeleetki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazın özgün nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyen hak veyükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni ve şahsi ittifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelin tespitindeetkili olacak diğer objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyle taşınmaz bedeli tespit edilerek uyuşmazlığın esası hakkındayeniden karar verilmesi, ayrıca hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyleaçılan davalardan farklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı Kanun'lar kapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecekfaizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslahtarihi itibariyle hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, idare mahkemesi kararının oyçokluğuyla bozulmasına ve dosyanınmahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
13. Antalya 1. İdare Mahkemesinin 10/06/2020 tarihli ve E.2020/208, K.2020/448 sayılı kararı ile, bozmailamındaki gerekçeler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, bu karar da temyiz edilmiştir.14. Danıştay Altıncı Dairesi 06/04/2021 tarihli ve E.2020/8889, K.2021/5063 sayı ile, Uyuşmazlığa konutaşınmazın en son yürürlükte olan nazım ve uygulama imar planındaki güncel hali ile davacıların söz konusu taşınmazlamülkiyet ilişkisinin devam edip etmediği tespit edilerek ve sorumlu idare/idareler belirlenerek, taşınmazın uygulama imarplanındaki güncel fonksiyonuna göre; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor yeterligörülüyorsa bu rapor değerlendirilerek, yeterli görülmüyorsa aralarında gayrimenkul değerleme uzmanının da bulunduğubir bilirkişi kurulunca, taşınmazın dava tarihindeki cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik veunsurları, her unsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirleri, taşınmazınmevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan emsal satışlara göresatış değeri, bedele etki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazın özgün nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyenhak ve yükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni ve şahsi ittifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelintespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyle taşınmaz bedeli tespit edilerek uyuşmazlığın esasıhakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın yeniden bozulmasına hükmetmiştir.15. Antalya 1. İdare Mahkemesi20/09/2022 tarihli ve E.2021/1361 sayılı kararı ile yapılan keşifsonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz üzerinde fiili el atma bulunduğunun tespit edildiğigerekçesi ve uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı organlarının görevli olduğu görüşüyle, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadar davanın bekletilmesine kararvermiştir.III. İLGİLİ HUKUK16. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyisi Hakkında Kanun'un "Yargı merciinceyapılacak işlemler" başlıklı 12. maddesi şöyledir:"Görev itirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği tarihten, şayetbu kararın tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan ceza davalarında ise retkararının kesinleştiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde, uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkilimakama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargı merciine verir.
Bu yargı mercii, dilekçenin bir nüshasını ve varsa eklerini yedi gün içinde cevabını bildirmesiiçin diğer tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde bu yargı merciine cevabını bildirmezse,cevap vermekten vazgeçmiş sayılır.Yargı mercii, itiraz dilekçesi üzerine verdiği itirazı ret kararını kaldırarak görevsizlik kararıvermediği takdirde; yetkili makama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınan cevabı vegörevsizlik itirazının reddine ilişkin kararını, dava dosyası muhtevasının onaylı örnekleriyle birlikteuyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makama gönderir.Bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez başvurulabilir."17. "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:
"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."18. "Kararların bildirilmesi" başlıklı 28. maddesi şöyledir:
"Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceği bütün kararların sonuçlarını ilgili Başsavcı veBaşkanunsözcüsüne, görev uyuşmazlığının çözülmesi için kendisine başvuran yargı merciine, kararıbeklemesi için yazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerine uyuşmazlığın çözülmesi içinbaşvurmuş olan kişilere veya makamlara hemen tebliğ eder.
İlgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler; mahkeme kararlarına uymak,geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler.Gerekçeli kararın birer örneği de birinci fıkrada yazılı yerlere ve kişilere gönderilir."19. "Kararların kesinliği ve yayınlanması"başlıklı 29. maddesi şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesindir. Başkanın uygun göreceği kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır."IV. İNCELEME VE GEREKÇE20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Bilal ÇALIŞKAN, Yüksel NAVDAR ve Ali ÖZGÜR'ün katılımlarıyla yapılan31/10/2022 tarihli toplantısında; Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU'nun, başvurunun reddi gerektiği yolundakiraporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddine karar verilmesine dair sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
21. Dava; davacıların paydaşı olduğu taşınmazın imar planında önce semt spor sahası daha sonra rekreasyonve tahliyealanı olarak ayrılmasına karşın kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkınınsüresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık maddi tazminatın faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle açılmıştır.22. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa ilişkin başvuru sürecinde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davakonusu uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı vekilince; ilk olarak, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada25/02/2013 tarihli ve E.2012/681 sayı ile görev itirazının reddine karar verilmesi nedeniyle, Danıştay Başsavcısıncaolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği; Uyuşmazlık Mahkemesince01/07/2013 tarihli ve E.2013/1009, K.2013/1166 sayılı kararı ile davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna,Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ile, davalı Muratpaşa Belediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının reddineilişkin Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği; bunun üzerinedosyanın aynı mahkemeye gönderildiği ve Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi kararıuyarınca 24/10/2013 tarihli ve E.2012/681, K.2013/525 sayılı kararıyla görevsizlik kararı verildiği, aynı istemle davacıvekilince idari yargı yerinde açılan davada da yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen aşamalardan sonra adli yargı yeriningörevli olduğu görüşüyle Antalya 1. İdare Mahkemesinin 20/09/2022 tarihli ve E.2021/1361 sayılı kararıyla UyuşmazlıkMahkemesine başvurulduğu anlaşılmıştır.23. Olayda, Uyuşmazlık Mahkemesince, aynı taraflarca aynı konu ve sebebe ilişkin olarak adli yargı yerindedaha önce açılandava nedeniyle önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığında görevli mahkemenin belirlenerek, idari yargıyerinin görevli olduğuna kesin olarak karar verildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararından sonra, mevzuatta görevkonusunu etkileyecek bir değişiklik yapılmadığı görülmüştür. Eğer taraflarca böyle bir değişiklik yapıldığı düşünülüyor ise,idari yargının görevsizlik kararı sonrası davacı tarafından adli yargı yerine başvurulmalı ve duruma göre olumsuz görevuyuşmazlığı süreci yeniden başlatılmalıdır. Bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez başvurulabilecek olmasınakarşın aynı istemlerle yeniden başvurulmasında hukuki ve yasal bir neden bulunmamaktadır. 24. Bu durumda, Uyuşmazlık Mahkemesince adli yargı yerinde açılan dava nedeniyle, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarma yoluyla Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş olan davada, görevli mahkemenin belirlendiği, idari yargıyerinin görevli kılındığı ve bu kararın kesin olduğu gözetildiğinde, idari yargı yerince ikinci kez yapılan başvurunun reddigerekmiştir. 25. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 20/09/2022 tarihlive E.2021/1361 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Antalya 1. İdare Mahkemesinin 20/09/2022 tarihli ve E.2021/1361 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,31/10/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Doğan
Eyüp
Muharrem
TOPAL
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Bilal
Yüksel
Ali
ÇALIŞKAN
NAVDAR
ÖZGÜR